|
Öğr.Gör. Gülnaz Gültekin'in Matbaa Terimler Sözlüğü
Kitabı'ndan alınmıştır.
| RENKLİ BİR KİTABIN MATBAADAKİ ÖYKÜSÜ |
Adını renkli bir kitap koyduk, ancak bu bir dergi, broşür, katalog,
kurumsal kimlik çalışması, ambalaj, pul, afiş ya da aklınıza gelecek
herhingi bir basılacak materyal olabilirdi.
Kitabımız, matbaamıza
çeşitli kanallardan gelmiş olabilir. Bu kanallardan bazılarını şöyle
sıralayabiliriz: Yazarın kendisi, bir yayınevi, bir ajans, yazarı ya da
konuyu destekleyen bir sponsor kişi ya da kuruluş, bir ticari işletme, bir
kamu kuruluşu....
Müşterimiz bir yayınevi ya da ajans ise kitabımız
muhtemelen baskıya hazır halde matbaamıza getirilecektir. Ancak, kitabın
tasarımı ve üretimi basımevimiz bünyesinde yapılacaksa, geleneksel ofset
baskı sistemiyle çalışan bir matbaada, kitabımızın aşağıdaki süreçlerden
geçmesi gerekecektir.
Taslak çalışması : Kitabın
ebadı, kullanılacak kağıt cinsi, renk sayısı vb. özellikler
kararlaştırıldıktan sonra, kitaba girecek yazılı ve görsel unsurların
sırasını, yerini belirten ve tipo grafik öğelerin kullanımına ilişkin
(yazı puntosu, karakteri, sütun genişliği vb.) fikir verecek bir ön
çalışma yapılması zorunludur. Bu ön çalışmalar kaba taslak diyebileceğimiz
fikir taslaklarından, bilgisayar çıktıları üzerinde görülebilecek
ayrıntılı taslaklara kadar bir dizi hazırlık aşamasını içerebilir. Taslak
hazırlama süreci, tasarımın en önemli bölümlerinden
birisidir.
Dizgi, grafik, tashih:
Taslak mizanpajı hazırlanmış kitabımız için bilgisayar
ortamında oluşturulacak bir şablon sayfa üzerinde yazıların, dilbilgisi
kurallarına uygun bir şekilde ve hedef kitlenin özelliklerine, kitabın
türüne uygun tipografi kullanımıyla yeniden yazılması işlemine dizgi
diyoruz. Dizgi aşamasının ardından gelen ve düz metinler, başlıklar,
spotlar vb. yazılı unsurların yanısıra görsel unsurların (fotoğraf, resim,
illüstrasyon, renk vb.) belli ilkeler gözetilerek düzenlenmesi işini ise
grafik tasarım olarak adlandırıyoruz. Tasarım işi bitmiş sayfaların kağıt
üzerine alınmış çıkışlarında yapılan ve dizgi hatalarını, görsel
düzenlemeye ilişkin yanlışlıkları düzeltme aşaması ise tashih adıyla
anılıyor. Tashih aşamasında işin kağıt çıktıları genellikle müşteri
temsilcisi ya da müşteri tarafından ( yayınevlerinde düzeltmen) kontrol
edilir, hatalar kalem ile belirtilir ve hatalı bölümler bilgisayar
ortamında yeniden düzeltilir.
Film:
Dizgisi, tasarımı tamamlanmış ve kontrol edilerek düzeltilmiş olan
kitabımız artık baskıya hazırdır. Baskı için ise baskı makinesine bağlanıp
zarar görmeden çalışacak bir baskı kalıbının hazırlanması gereklidir.
Baskı kalıbının hazırlanması için öncelikle sayfaların filmlerinin
(şeffaf) görüntülerinin elde edilmesi gerekir. Fotoğraf baskısı
gerektirmeyen yani tamamı yazılardan oluşan kitaplar için çoğu kez
aydınger adı verilen şeffaf kağıtlara laser yazıcıdan ters çıkış almak
yeterli olmaktadır.
Kitabımız renkli olduğuna göre, CMYK kısaltması
ile dilimize yerleşmiş olan Cyan mavisi, Magenta kırmızısı, Yellow (sarı)
ve Kontrast olarak ifade edilen siyah renklerin filmlerinin elde edilmesi
gerekecektir. Matbaacılıkta renkli bir fotoğrafın baskı yoluyla
çoğaltılabilmesi için öncelikle o fotoğraf üzerindeki CMYK renklerinin
ayrılması yani bu renkleri içeren dört ayrı filmin elde edilmesi, bu
filmlerden dört montaj yapılması, dört kalıp çekilmesi ve her bir kalıbın
ilgili renk ile kağıt üzerine basılması söz konusudur. Filmlerde
oranlarına göre ayrılmış olan renkler, baskı yoluyla teker teker kağıt
üzerine basılmakta, örneğin; önce mavi renk basılmakta, ikinci olarak sarı
renk mavi baskının üzerine basıldığında mavi, sarı ve yeşil tonlar elde
edilmektedir. Bunlar üzerine magenta mürekkep basılınca morlar,
lacivertler ve diğer ara tonlar oluşmakta, kontrast ile de fotoğraftaki
derinlik ve netlik hissi arttırılmaktadır. Bu şekilde elde edilen baskıya
trigromi baskı da denir.
Montaj: Kitabımız ofset
matbaalarında sayfa sayfa değil, standart ebatlardaki tabaka kağıtlara
basılır. Burada öyle bir düzenleme yapılır ki, tabaka halindeki bu kağıt
uygun şekilde katlandığında birbirini takip eden sayfa numaraları ortaya
çıkar. Burada en sık kullandığınız ölçü birimi formadır. 1 forma 16
sayfadan oluşur ve çok sayfalı (kitap, dergi gibi) işlerde planlama ve
maliyet hesabı daima formalar üzerinden yapılır. İşte montaj işlemi,
astrolog adı verilen ve saydam bir tabaka üzerine, basılacak işin
filmlerinin forma düzeni esas alınarak yapıştırılmasından ibarettir.
Basılacak iş iki renkli ise iki ayrı montaj, trigromi ise 4 montaj yapmak
gerecektir. Trigromi +özel gibi bir ifade dört renk haricinde, yaldız gibi
özel bir beşinci rengin basılacağını anlatmak için
kullanılır.
Ozalit prova: Montajı tamamlanan iş, ozalit kağıdı üzerine
pozlandırılıp, amonyak buharında bırakılarak baskı öncesi son kontrol için
hazırlanır. Bu şekilde montaj üzerindeki iş ozalit kağıdına aktarılır,
ozalit kağıdı forma düzenine göre katlanır. Burada amaç, kalıp çekimi
öncesinde işin son kez kontrol edilmesi, sayfa numaralarının birbirini
takip edip etmediğinin belirlenmesi ve hata riskinin azaltılmasıdır.
Ozalit prova üzerine müşteri tarafından "basılabilir" onayı alındıktan
sonra kalıp hazırlama işlemi başlar.
Kalıp :
Montajlar, son olarak yüzeyi ışığa duyarlı hale getirilmiş metal plakalar
üzerine pozlandırılır. Ülkemizde yaygın olarak kullanılan ofset baskı
plakaları ozosol ve tif olarak adlandırılır. Montajdaki görüntüler ışık
yardımıyla metal baskı plakalarına aktarıldıktan sonra bazı kimyasal
işlemlerden geçirilerek, baskı kalıbı baskıya hazır hale
getirilir.
Baskı Provası: Bir işin, basıldığı
zaman nasıl görüneceğini kestirme yöntemidir. Prova, son çoğaltmada
kullanılacak olan gerçek kağıt, mürekkep setleri ve görüntüler ile çalışan
baskıdan alınan bir örnektir. Günümüzde digital prova sistemleriyle baskı
öncesi renkli prova alınabilmektedir.
Baskı: Renk
provası alınıp, renklerin uygunluğuna karar verildikten sonra kitabımızın
seri baskısına geçilir. Baskı makinesinin özelliklerine bağlı olarak (tek
renkli, iki renkli, dört renkli, altı renkli, ön arka baskılı gibi)
baskının süresi ve kalitesi değişebilir.
Baskı koruma:
Kitap, dergi kapakları, broşürler, ambalajlar, dosyalar gibi dış
etkilere açık basılı materyallerin yüzeyine uygulanan; öncelikli amacı
basılı yüzeyi yağ, nem, güneş ışığı gibi unsurlardan korumak, ikincil
amacı ise baskı yüzeyine parlaklık ya da matlık etkisi vererek baskıya
estetik özellik kazandırmak olan işlemlere baskı yüzey koruma işlemleri
denir. En sık kullanılan baskı koruma şekilleri; vernik, lak ve selofan
uygulamalarıdır.
Cilt: Kitap kapağımız ve
formalarımız basıldıktan sonra kitap şekline dönüşmek için bazı
işlemlerden geçer. Kapak, koniklenir. Yani sırta gelecek kısımlara iz
açılarak, kitap sırt bölgesi netleştirilir. Tabaka halindeki iç sayfalar,
kırım makinelerinde katlanır. Kırımı yapılmış formalar sırayla biraraya
getirilir ve bu işleme "harman çekmek" denir. Harmanı yapılmış kitap
formaları iplik dikiş, spiral ya da amerikan cilt denilen sistemlerle
birbirine ve kapağa tutturulur. Kapak takma işlemleri tamamlandıktan sonra
ağız kısımları traşlanır. Kitap pakete hazırdır.
Sayım
ve şirink: Müşteriye teslim edilecek kitaplar istenilen sayılarda
paketlenecektir. Bu iş ya el ile paketleme şeklinde ya da shirink (şirink)
adı verilen paket makinelerinde yapılır. Shirink makineleri istenen sayıda
kitabın dışına plastik folyo sarıp, folyo kenarlarını ısı ile yapıştırır
ve basılı ürünlerin dağılması, ıslanması önlenmiş olur.
Teslimat: Pakete girmiş kitaplarımız için tesellüm fişi
(sevk irsaliyesi) kesilir ve kitaplarımız nakil aracına yüklenerek
müşterisine doğru yola çıkar.
Matbaa: Diğer adı basımevi olan matbaalar, çeşitli
baskı tekniklerini kullanarak gazete, kitap, dergi, broşür, ambalaj gibi
her türlü basılı materyalini üretmek ve çoğaltmak görevini üstlenmiş
kuruluşlardır. Matbaalar hizmet götürdükleri sektörlerin talepleri
doğrultusunda, başta kağıt-karton sanayiinin ürünleri olmak üzere,
plastik, teneke, kumaş gibi ürünler üzerine baskı
yaparlar.
Matbaacı:
1- Matbaa
ve baskı işlerinin hazırlanma ve basılmaları ile uğraşan ve bu işi kendine
meslek edinen kimse. Bu çerçevede matbaacılık ana mesleği altında çok
sayıda meslek mensubu görev yapmaktadır. Bunların başlıcaları; dizgici,
grafiker, filmci, montajcı, kalıpçı, baskıcı, mücellit (ciltçi), matbaa
müşteri temsilcisi, matbaa yöneticisidir.
2- Basımevi
sahibi.
Matbaacılık: 1.Basılması
istenen bir materyale ilişkin yazılı ve görsel materyallerin belirli
sanatsal özellikler gözetilerek bir araya getirilip düzenlenmesi, baskıya
hazırlanması ve çoğaltılması işlemlerinin tümüne matbaacılık denir.
2.Basımevi işletme işi. Matbua: Basılmış olan, basılı. Matbu evrak: Daha
çok resmi nitelik taşıyan işlerde kullanılmak üzere basılmış evraklara
denir.
Ajans: Basım sanayiinde ajans kavramı, daha
çok basılacak materyallerin baskı öncesi hazırlık işlemlerini yürüten,
fiziki üretimden çok düşünce üreten ve satan kuruluşları ifade eder.
Ajanslar, resmi ve özel kuruluşların hizmet ya da mallarını tanıtmaya,
sevdirmeye, sattırmaya yönelik reklam/tanıtım kampanyalarını organize eder
ve yürütürler. Bu işleri yaparken de kampanya sırasında kullanılacak
basılı materyallerin (afiş, broşür, bilboard, reklam panoları, kitap, el
ilanı, kurum kimliği çalışmaları vb.) tasarım ve baskıya hazırlık işlerini
bizzat yürütürler. Reklam ajanslarının kapasiteleri ölçüsünde eleman
sayıları ve çalıştırdıkları elemanların nitelikleri değişebilir. Büyük
ölçekli reklam ajanslarında görev alan uzman meslek mensupları genel
olarak şunlardır: Sanat yönetmeni, grafik tasarımcılar, fotoğrafçı,
dizgici, metin yazarı, müşteri temsilcisi
Yayınevi: Belirli uzmanlık alanları için kitapların
üretim, dağıtım ve pazarlamasını takip eden kuruluşlara yayınevi denir.
Yayınevleri de ajanslar gibi matbaaların en önemli müşterileridir.
Yayınevlerinin büyük bir kısmı, bastıracakları kitapların dizgi ve
tasarımını kendi bünyelerinde yaptıktan sonra film, montaj, kalıp, baskı
ve cilt işlemleri için bir matbaa ile çalışırlar.
Servis Büro: 1980’li yıllardan itibaren bilgisayarların
basım sektöründe etkin kullanılmaya başlanmasının ardından, bilgisayar
destekli film çıkış hizmetleri vermek üzere kurulmuş profesyonel
kuruluşlara servis büro denmiştir. Servis bürolar, film çıkış makinalarına
büyük yatırımlar yapmak istemeyen ajans ve matbaalar arasında köprü görevi
gören kuruluşlar olup, günümüzde yavaş yavaş doğrudan kalıba pozlandırma
sistemlerini de bünyelerine almaya başlamışlardır.
Selefoncu, lakçı: Baskısı tamamlanan broşür, dosya, kitap
kapağı, karton ambalaj gibi bazı işlerin yüzeyine hem estetik kaygılarla,
hem de daha dayanıklı olması, sudan, yağdan, güneş ışınlarından
etkilenmemesi için ciltleme öncesi selefon veya lak uygulayan işletmelere
denir.
Mücellithane (Ciltevi): Baskısı
tamamlanan işlerin kesim, kırım, harman, dikiş, kapak takma vb.
İşlemlerinin yapıldığı işletmelere denir. Pek çok matbaanın kendi
bünyesinde mücellithanesi bulunmakla birlikte, özel kapak takma, varak
yaldız vb. işlemler konusunda hizmet veren cilteveleri
bulunmaktadır.
Aksan: Özellikle yabancı dillerden dilimize
geçmiş bazı sözcüklerin söylenişinde yol gösterici olarak görev yapan ve
bazı harflerin üzerinde bulunan işaretlerdir.
Altbaşlık: Büyük yazıları yutulabilir parçalara bölmek
için kullanılan, sundukları yazının reklamını yapan, göz gezdiren
insanları okumaya sevkeden ve ana başlığın altında bulunan
başlıklardır.
Ara başlık: Bir haberin ya da
yazının belirli bölümlerine dikkat çekmek için metin aralarında kullanılan
yazı dizgisinden çok az büyüklükteki punto ile dizilmiş ve genellikle daha
kalın (bold) olan başlıklardır.
Asıl başlık:
Bir gazete ya da yayın tarafından kurumsal tanımlama olarak
kullanılan tasarım ya da logo.Örneğin, Hürriyet Gazetesi'nin
logosu.
Basan malzeme: Sıcak dizgide harf,
işaret, çizgi, süs gibi baskı işlemi sonucu sayfada görülecek
malzemeler
Basmayan malzemeler: Sıcak
dizgide espas (araboşu), kadrat, anterlin, garnitür, klişe altlığı gibi
baskı kalabında yer alıp mürekkeple temas etmeyen malzemelerdir. Espaslar,
kelimelerin arasında; kadratlar, yarım kalan (dul) satırların
tamamlanmasında veya kelime/satır ortalamada; garnitürler, sayfadaki büyük
boşlukları oluşturmada; klişe altlıkları, klişeleri yazı yüksekliğine
getirmede kullanılır.
Başlık: Metnin başına
büyük punto harflerle konunun adını belirtmek amacıyla konulan
yazı.
Baştan blok yazı: Satırları sağdan
başlayıp son kısmı serbest biten dizgi türü. Soldan blok da
denilebilir.
Başvuru İşaretleri: Okuyucuyu
metinden dipnota ya da diğer başvurulara yönlendirmek için kullanılan
işaretler
Blok paragraf: Paragraf başındaki
satırı içeri almadan, satırbaşı boşluğu olmadan yapılan
dizgi.
Bloklama: Yazının düşey olarak,
sağdan ve soldan düzgün şekilde dizilmesi. Tam blok ve yarım blok
olabilir. Tam bloklamada dul satırlardaki harf araları gereğinden fazla
açılarak istenmedik bir görünüm sergileyebilirler.
Bold: Normal yazı karakterinden daha kalın gövdeye sahip
olan daha siyah yazı karakteri veya stili
Bold-italic: Eğik karakterleri ve kalın çizgileriyle zor
okunmasına rağmen (burada olduğu gibi) pek çok dizgici tarafından
tarafından kullanılan yazı stili. Bu stil daha çok alt başlıklarda tercih
edinmelidir.
Çift: Tipo baskıda metal
harfleri dizerken kolaylık olsun diye kullanıdığımız cımbıza benzer ince
uçlu alet.
Decoratif yazı: Dekoratif yazı
tipleri özel imajlar için tasarlanmışlardır. Genelde metinlerde değil
başlıklarda ve sanat çalışmalarında tercih edilen yazı
tipidir.
Dizgi operatörü: Dizgi
makinelerinde dizgi işini yapan kişi. Günümüzde yayınevleri dışında dizgi
operatörlüğü mesleği yerini hem dizgi tasarım yapabilen yardımcı
grafikerlere bırakmaktadır.
Dizgi: Basım
yoluyla çoğaltılması düşünülen yazılı bir metnin belirli standartlar
gözetilerek matbaa harfleriyle yeniden yazılması işlemi
Dizgici: Kurşun harfleri, harf kasalarından tek tek
alarak kumpas üzerine dizen elle dizen kişiye mürettip; linotype,
entertype, monotype gibi kurşun dizgi makinalarında klavye yardımıyla
dizen kişiye dizgi operatörü denir. Günümüzde, masaüstü yayıncılık sistemi
içeresinde bilgisayarda dizgi yap;an elemanlar da bilgisayar dizgi
operatörü olarak anılmaktadır.
Dul: Bir
paragraf sonunda yarım kalmış satır.
Düzeltmen:
Genel tashih kurallarını bilen, metnin yazıldığı dile hakim olan,
bu çerçevede dizgilmiş bir metindeki dizgi ve yazım hatalarını düzeltmekle
yükümlü kişi.
Eğik Yazı: Normal yazının
bilgisayar tarafından hafif eğilmiş türüdür. İtalic olana göre daha iyi
okunur.
Elle dizgi: Daha önceden dökümü
yapılmış ve hurufat kasalarında yerlerini almış kurşun harflerin
mürettipler tarafından teker teker el ile alınarak biraraya getirilmesi
yoluyla yapılan dizgi işlemi
Entertype:
Kurşuna dayalı dizgi sisteminde som (tek) satırlar dizen mekanik dizgi
makinası.
Font: Belli bir adı ve sabit
görünümü bulunan harf, sayı, noktalama işaretleri ve diğer yazı
simgelerinin kümesi.
Foto Dizgi:
Bilgisayarların matbaacılık sektöründe kullanılmaya başlanmasından önceki
yıllarda kullanılan ve compugrafic adıyla da anılan fotografik temelli
dizgi makinalarında yapılan dizgi sistemi. Bu sistemde dizgi makinalarının
ekranlarında sınırlı sayıda satır görülebilir; dizilen satırlar bir kayıt
biriminde saklanarak dizgi bitiminde pikaj yapılmak üzere rulolar
şeklindeki ışığa duyarlı kağıtlara ışınsal aktarım yoluyla pozlanırdı. Bu
kağıtlar tıptı fotoğraf baskısı gibi belli kimyasal
işlemlerden
geçirildikten sonra yazılar görünür hale gelirdi. Bu kağıtlardan pikaj
yapılır ve pikajlı sayfaların filmi çekilerek baskıya hazırlık süreci
devam ederdi.
Gale: Kenarlarından ikisi
üzerinde bir gönye bulunan ve üzerine elle veya mekanik olarak tipografi
dizgi satırları yerleştirilen madeni levha.
Harf
Kasası: Belirli bir düzeni olan, içinde metal harfleri(hurufat)
barındıran, çok çekmeceli bir kasa.
Harf:
Tipografik düzenlemenin en temel öğesidir ve alfabenin her bir simgesini
belirtir.
Hat Sanatı: El ile güzel yazı
yazma sanatı
Hattat: El ile yazı yazmayı
sanat olarak uygulayan kişi.
Hurufat: Metal
harfler. Kurşun, antimuan ve kalaydan kimi zaman da, bakır alaşımından
dizgi dökümü için kullanılan metal.
İnisyal
Harf: Paragraf başındaki büyük ve çoğunlukla süslü baş
harf.
İtalik: Hümanistik küçük harften
türemiş ve matbaacılıkta 1500’e doğru Aldo Manizio’nun girişimiyle
benimsenmiş, okuyana göre sağ üst köşeye doğru hafif eğik olan basım
harfidir. El yazısına benzetilmek için tekrar tasarlanıp eğilmiştir.
İnceliği ve açısı yüzünden okunaklığı azdır.
Kaligrafi: Güzel, şık el yazısı
Karakter: Veri ve bilgileri işleme ya da iletme amacıyla
göstermede, uzlaşmalı olarak kullanılan rakam, harf, noktalama işaretleri
ya da herhangi bir başka simge.
Klişe: 1.
Tipo baskıda kullanılmak amacıyla, üzerine kabartma olarak bir kompozisyon
yada resim kopya edilmiş madeni levha. 2. Çukur baskıda, fotoğraf negatifi
ve pozitifi.
Komut ya da İşlev Karakteri:
Verileri kaydetme, işleme, iletme ya da yorumlama gibi işlemlerin
yürütülmesi, başlatmaya, değiştirmeye ya da durdurmaya yarayan ve bir
veriyi gösterme karakterinden ayrılması gereken karakter.
Kumpas: Metal dizgi düzenlemesinde elle dizilecek
harflerin birleştirilmesi için kullanılan metal bir alet.
Linotype: Tekli bir kurşun çubuk olarak bir tam-bütün
dizgi satırını dizen satır döküm makinası için yaygın olarak kullanılan
ticari marka adı.
Ludlow: Başlıkların
ilanların dizgisinde kullanılan makine. (Karakter matrisleri, satırın tek
blok olarak döküldüğü özel bir kumpasta elle birleştirilir.)
Majiskül: Büyük harf veya büyük harflerle yazılmış yazı,
kapital veya uppercase adıyla da bilinir.
Matris:
Sıcak dizgide döküm için kullanılan dişi harfler
Mekanik dizgi: Basılacak matbaa harflerinin mekanik
(Linotype, monotype gibi yöntemlerle) olarak dizilmesi.
Miniskül: Küçük harf veya küçük harflerle yazılmış
yazı.
Monotype: Tek tek harflerden boyları
ayarlanmış satırlar dizen mekanik dizgi makinesi.
Otomatik Satır Aralığı: Yazı tipine, yazı büyüklüğüne ve
stiline dikkat etmeden kelime işlem programlarının satır arası
boşluklarını otomatik olarak ayarlaması.
Pi
Fontları: Daktiloda olmayan simgesel karakterlerler. Klavyedeki
Alt, Option ile elde ettiğimiz sembollerde yüklü bulunan simgeler veya
özel olarak üretilmiş simge fontlarına verilen isim.
Pika: Pika tasarımcısı ölçüm birimi. 12 punto = 1 pika, 6
pika = 1 inch
Prova tezgahı:
Fotogravürcülerin deneme provalarını çıkarmasına ya da tipo işçisinin ilk
prova baskılarını ya da sütun tashihleri yapmasına olanak veren baskı
makinesi.
Punto: Harf büyüklüklerinin
tanımlandığı temel ölçü birimidir.
Regular:
Yazı ailesi mensuplarından biri. Daha çok ana metin dizgisinde kullanılan,
okunurluk açısından en uygun yazı şekli.
Sans serif
yazı: Genellikle eşit ağırlıklı çizgilerden oluşan, açıklığı en iyi
olan ve tırnak adını verdiğimiz bitiş vurguları olmayan yazı tipleridir.
Arial, Helvetica, Univers sans serif yazı tipi örnekleridir.
Sayfa başı derinliği: Sayfanın üstünde, üst marja eklenen
fazladan boşluk. Bu boşluk genellikle bölüm başlığını belirginleştirmek
için yeni bir bölümün ilk sayfasında bulunur. Sayfa başı derinliği tüm
kitap boyunca aynı kalmalıdır.
Sayısal (digital)
dizgi: Günümüzde bütün kişisel bilgisayarlarda
gerçekleştirilebilen; çok sayıda yazılım ve font üreticisi firma
tarafından desteklenerek her geçen gün daha da geliştirilen dizgi
sistemi.
Script yazı: El yazısına benzeyen
yazitiplerine verilen addır. Resmiyetten uzak samimi bir hava
oluştururlar. Dizgide bazı harfler birleşirken bazıları birbirlerine
dokunmazlar. Davetiye gibi az yazı gerektiren samimi yazışmalarda
kullanılırlar.
Serif yazı: Tırnaklı yazı
tipi olarak da anılan serif yazı tiplerinde her harfin bitiş noktalarında
küçük yatay çiziler vardır. Bu çizgiler her harfin şeklini ayrı tutar ve
harfler arası geçişi kolaylaştırır. Dikey çizgileri yatay çizgilerinden
daha kalındır. İnce ya da kalın, eşit kalınlıkta, incelen şekilde veya
yuvarlak olabilirler. Okunurluğu en iyi yazı tipleridir.
Sıcak dizgi: Tipo baskı sistemini destekleyen linotype,
entertype dizgi makinelerinde kurşun harflerin dizilip, döküm
makinelerinde dökülmesiyle gerçekleştirilen dizgi sistemi. Gutenberg
teknolojisi de diyebiliriz. Kurşun harflerin ya tek tek ya da satır
halinde dökülmesi esasına dayanır. Bu dizgi sistemi yüksek baskı
sistemlerinden tipo baskı sistemini destekler.
Soğuk dizgi: Genel olarak kurşun döküm yoluyla elde
edilne diğer harf dizgisi için kullanılır. Fotodizgi ya da sayısal
(digital) dizgi ile karıştırılmamalıdır. 1990 öncesinde IMB vb. firmaların
üretmiş olduğu top şeklindeki metal karakter kümelerinden oluşmuş
kalıplarla çalışan daktilolar mevcuttu. Her bir top farklı bir karakter
içerirdi. Topları değiştirerek değişik karakterlerde dizgi yapmak
mümkündü. Sıcak dizginin yaygın olduğu o dönemde bu sistem soğuk dizgi
olarak adlandırılmıştı.
Sondan blok:
Satırların sağa dayalı olduğu dizgi türü.
Tashih: Dizgi yanlışnıı düzeltme işi. Tashih konusunda
ortak bir dil oluşturulmuş olup, belli işlemler belli sembollerle
gösterilir.
Tipografi:
1. Kabartma
kalıplar (tek tek karakterler, gravürler, klişeler) üzerinde dizgi ve
baskı yöntemi.
2. Grafik tasarımda yazılı unsurların (yazı
karakteri, yazı büyüklüğü vb.) sanatsal bir bakış açısı ile düzenlenmesi
işi. Günümüzde bilgisayarlı tipografinin gelişmesi ile beraber yazı
aileleri zenginleşmiş yeni tipografik türler oluşturmak
kolaylaşmıştır.
Tipometre: Dizgicilerin
kullandığı taksimatlı cetvel. Üzerinde iki ayrı taksimat bulunan düz bir
cetveldir.Bunların birisinde metre sisteminin ondalık bölümleri
(santimetre, milimetre), ötekindeyse on iki eşit parçaya bölünen ve birimi
tipo puntosu olan tipografi sistemi yer alır.)
Tire: 1.Çizginin eş anlamlısı 2.Hiçbir yumuşak tonu
olmayan ve yanlızca iki uç yoğunluğu bulunan fotoğraf. 3. Tire klişesi
yada filmi, yanlızca düz beyazları ve siyahları olan bir belgeden
hareketle elde edilmiş baskı kalıbı parçası(Tramlamanın karşıtı
olarak)
Trutype: Apple ve Microsoft
tarafından sunulan yazı tipi düzeni. Trutype yazı tipleri çoğu zaman lazer
yazıcılarda çok daha hızlı çıktı alınmasını sağlar.
X-yüksekliği: Latin Alfabesi'ndeki küçük x harfinden
adını alan X-yüksekliği kavramı a, e, o, u , ı gibi küçük
ünlülerinyüksekliği anlamına gelir ve önemli tasarım özelliğidir. Aynı
puntodaki az x yüksekliğine sahip yazı karakteri, çok x yüksekliğine sahip
yazı karakterinden daha az yer kaplar. (12 punto Times ile 12 punto
Arial'i karşılaştırdığımızda arial daha çok yer
kaplar.)
ABCÇDEFGĞHIİJKLMNOÖPRSŞTUÜVYZ (Arial-Regular 12
punto)
ABCÇDEFGĞHIİJKLMNOÖPRSŞTUÜVYZ
(Times-Regular 12 punto)
Yazı Ailesi:
Bir tipografik karakterin değişik et kalınlıklarında ve
daraltılmış, genişletilmiş, eğimli, çizgili gibi çeşitlemelerinden oluşan
gruba denir. Helvetica, Arial, Garamond, Times aileleri gibi…
Yazı kalınlığı: Yoğunlaştırılmış yazı karakterleri çok
yer harcamadan başlıkların etkisin artırmaya yarar. Yoğunlaştırılmış;
sıkıştırılmış veya bozulmuş demek değildir. Bunlar daha çok etki için
tasarlanmışlardır. Her karakterin içindeki boşluğun artması için x-
küçüklüğü yükseklikleri artırılmıştır. Buda yazıya açıklık sağlar. Harf,
satır ve paragraf arası boşlukları hem okunurluğu hemde açıklığı etkiler.
Hem metinde, hemde başlıklarda harf arası boşluklarını ayarlayarak büyük
farklılıklar oluşturulabilinir. Harf satır ve paragraf arası boşluklarını
hesaplarken iki kavramı unutmamak gerekir. İzleme ve ayarlama (İzleme;
Bütün dökümandaki harf arası boşlukların aynı olması demektir. Ayarlama
ise; Sola bloklu yazının, blokundan daha az resmi görünüm verdiği kabul
edilir.
Yazı Karakteri Takımı (Font): Bir
harf biçiminin bütün alfabesidir. Diğer bir deyişle aynı dizide aynı
ölçüde ve aynı hizada sayıları, noktalama işaretlerinide içeren bütün
parçalarıyla özel harflerin uygun toplanmasıdır.
Yazı Stili: Bir yazı tipinde farklı yerlere vurgu yapmak
için kullanılan değişiklerdir. Normal, kalın, italic, kalın-italic, altı
çizgili, gölgeli vb. yazılardır.
Yazıtipi
Ayarlaması: Varolan yazıtiplerini düzenleyerek yenilerini
yaratmanızı sağlayan etki. Bu etkiye sahip yazılımlarda harflere ince
bitiş çizgileri ekleyebilir, harfleri bastırabilir, gerebilir ve her iki
tarafına da boşluk ekleyebilirsiniz. Yazıtipini temelden değiştirmek
istiyorsanız x-yüksekliği ile oynayabilir ve logo olarak kullanılabilecek
değişik semboller bulabilirsiniz.
Yazıtipi:
Temel olarak aynı özelliklere sahip karakter setleri. Artık kelime işlem
programlarıyla büyüklükler ayarlanabildiğinden yazıtipi terimi, aynı çizgi
oranlarına sahip karakter setleri için kullanılmaktadır. Çoğu yazı tipi
normal ve kalından daha çok alternatif sunarlar. Mesela sans serif
yazıların büyük bir kısmı hafif ve ağır yazı seçeneklerini içerirler.
Bunlar genel metin yazısından kullanılmaya elverişli olmamakla birlikte;
başlıkları renklendirir. Hareket katarlar. Light, Regular, Bold, Black,
UltraBlack gibi seçenekler mevcuttur.
Grafik: Harfleri, sözcükleri, tümceleri,
fotoğrafları, biçimleri, renkleri kağıt üzerinde bir zevk ve oranla
yerleştirme ve bu yerleştimede yenilik ve çekicilik oluşturma sanatına
grafik denir. Eski Yunancadaki "Grapnein" (yazmak) kelimesinden dilimize
geçmiştir.
Tasarım: Planlamaya dayalı
belirli bir amaç gözeten yaratıcı bir eylemdir.
Grafik Tasarım: Okunan izlenen görüntülerin tasarımı
şeklinde tanımlanır. Grafik tasarımda görsel unsurlar kenar çizgileri ile
aynı yönde yerleştirildiklerinde düzenli ve durağan, karşıt yönde
yerleştirildiklerinde dinamik ve enerjik bir yapı
oluştururlar.
İletişim: Gönderici ve alıcı
olarak adlandırılan iki insan ya da insan grubu arasında gerçekleşen bir
duygu, düşünce, davranış ve bilgi alış verişidir.
Grafik İletişim: Görüntülerden oluşan bilgilerin
değiş-tokuşu olarak tanımlanır. Yazılar, resimler ve fotoğraflar başlıca
grafik iletişim araçlarıdır. Bir mesajın açık, ekonomik ve estetik
yollarla üretilmesi, grafik iletişimin başlıca amacıdır. Grafik iletişimin
ekonomik olması demek, mümkün olan en az sayıda görsel imgenin, mümkün
olan en yüksek sayıda bilgiyi aktarabilmesi demektir. Örnek: Erkek/kadın
tuvaletlerini ya da giriş çıkışı grafik imgelerden anlarız.
Grafik Tasarımın Öğeleri: Çizgi , ton, renk, doku,
biçim, ölçü, yön olarak ifade edilebilir. / Çizgiler karakterlerine göre
ve konumlarına bağlaı olarak bazı mesajlarda iletirler. Örneğin; yatay
çizgi durgunluk, dikey çizgi saygınlık, diyagonal çizgi canlılık, kıvrımlı
çizgi zerafet ifadesi verir./ Tonlar genellikle görsel imgenin yarımton
reprodüksiyon tekniği ile tramlanması yoluyla elde edilir. Ton ve çizgi
tasarımda kontrastlığı oluşturan elemanlardır. / Renk, bir tasarımı
meydana getiren yapı taşlarından biridir. Renkler, izleyen üzerinde
değişik etkiler uyandırırlar. Bunların bir bölümü kişisel, bir bölümü ise
genllenebilir duygulardır. Örneğin; sıcak renklerin uyarıcı, soğuk
renklerin ise gevşetici, dinlendirici olması renklerin genellenebilir
etkileri olarak değerlendirilebilir. / Doku, bir yüzey üzerinde tekrarlara
dayalı biçimsel bir düzen olarak adlandırılabilir. Örneğin zeminde
kullanılan bir ahşap, mermer vb.dokusu. / Bir grafik tasarım ürünü, farklı
ölçülerdeki görsel unsurların bir araya gelmesiyle oluşur. / Bir tasarım
yüzeyi üzerinde bulunan çizgisel, tipografik ve görsel unsurların yönü
önemlidir. Örneğin: Bir gazete haberinde yer alan insan fotoğrafi ilgili
habere doğru bakmalıdır.
Mesaj: Bir kimseye
verilen, gönderilen iletilen bilgi, haber.
Hedef
Kitle: Ilgi alanları ve özellikleri ayrıntılı bir biçimde
tanımlanmış bir kitledir. Bir kişi ya da kurumun davranışlarından,
kararlarından, uygulamalarından dolaylı ya da dolaysız olarak etkilenen
grup olarak ifade edilebilir.
Sanat
Yönetmeni: Reklam ajanslarında metin yazarı, fotoğrafçı, uygulamacı
grafiker, müşteri temsilcisi vb. elemanlarla çalışan, etkili reklam
üretimi ve tasarımından sorumlu kimse.
Grafiker: Görsel sanatlar alanındaki ressam, heykeltraş
gibi meslek mensuplarından biri olan grafikerler, basılması istenen
materyali estetik kurallar çerçevesinde baskı için düzenleyen; yazıları ve
görsel unsurları işin niteliğine uygun bir grafik dili kullanarak çekici
hale getiren ve bu yolla etkili iletişim ortamı yaratan sanatçılardır.
Günümüzde grafikerlerin sanat bilgisi ve el becerisi yanında, psikoloji ve
iletişim bilimleri ile de yakından ilgilenmesi gerekmektedir.
Gün
geçtikçe matbaalarda, reklam bürolarında, yayınevlerinde grafikerler daha
önem kazanmışlardır. Grafikerlik önemli bir sanat dalı haline gelmiştir.
Dünyada ve ülkemizde; güzel sanatlar bölümlerinde grafik anasanat dalları
açılmıştır. Günümüzde kartvizitten günlük bir gazete sayfasına kadar,
baskıya girecek her ürün bir grafikerin oluşturacağı taslaktan
geçmelidir.
Eskiz (Taslak): Çeşitli
unsurların sayfa üzerinde nasıl yerleştirileceğini gösteren karakalem ya
da kör yazı ve resimlerle oluşturulmuş taslak çalışmaları. Taslaklar,
fikir taslakları ve geliştirilmiş taslaklar olarak iki aşamada ele
alınabilirler. Fikir taslakları, basılacak ürünle ilgili olarak otobüste,
evde, parkta ya da herhangi bir yerde üretilmiş kabataslaklara verilen
addır. Geliştirilmiş taslaklar ise, fikir taslakları içinden seçilen
birkaç örneğin, işin gerçek ebatlarında bilgisayar ortamında gerçek baskı
materyalleri ile ya da uygun bir baskı altı malzemesi üzerine ışıklı
masalarda kör yazı ve resimlerle oluşturulmuş taslaklardır. Bu taslaklarda
kullanılacak yazı karakteri ve puntosu, varsa fotoğrafın yeri ve
büyüklüğü, zemin rengi vb. unsurlar basılacakmış gibi düzenlenir ve
müşteriye sunulur.
Mizanpaj: (Düzenleme)
Grafik öğelerininbelirli bir çerçeve içinde dengeli olarak
yerleştirilmesi. Bir çeşit taslak. Sayfa düzenlemesi, sayfa planı. (La
mise en page)
Pikaj: Grafik için
hazırlanmış; resim, yazı, amblem ve fotoğrafların, milimetrik kağıt ya da
resim kağıdı üzerine, gönyeli bir şekilde kesilerek yapıştırılması. Bu
işlem bilgisayarların basım dünyasına girmesinden önce yapılırdı. 1990’lı
yıllara kadar pek çok matbaa ve yayınevi pikajörleri çalıştırırdı.
Günümüzde pikaj işlemi yapılmamaktadır.
İllüstrasyon: Başlık, slogan ya da metin gibi sözel
unsurlardan çok görsel unsurların ağırlıkta olduğu; görsel anlatım
öğelerinin etkin kullanıldığı grafik tasarım unsurlarının
bütünü.
Slogan: Genellikle hafızada
kalıcılık için ise ideali 2-3 kelimeden oluşmasıdır.
Amblem: tek satırdan oluşan, bir ürün, hizmet ya da
fikri tanıtmak amacıyla yazılmış çarpıcı metinlerdir. Sloganlarda sözcük
sayısı 5-6'yı geçmemelidir. Özellikle afiş tasarımında, vurgulama ve Ürün
ya da hizmet üreten kuruluşlara kimlik kazandıran sözcük özelliği
göstermeyen soyut ya da nesnel görüntülerle ya da harflerle oluşturulan
simgelerdir.
Logo: İki ya da daha fazla
tipografik karakterin sözcük halinde okunacak biçimde bir araya
getirilmesiyle oluşturulan ve bir ürün, kuruluş ya da hizmeti tanıtan
marka ya da amblem özelliği taşıyan simgeler.
Simgesel İşaret: Ürün, hizmet, düşünce ya da nesneyi
simgeleyen işaretler. Trafik işaretleri, ulaşım, hastane, sigara içilmez
levhaları, bayrak ve flamalar simgesel işaretlere örnektir.
Ticari Marka: Bir ürünün benzer ürünlerden ayrılmasını
sağlamak amacıyla üreticiler tarafından kullanılan tanımlayıcı
simgelerdir.
Format: Biçimin, ölçümün ya da
bir yayının görünüşü için kullanılan genel bir terim.
Perspektif: Cisimleri, bir yüzey üzerine görüldükleri
gibi çizme tekniği.
Orijinal: Baskı yoluyla
çoğaltılmak üzere scannerda taranarak film çıkışa hazırlanan ya da
reprodüksiyon atölyesinde filmi çekilen tire veya yarıton
resim.
Degrade: Siyahtan beyaza giden tram;
koyu renkten açık renge ya da bir renkten başka bir renge geçiş işlemi.
Daha çok değişik zemin denemelerinde tercih edilir.
Kurum Kimliği: Bir kurumun ya da şirketin kartvizit,
yazışma, iş gazetesi gibi kağıt baskı dökümanlarında sürekli aynı stili
kullanmasıyla oluşan ve diğer şirketlerden ayrılmasını sağlayan imaj.
Tutarlı olmak için bütün dökümanlarda aynı yazı tipi, stili, harf ve satır
arası boşlukları aynı tür boşluklar kullanılır. Bu parçalar bütün
yayınlarda aynı yerlerde olur.
Kurum Kimliği
Dosyası: Bir kurumun imajını güçlendirmek için hazırlanan ve
sürekli kullanılacak basılı evraklara (logo, amblem, fatura, irsaliye,
makbuz, zarf, antetli kağıt, kartvizit gibi) ilişkin örneklerin bulunduğu
dosya.
Broşür: Tanıtım amacı taşıyan renkli
veya tek renk olarak hazırlanan kitapçık ya da tek, iki, üç ya da akordeon
kırımlı föy
Afiş: Kağıdın yalnız bir yüzüne
siyah/beyaz veya renkli olarak basılıp duvarlara asılan bir çeşit duyuru.
Afişler hedef kitle ile buluştukları çevreye bağlı olarak iç ve dış mekan
afişleri olarak ikiye ayrılır. Dış mekan afişleri, büyük boyutları ile
duvar yüzeylerinde ilan panolarında hedef kitleyle karşılaşırlar. İzlenme
süreleri kısadır. İç mekan afişleri, salonlara, lobilere ve koridorlara
asılır. Bu nedenle de uzun süre izlenme şansına sahiptirler. İzlenme
süresini dikkate almak gerek.
Bilboard:
70x100 boyutunda en az 4, en çok 10 parçadan oluşan ve daha çok açık
havada hedef kitle ile buluşan büyük boy afiş.
El
İlanı: Bir ürün ya da hizmeti duyurmak, tanıtmak amacıyla çok
sayıda bastırılıp dağıtılan genellikle 1/2 ya da 1/4 A4 boyutundaki basılı
materyal.
Ambalaj: Bir ürünü dış etkilerden
korumak, tanıtmak, ürünle ilgili imaj yaratmak ve kullanıcıyı
bilgilendirmek amacıyla kağıt, karton, cam, plastik, teneke, kumaş, ahşap,
strafor vb. malzemelerden yapılan ürün tamamlayıcısı.
Prospektüs: Bir ilacın kullanımına ilişkin bilgileri
içeren ve ilacın karton ambalajı içinde sunulan basılı
materyal.
Recto: Bir açık kitabın süreli
yayın ya da benzerlerinin sağ taraf sayfası. Sayfa 1, sürekli olarak recto
üzerindedir ve rectolar sürekli tek sayfa sayısını taşır.
Verso: Bir kitabın sol taraftaki sayfası.
Diapozitif: Saydam, slayt. Görüntünün film üzerinde net
olarak göründüğü bir fotoğraf türü olup, matbaacılıkta görüntü kalitesi
açısından tercih edilen orijinaldir.
Opak:
Işık geçirmeyen ve saydam olmayan, ışığı yansıtan. Fotoğrafçılıkta karta
basılmış fotoğraflar opak olarak adlandırılır.
Animasyon: Hareketsiz resimleri canlandırma, çizgi fim
tekniği.
Cilt payı: Basılı alanla, sayfanın
ciltlenecek kenarı arasındaki iç marj.
Donuk
sayfa: Sayfa düzeninde tek düze görünen, hareketsiz sayfa. Örneğin;
roman, hikaye sayfaları.
Doyma: Bir renk
şiddetinin ölçüsü. Örneğin pembe kırmızıdan, gökyüzü mavisi lacivertten
daha az doymuştur.
İsim Plakası: Yayının
başlığının konulduğu grafiksel özelliklerle desteklenen bölge (isim
plakası genellikle bir arka plan, yatay çizgiler, bir alt başlık ve bir
açıklama satırı içerir. Yönetici listesiyle (künye)
karıştırılmamalıdır.)
Künye: Bir yayının
adı, adresi, sahibi, yöneticisi, telefonu, e-mail v.b bilgileri içeren
bölüm.
Piktogram: Nesnelerin stilize edilmiş
siluetlerindendir. Kolay algılanır, çabuk öğrenilirler. Mektup, telefon
işareti, sigara içilmez v.b işaretler.
Düz
Anlam: Bir sözcük işaret ya da imgenin doğrudan anlamıdır. Örneğin
sarı renk dolgulu bir daire, sarı renkli bir dairedir.
Yan Anlam: Anlamın ikinci aşamasıdır. Yan anlam ancak düz
anlamın bulunduğu bir yerde değer kazanır, etkili olur ya da önerilir.
Örneğin, sarı renk dolgulu bir daire görünümü bir güneş olarak
algılanabilir.
Görsel Malzeme: Basılacak her
türlü malzeme görsel malzeme olarak adlandırılır. Örnek olarak fotoğraf,
slayt, resim ve yazı verilebilir.
Simetri:
1- Tasarımda iyi orantılanmış ve dengelenmiş parçaların oluşturduğu genel
yapı 2- Hayali bir çizgi ya da düzlemde ayrılmış iki yönlü biçim
benzerliği. Örnek insan vücudu, dergi ve kitap sayfaları.
Asimetri: Tasarımda, simetrinin tersine orantısızlığa
dayalı parçalardan oluşan yapı. Modernist akımlar asimetriyi birbirine
benzemeyen ya da eşdeğer olmayan görsel unsurlar arasında dinamik bir
denge ya da düzen sağlayan bir kavram olarak ele alıp kullanmışlardır.
Asimetrik denge, birbirine benzemeyen ya da eşdeğer olmayan görsel
unsurlar arasında dinamik bir denge ya da düzen sağlayan bir kavram olarak
ele alınmaktadır. Asimetride büyük yazı küçük yazıyı, büyük görsel öğe
küçük görsel öğeyi ezer ancak sayfada yinede bütünlük
hakimdir.
Sızma: Tasarımda basılı alanın bir
kısmının örneğin fotoğrafın sayfanın dışına taşması
Silme: Baskı tasaramında görsel malzemenin sayfa
kenarlarında hiç boşluk kalmayacak şekilde sayfanın tamamına
yerleştirilmesi.
Siluet: Arka plandan
soyutlanmış bir görüntü veya bir fotoğrafta bir anahtar öğeyi soyutlama
amacıyla arka planın kaldırılması.
Görsel
Hiyeraşi: Tasarım içinde vurgulanmak istenen mesaja göre görsel
unsurların ölçümlenmesi anlamına gelir. Kimi tasarımlarda fotoğraf öne
çıkarken, kimisinde de tipografik unsurlar, kimisinde renk, hatta
bazılarında tasarım yüzeyindeki beyaz boşluköne çıkabilir.
Forma: Kağıt tabakaları genellikle 4,8.16 ya da 32
sayfadan oluşan birimlere bölünmektedir. Bu birimlere forma denir. Kitap,
dergi gibi çok sayfalı basılı materyallerin planlanması forma üzerinden
yapılır.
Reklam: Bir ürün ya da hizmetin
basın ve yayın araçlarına para karşılığında tanıtılarak kamuoyuna
iletilmesine yönelik faaliyetlerin tümü.
Reklam
Ajansı: Bir ürün ya da hizmetin tanıtım faaliyetlerini
yürütebilecek bilgi ve yeteneğe sahip uzmanların oluşturduğu
topluluk.
Ajans: Bünyesinde ajans
yöneticisi, müşteri temsilcisi, sanat yönetmeni, pazar araştırmacısı,
metin yazarı, medya sorumlusu, trafik sorumlusu, üretim sorumlusu,
tasarımcı, illüstratör, fotoğrafçı, dizgi operatörü, endüstri tasarımcısı,
personel sorumlusu gibi elemanları barındıran; bir ürün ya da hizmeti
tanıtmak, duyurmak, sattırmak için reklam, pazarlama ve tanıtım
faaliyetleri yürüten işletme.
Vinyet: Dizgi
ve sayfa düzenleme işlerinde zemin ve aralarda, köşelerde kullanılan ve
sistematik parçalar halinde imal edilen süsler, figürler, çiçekler vb.
Günümüzde vinyetler bilgisayar ortamında clipart dosyalarında hazır olarak
bulunmaktadır.
| MASA ÜSTÜ YAYINCILIK
TERİMLERİ |
MÜY Donanımı (Çevre Birimleri)
Bilgisayar : Verilerin üstünde işlem yaparak bunları
okunabilir ve görüntülenebilir hale getiren teknolojik
makineler.
Bilgisayardan Baskıya Sistemleri : Bu sistemde
bilgisayarda hazırlanan bir iş, direk olarak kalıba pozlanır ve arkasından
baskıyı gerçekleştiren bir sistemdir. Bunun kolaylığı montaj ve kalıphane
probleminin kaldırmaktır.
CCD: (Charged
Coupler Device - Yüklü Kuplaj Aygıtı) CCD, tarayıcılar ve dijital
kameralar gibi cihazlarda ışığı ölçmek için kullanılan elektronik bir
aygıttır.
Digital Fotoğraf Makinesi (giriş ünitesi)
: Resimleri kendi bünyesinde direk sayısallaştırabilen ve bu
görüntüleri bilgisayar ortamına aktarabilen fotoğraf makinesi çeşidi.Bu
sistemde fotoğraf filmi ve film banyo işlemleri yoktur. Görüntüler
doğrudan fotoğraf makinesinin hard diskine ya da hafıza kartına
yazımlanır. Burlardaki görüntüler kişisel bilgisayarlarda yeniden
düzenlenip baskıya hazırlanabilir.
Harici kayıt
birimi (SCSI, cd-w - çıkış ve giriş ünitesi): Sabit disk gibi
bilgileri hafızasında tutabilen fakat sabit olmayıp taşınabilen ve başka
bir bilgisayara bağlanabilerek bilgi aktarmada yardımcı olan araçlardır.
SCSI (skazi) taşınabilen bir harddisk formunda iken, CD-Writer, bilgileri
compact diske (CD) yazarak, kopyalanmasını ve taşınabilerek diger
bilgisayar ortamlarına aktarılmasını sağlar.
Klavye
(girdi ünitesi): Bilgisiyarda, daktilo gibi yazı yazıp, resimler
üzerinde ve veriler üzerinde değişiklik yapmanıza olanak tanıyan bir
donanım parçası
Modem (çıkış ve giriş ünitesi)
: Bilgisayarın Internet gibi iletişim ağlarına bağlanarak diğer
kişisel bilgisayarlara veri göndermesini veya onlardan veri almasını
sağlayan; bilgisayarın sayısal sinyallerini telefon sinyaline, telefon
sinyallerini de sayısal sinyallere çeviren aygıt.
Monitör (çıktı ünitesi): Bilgisayardaki verileri
görüntelemeye yarayan araç.
Mouse (fare - girdi
ünitesi): Bilgisayar yazılımlarında seçme, kopyalama, kesme,
çizme...vb. gibi işlemleri yapan, bigisayarın ünitesi. Kalem mouse; bir
nevi tarayıcı gibi işlem yapan, daha önceden çizilmiş nesnenin üstünden
geçerek çizime yardımcı olan yada elle serbest çizim yaparak görüntü
oluşturmaya yarayan cihaz.
Printer (yazıcı - çıktı
ünitesi) : Bilgisayar ortamında üretilen yazılı ve görsel
materyallerin kağıt üzerine aktarılmasını sağlayan digital aygıt. Masaüstü
yayıncılık donanımının en temel üyelerinden birisi. Renkli ve siyah beyaz,
nokta esaslı, mürekkep püstürtmeli ve laser sistemiyle çalışan çeşitleri
vardır.
Scanner (girdi ünitesi) : Yazı,
saydam veya opak fotoğraf, resim, illüstrasyon gibi görüntüleri, 0 ve 1
kodları ile sayısallaştırarak bilgisayar ortamına aktaran parça.El
tarayıcıları, masaüstü tarayıcılar, flatbed trayıcılar ve tamburlu
tarayıcılar gibi çeşitleri vardır. Tamburlu tarayıcılar ve flatbed
tarayıcılar, reprodüksiyon atölyelerinde daha detaylı ve kaliteli tarama
yapan cihazlardır. Diğerleri ise amatör tarama işlemlerinde
kullanılırlar.
Masaüstü Yayıncılık: Kitap, dergi, gazete, broşür
gibi yayınları kişisel bilgisayarlarda özel yazılımlar kullanarak
hazırlama yöntemi
MÜY
Yazılımları
a) Nokta esaslı (bitmapped) :
Yumuşak ve resimsel efektler için idealdirler. Bu programda
oluşturulan görüntüler pixel noktacıklarından oluşur. Nokta esaslı tasarım
programları şöyle sıralanabilir: Adobe Photoshop, Fractal Design Painter,
Fractal Design Color Studio, Aldus SuperPaint.
b)
Nesne esaslı (objectoriented) : Vektörel tabanlı programlar olarak
da anılan bu yazılımlarda geometrik çizim, simge, logo ve diğer tipografik
uygulamalar için gereken düzgün ve keskin kenarlı görüntüler üretilir. Bu
programlar bütün imgeleri nokta yerine, çizgi ya da vektörler halinde
depolar. Bu programlar arasında en yaygınları; Aldus Freehand, Typestyler,
Fontographer...
c) Sayısal işlem : Sayısal
hesaplamaları yapabildiğimiz, tablolar oluşturabildiğimiz yazılımlar.
Bunlara Exell, Access…gibi örnekleri verebiliriz.
d) Kelime işlem : Genellikle tez, rapor, resimsiz
kitaplar gibi metin ağırlıklı sayfa düzenleme çalışmalarında kullanılan
yazılımlardır. Örnek olarak Word, Write, Notepad…
e) Sayfa mizanpaj: Dergi ve gazete gibi materyallerin
sayfalarının tasarımında kullanılan programlardır. Bunlara örnek
QuarkXpress, Pagemaker, Corelldraw , Indesign
f)
Sistem Yazılımları: Masaüstü yayıncılık ile ilgili işlemlerin
gerçekleştirilmesinde kullanılacak yazılım ve donanımın etkin çalışmasını
sağlayan yazılımlar. MACOS, WINDOWS gibi
g) Donanım
Yazılımları: Bunlar bilgisayarın donanımlarının sistemde
çalışabilmesi için, sisteme tanıtılması ve kendi bünyesinde donanımın
özelliklerini kullanabilmek için tasarlanmış yazılımları içerir. Örneğin
yazıcınızı bilgisayarınıza bağlamanız yetmez, yazıcı bilgisini içeren bir
programı da sisteminize yüklemeniz gerekir.
Genel MÜY Kavramları
Adobe
Systems: Postscript dili, Adobe Illustrator, Adobe Photoshop, Adobe
acrobat gibi geniş bir yazıtipi yelpazesi ile profesyonel grafik
sanatçıları ve iletişimcileri için tasarlanan diğer araçların
yazılmasından sorumlu şirketin adı.
Anti-aliasing: Pikselleri karıştırma yoluyla verilen
yumuşatma etkisi
Baskı provası: Bir işin,
basıldığı zaman nasıl görüneceğini kestirme yöntemi. Prova, son çoğaltmada
kullanılacak olan gerçek kağıt, mürekkep setleri ve görüntüleri ile
çalışan baskıdan alınan bir örnektir. Digital prova sistemleri gelişmiş
MÜY donanımının bir unsuru olarak ele alınabilir.
Bellek renkleri: Doğada kolayca bulunan renkler; ten
rengi tonları, mavi (gökyüzü) ve yeşil (bitkiler) gibi. Bu renklere
referans renkler de denir.
Bezier eğrileri:
Dört kontrol noktası kullanarak matematiksel olarak tanımlanan eğri.
Photoshop'taki pen araç bezier eğrileri yaratır.
Birleşik: Birleşik bir görüntü, içindeki tüm renk
elemanlarını aynı anda gösterir. Adobe Photoshop'ta çalışırken kanalları
ayrı ayrı gösterebileceğiniz gibi, hepsini birden de
gösterebilirsiniz.
CEPS: (Color Electronic
Publishing System - Renkli Elektronik Yayın Sistemi) Genellikle, Scitex,
Linotype/Hell, Crosfield ve diğerlerinin sunduğu özel görüntü düzeltme
veya rötuşlama sistemlerini anlatmak için kullanılır.
Cromalin™: Bir renk provası yaratmak için bir yöntem. Bu
yöntem, sonradan lakelenerek yüksek kaliteli renk provası yaratan CMYK
katmanlı hafif renk farkları kullanır.
Clip Art:
Tasarımcıların kesip çıkartmaları ve tasarımlarına yapıştırmaları
için kağıda basılmış resimlemeler. Masa-üstü yayıncılıkta, clip art bir
disketten kopyalanabilen ve diğerine yapıştırılabilen, kaydedilebilen
elektronik resimlerdir.
Çözünürlük: Bir
görüntünün piksellerle ölçülen eni ve boyudur. Buna bağlı olarak yüksek
çözünürlüklü görüntü denildiğinde çözünürlüğü, çoğaltılacağı çizgili
ekranın en az iki katı olan görüntü anlaşılır.. Örneğin 150 çizgilik bir
ekrana basılan 300-dpi görüntü yüksek çözünürlüklüdür. Çözünürlüğü
belirlemede kullanılan ölçütler dpi, lpi ve pikseldir.
DCS: (Desktop color seperation) Masaüstü renk
ayrımı
Descreening: Operatörün, varolan
yarımton noktalarını yok ettiği bir işlem.Basılı malzemeden bir nesne
taradığınızda descreening oluşur.
Dinamik
Aralık: Belli bir görüntüde bulunan en düşük ve en yüksek
yoğunlukları arasındaki fark. Bu terim aynı zamanda bir tarayıcının veya
dijital kameranın duyarlılığını anlatmak için de kullanılır.
Dpi: Bir inç’teki tarama sayısıdır. Bir inç'teki tarama
sayısı arttıkça görüntü daha detaylı taranır ve kaliteside
artar.
Filtre: Daha büyük bir uygulamanın
içinde bulunan, görüntüleri değiştirmek için kullanılabilen küçük bir
uygulama. Photoshop'ta, bir görüntünün görünüşünü keskinleştirmek, bozmak
veya başka bir şekilde değiştirmek için birçok değişik filtre
kullanabilirsiniz.
Fraktal: Matematikçilerin
bilgisayarlarda, matematiksel formüllere dayanarak yarattığı desenlere
verilen ad.
Frekans: Bir yarımtonda inch
başına düşen nokta sayısı. Frekans ne kadar yüksek olursa, yarımton
noktası o kadar iyi (küçük) olur.
GATF:
Pittsburgh'da bulunan The Graphic Arts Technical Foundation (Grafik
Sanatları Teknik Kurumu). GATF, kar amacı gütmeyen, grafik endüstrisi için
test imkanları ve standartlar sunan bir organizasyondur.
GCR: (Gray Component Replacement - Gri Bileşen Değişimi)
Turkuaz, mor ve sarı tarafından oluşturulan gri tonlarının aynı miktar
siyahla değiştirildiği bir işlem.
Genel Renk
Düzeltmesi: Seçilmiş bir bölge yerine tüm görüntüyü etkileyen bir
renk ayarı.
Gölgeler: Bir görüntünün,
ayrıntı taşıyan karanlık bölgeleri.
Grayscale:
Gri rengi oluşturan turkuaz, mor ve sarı miktarları.
İkili Ton (Duoton) : Farklı mürekkep renklerinden iki
yarımtonu, herbiri belli bir ekran açısıyla olmak üzere üstüste koyarak
yaratılan bir görüntü.
Jaggies: Genellikle
yüksek kontrastlı eserlerde, yazıda veya illüstrasyonlarda bulunan sivri
kenarlar.
Kopya Çıkartmak: Tek veya birçok
pikselin çoğaltılması. Adobe Photoshop'ta kopya çıkartma işlemlerini
Rubber Stamp aracı yapar.
Lpi: (Lines Per
Incah) İnç başına düşen satır sayısına masaüstü yayıncılıkta verilen isim.
Bir lazer yazıcıdan basılacak olan fotoğraflar 75 lpi'ya kadar
çıkabilmektedir. Gerçekten kaliteli ise Lpi değeri 500'e kadar
çıkabilmektedir.
Madde imi sembolu:
Listelerde asterisk yerine kullanılan sembol.
Piksel(Nokta): Tek bir resim elemanı. Ekranda ya da
sürekli tonlu bir görüntüde birtek nokta, bilgisayar monitörünün
görüntüleyebileceği en küçük nokta.
Densitometre: Bir sayfa üzerindeki mürekkebin yoğunluğunu
veya bir görüntünün belirli bir bölgesinin yoğunluk değerlerini ölçmek
için tasarlanmış bir alet.
High-key görüntü:
Çok işleme maruz kalmış, soluk bir görüntü veya tarama işlemi sırasında
detayları kaybolmuş bir görüntü.
HSL: (Hue,
Saturation and lightness - Renk, doyma ve aydınlık) Doyma rengin
derecesini ve tonunu; aydınlık ise o renkte ne kadar beyaz olduğunu
gösterir.
İthal Etmek: Bir MÜY yazılımında
üretilen bir görüntüyü, farklı bir uygulamada okumak. Mesela Freehand
programında üretilen bir görüntüyü uygun formatta kaydedip Photoshop
programında okutabilmek.
Katman: Nesnelerin,
görüntünün bütününü etkilemeden, ayrı düzlemler üzerine yerleştirilip
düzeltilebilmesine imkan veren bir yöntem.
Kesmek: Bir görüntünün ya da yazının seçilmiş bir
kısmının çıkartıp panoya kopyalamak.
Kontrast: Bir görüntünün en parlak ve en karanlık
alanları arasındaki ilişki.
Lüminans: Bir
tonun, rengine veya doymasına bakmaksızın, parlaklık veya aydınlığının bir
ölçüsü.
Madde imleri: Listelerdeki maddeleri
sunmak amacıyla kullanılan tasarımsal semboller.
Maske: Bir nesnenin bir kısmını korumak veya yerinden
çıkarmak için yaratılan başka bir nesne. Maskeyi bir şablon gibi de
düşünebilirsiniz.
Nokta kazancı: Bir
yarımton noktasının, görüntünün üzerine basıldığı kağıdın mürekkep
soğutması nedeniyle genişlemesi. Gazete baskısının nokta kazancı çarpanı
büyüktür, buna karşın yaldızlı kağıtların nokta kazancı çarpanları
küçüktür.
Nokta Şekli: Bir yarım ton
noktasının şekli (yuvarlak, kare, baklava vb.) Adobe Photoshop, herbiri
basılmış görüntünün üzerinde farklı etkilere sahip olan birçok nokta şekli
obsiyonu sunmaktadır.
Nokta: Tek bir
yarımton elemanı.
Opak: Tüm ışığı tutan bir
ton (yüzde 100 siyah). Saydam olmayan, ışığı geçirmeyen.
Ön İzleme: Bir dökümanın yazıcıdan nasıl çıkacağını ya da
ayarlanmış kağıt tipinde nasıl gözükeceğini gösteren yazılım
fonksiyonu.
Parlaklık: Baskı terimi olarak
parlaklık, kağıdın yansıtma özelliğini anlatır. Adobe Photoshop'ta ise her
bir pikseldeki ışık miktarının bir ölçüsüdür.
Pano:
Belleğin sıralı geçici depolama için kullanılan alanı. Panoya
herbilgi kopyalanışında bir önceki kopyalanan silinir.
Pikselleştirme: Pikselleri ayrı ayrı görünür kılmak
amacıyla, görüntünün çözünürlüğünü azaltarak sağlanan özel
efekt.
Renk Ayrımı: Bir görüntüyü, baskıda
çoğaltmak üzere dört işlem mürekkep renklerine çevirme
işlemi.
Rötuşlama: Dijital bir görüntünün,
piksel değerlerini ayarlamak için tasarlanmış araçlarla
değiştirilmesi.
RSI: Tekrarlamalı zorlanma
sakatlığı. Doktorlar RSI denen bir rahatsızlığın hergün klavye ve fare ile
çalışmaktan kaynaklanabileceğini düşünüyor. Bu hastalık en çok bilekleri,
parmakları ve kolu etkiliyor.
Saydamlık:
Işığın yüzeyinden geçmesine izin veren bir malzeme üzerindeki bir görüntü;
bir görüntünün altındaki görüntüleri gösterebilme yeteneği.
Screening açısı: Yarımton noktalarının bir sayfanın
üzerine yerleştirildikleri açı. Geleneksel renk ayrımlarında, dört ekran
(CMYK) 30 derece arayla yerleştirilir. Değişiklik gizleme açıları
yazılımla gerçekleştirilebilir.
Screening:
Sürekli tonlu bir görüntünün, geleneksel matbaa makinalarında çoğaltmak
üzere yarımton noktalara dönüştürüldüğü işlem.
Sürekli ton: Yarımton noktaların ayrılması ve
dönüştürülmesinden önceki dijital görüntü.
Substrat: Bir görüntünün üzerine basıldığı veya
tasarlandığı malzeme, baskı altı malzemesi
Swop:
GATF tarafından belirlenen, renklerin standart opak kağıtta nasıl
çıktı vereceklerini tanımlayan bir standartlar kümesi. SWOP'un gazete
kağıtları, gloss ve kaplanmamış kağıtlar için standartları vardır. SWOP
mürekkepleri ise, o substrat üzerindeki çoğaltmalar için belirlenmiş
standartlara uyar.
Şablon: Bitirilmeye hazır
bir dökümanın bütün özelliklerini içeren salt okunur bir dosya. Şablonlar
genelde yayınlarda isim plakaları ve adres bölgeleri gibi değişmeyen
parçaları, sütun yapısı ve sayfa düzeni gibi özellikleri içerir.
Şablonlar, MÜY uygulamalarında zamandan tasarruf edilmesini
sağlarlar.
Taramak: Opak ya da saydam
orijinalleri, tasarımlarda kullanılabilecek sayısal dosyalara dönüştürme
işlemi. Tarama işlemi amacına göre, masaüstü ya da tamburlu tarayıcılarda
gerçekleştirelibilir.
Ton aralığı: Verilen
bir görüntüde siyahla beyaz arasındaki ton sayısı.
Ton: Parlaklığın veya aydınlığın bir ölçüsü.
Trapping: Üstüste binmiş veya bitişik görüntülere, baskı
işlemi sırasında substratta oluşan ufak kaymaları telafi etmek için
yapılan ayarlar.
Type 1: Adobe'un
profesyonel tasarımcılar tarafından evrensel olarak kabul edilmiş yazı
tipi düzeni. Gelişmiş hizmet büroları daha çok bu yazıtipini tercih
eder.
TrueType: Apple ve Microsoft
tarafından üretilip tasarımcılarca evrensel olarak kabul edilmiş yazıtipi
düzeni. Gelişmiş hizmet büroları daha çok bu yazıtipini tercih
eder.
UCR (undercolor removal - alt renklerin
çıkartılması) : İstenen gri tonunu yakalamak için yeterli siyah
değerlerin bulunduğu bölgelerden değişik miktarlarda turkuaz, mor ve
sarının çıkartılması.
Varsayılan Değer:
Adobe Photoshop'ta araçlar, paketler ve diğer dosya tercihleri için
ilk ayarlar. Prefences komutunu kullanarak varsayılan değerler
değiştirilebilir.
Vektör Görüntü: İçindeki
nesnelerin piksellerle değil, matematiksel olarak tanımlı oldukları
görüntü.
Yarımton: Sürekli tonlu bir
görüntüyü çeşitli büyüklüklerdeki bir dizi noktaya çevirme yoluyla
oluşturulan bir görüntü.
Yoğunluk: Bir
nesnenin , ışığı yansıtma veya soğutma yeteneğiyle ölçülen
koyuluğu.
Yuvarlama Maskesi: Nesnelerin
kenarlarında 'haleler' yaratarak görüntüyü keskinleştiren bir filtre.
İnsan gözü, renkteki küçük değişimleri farkedecek kadar duyarlı değildir;
bu işlem bu değişimleri daha görünür kılmak amacıyla
arttırır.
MÜY de Kullanılan Format
Çeşitleri:
TIFF: (Tagged Image File Format -
Etiketlenmiş Görüntü Dosya Formatı) Aldus Corporation tarafından
bit-eşlemli görüntüleri depolamak için yaratılan bir dosya
formatı.
PDF: Adobe Acrobat'ın Portable
Document Format'ına (taşınabilir doküman formatı) göre düzenlenmiş dosya
türleri. Bu dosyaların bütün biçim özellikleri dosyaya kaydedildiği için
platformlar arası taşımada sorun olmaz.
PICT: Birçok program tarafından kullanılan bir dosya
formatı.Pekçok multimedya uygulaması, ekranda grafik göstermek için PICT
formatını kullanır.
JPEG: Joint Picture
Experts Group tarafından yaratılmış, dosyalının orijinal boyutunu küçülten
bir sıkıştırma metodu.
EPS: (Encapsulated
Postscript) Grafik ve görüntü dosyalarını depolamak için Adobe systemi
tarafından geliştirilen EPSF de denilen bir dosya biçemi
standardı.)
MÜY' de Renkle İlgili
Kavramlar
24-bit renk: Her renk
kanalı (kırmızı, yeşil, mavi) için 256 renk tonu sunan renk
modeli
32-bit renk: Her renk kanalı
(kırmızı, yeşil ve mavi) için 256 renk tonu ile birlikte 256 tonlu bir de
maskeleme kanalı sunan renk modeli
8-bit
renk: 256 (renkli bir monitörde gösterilen minimum renk sayısı)
renkli bir palet sunan renk modeli
Aratonlar: Siyah ve beyazın yaklaşık tam ortasında
bulunan ton değerleri.
Aydınlık: Bir rengin
veya tonun parlaklığının bir ölçüsü
Çıkarmalı
Renkler : (CMYK - cyan, magenta, yellow, kontrast- siyah) Turkuaz,
mor, sarı ve siyah baskı renklerinden oluşan renklerdir. Çıkartmalıdan
kastedilen bu renkler belli % de oranları ile birleşince diger renkleri
oluşturuyor olmalarıdır. Bunlarla yapılan baskı işlemi dört renk işlemi
olarak bilinir ve bir matbaa makinasında renkli görüntüleri çoğaltmanın en
çok kullanılan yoludur.
Degrade: Bir renkten
veya doymadan diğerine harmanlama, geçiş
Doyma: Bir rengin şiddetinin ölçüsü. Örneğin pembe
kırmızıdan, gökyüzü mavisi de lacivertten daha az doymuştur.
Monokrom (Tek renk) : Genellikle siyah beyaz bir monitörü
belirtir, ama siyah beyaz bir görüntü için de kullanılabilir.
Nötrler: Belirgin bir renkleri olmayan gri
tonları.
Pantone: Belirli renkleri tutturmak
için kullanılan ticari bir renk uyumlaştırma ve mürekkep karıştırma
sistemi. MÜY yazılımları pantone sistemini desteklerler.
PMS: (Pantone Matching System) Tasarımcıların renkleri
numaralarla ifade etmesini sağlayan sistem.
Renk
tekerleği: Değişik renkleri ve bu renklerin birbirileriyle olan
ilişkilerini gösteren pasta dilimi grafiklerine benzeyen şema. Çoğu zaman
renk tekerleği on renge indirgenmiştir: Başta kırmızı olmak üzere
turuncu,sarı, açık yeşil, koyu yeşil, turkuaz, mavi, koyu mor
Renk uzayı: Renkli bir görüntünün tanımlanma ve depolanma
biçimi. Renk uzayına örnek olarak RGB, CMYK ve Kodak YCC
gösterilebilir.
RGB: (Red, Green, Blue)
Renkli bir monitörde görüntünün gösterilmesi için kullanılan üç ana
renk.
Spot Renk: (Özel Renk) CMYK sisteminin
dışında özel olarak kullanılan mürekkep rengi. Örneğin: Pantone serisinden
bir renk.
Toplamsal Renkler : (RGB - red,
green, blue) Kırmızı, yeşil ve mavi ışığı anlatan bir kavram. Kırmızı,
yeşil ve mavi ışık değişik yüzdelerde karıştırılınca, görünebilir renk
yelpazesi oluşur. Bu renklerin herbiri %100 kullanılınca beyaz ışık
meydana gelir. Monitörlerde kullanılan renklerdir.
Yerel Renk Düzeltmesi: Görüntünün tamamı yerine, sadece
seçilen bir kısmına yapılan ayarlama.
| BİLGİSAYAR İLE İLGİLİ
KAVRAMLAR |
3.5 inçlik disket: 3.5 inçlik çapı olan sağlam
bir plastik koruyucu içinde esnek plastik teker. Sürücü türüne ve
biçimlendirme yönetimine bağlı olarak 1.4 MB, 800 K ve 400 K bilgi
saklayabilir.
Bayt: Sekiz bitlik seriler
halinde saklanan bilgisayar veri parçalarına denir.
Bellek: Sonra okunmak üzere bilgi saklanabilen bilgisayar
donanım ögesidir.
Bit: 0 ve 1 den oluşan
ikili sayı sistemidir. Bilgisayarda yapılan bütün işlemler, yazılar,
resimler...vb. 0 ve 1 lerden oluşan kombinasyonlar ile
gerçekleşir.
CD: Compact disc’in kısaltması.
Bilgisayarda üretilen tasarımların saklandığı bir harici yedekleme
ünitesi.
CPU: (Central Processing Unit -
Merkezi İşlem Birimi) Bilgisayarda yapılan bütün işlemler CPU da yapılır,
bir nevi bilgisayarın beyni diyebiliriz.
Desktop: Masaüstü bilgisayar
Disk
sürücüsü: Disk üzerindeki bilgileri okuyan diske bilgileri yazan ve
diskin takıldığı aygıt.
Disk: Bilginin küçük
manyetik noktacıklar halinde kaydedildiği düz ve yuvarlak manyetik
yüzey.
Dosya Biçemi (Formatı) : Görüntülerin
depolanma yöntemi (EPS, JPEG, TIFF...)
ENIAC:
(Electronic Numerical Integrator Analyzer and Computer - Elektronik
Sayısal İntegral Makinesi ve Bilgisayar) Dünyanın ilk ve en ünlü hesap
makinelerinden biridir.
Gigabyte:
Bilgisayarla ilgili kapasite ölçü birimlerden biri. Bin
megabayt.
Hardware: Bilgisayarın mekanik
kısmıdır. Monitör, harddisk içindeki tüm elektronik aygıtlar ve devreler
gibi.
Image Setter: Bilgisayar
görüntülerinden çıktı alırken çok yüksek çözünürlüklere ulaşabilen çıktı
aygıtı.
LAN: Yerel alan ağları, küçük bir
alan içindeki (örneğin bir binadaki) bilgisayarlar birbirine
bağlanabilir.
Laptop: (Notebook) Dizüstü
bilgisayar, taşınabilir özellikte olup bir desktop'ta bulunacak bütün
özellikleri taşıyabilir.
LCD: Sıvı kristal
gösterge. Bilgisayar ekranlarında kullanılan LCD teknolojisi, monitörlerin
daha ince hale gelmesini sağlamaktadır.
MIPS: (Million Instruction Per Second - Saniyede milyon
komut) Bilgisayarın bilgiyi işlediği hızı ölçmek için kullanılan
terim
Palmtop: Avuçiçi
bilgisiyar.
Ram: (Random Accses Memory -
Rasgele Erişimli Bellek) Bilgisayar açık olduğu sürece veri ve komutları
saklar, geçici bir bellektir, bilgisayar kapandığında içindeki tüm veriler
kaybolur.
Rom: (Read Only Memory - Salt
Okunur Bellek) Bilgisayarın nasıl çalışacağını söyleyen programların
kaydını tutar. Bilgisayar açıldığında ROM'daki komutlar CPU'ya neler
yapması gerektiğini söyler. Sadece okunabilir bellektir, komutlar
değiştirilemez ve bilgisayar kapandığında silinmezler.
Sabit disk: Sürekli kapalı bir sürücü ya da kartuş
bölmesi içindeki metal disk. Sabit diskler büyük çapta bilgi
taşırlar.
Sığa: Belleğe ya da bir diske
kaydedilebilecek veri miktarı.
Sıkıştırma:
Bir dosyanın daha küçük bir dosya oluşturmak için yoğunlaştırıldığı
veya renk verisi saklamak amacıyla belli piksellerin ihmal edildiği
yöntem.
Software: Bilgisayarın görevini
yerine getirebilmesi için ona verilen tüm bilgiler ve komut listeleri.
Yani programlar. Bir bilgisayar sistemi hardware ve software'den oluşur.
Software olmazsa, hardware tek başına çalışamaz.
Veri Yolu: CPU ile bellek arasında ya da CPU ile
girdi/çıktı aygıtı arasında veri taşır.
Virüs: Verilere zarar vermek ya da yok etmek amacıyla
yazılmış olan programlar. Bir bilgisayardan diğerine ağlar ya da disketler
aracılığıyla geçebilir.
WAN: Geniş alan
ağları, çok geniş bir alandaki bilgisayarlar birbirine bağlanabilir (ATM
ler-bankomat)
Yazdırma kuyruklayıcısı:
Bilgisayar genellikle verileri yazıcının basabileceğinden daha hızlı
işler. Bu durum, yazıcının kendisine yetişmesini beklemesi yüzünden,
bilgisayarın diğer işlerini yapmakta geri kalacağı anlamına gelir.
Yazdırma kuyruklayıcısı, yazıcıya veri gönderilirken veriyi tutar, böylece
bilgisayar başka işler de yapabilir.
Fotograf: Tabiatta mevcut varlıkların veya
şekillerin görüntülerinin ışığa duyarlı kağıt veya film üzerine ya da
digital ortamlara yazımlanmasıyla elde edilen ürün.
Obtüratör(Örtücü): Film düzlemine ulaşacak olan ışık
miktarının filmi ne kadar süre ile etkileyeceğini belirleyen mekanik
parça. Saniyenin kesirleri ile ifade edilirler. (T, B, 1 saniye, 1/2sn ,
1/4sn, 1/8sn, 1/15sn, 1/30sn, 1/60sn, 1/125sn, 1/250sn, 1/500sn, 1/1000sn
…..)
Objektif: Genellikle birden fazla
mercek elemanından oluşan ve temel işlevi film düzlemi üzerine seçik
görüntü düşürmek olan parça. Dar açılı, normal, geniş açılı ve zoom olmak
üzere dört tem başlık altında ele alınabilir.
Diyafram: Fotoğraf makinalarının objektiflerinde açılıp
kısılarak filme ulaşacak ışık miktarını ayarlayan parça.
Vizör (Bakaç): Makinada oluşan görüntünün olabildiğince
aynını gösteren ve mercekler düzenine dayanan parça.
Flash: Kısa süreli fakat çok parlak ışık yayan yapay
aydınlatma kaynağı.
Pozometre(Işık ölçer):
Fotoğrafı çekilecek bir cisim üzerine düşen ya da ondan yansıyan ışık
miktarını ölçmek amacıyla kullanılan elektronik araç.
Emniyet Işığı: Karanlık odada kullanılan film ve
kartları etkilemeyen kırmızı, koyu yeşil ve turuncu çalışma ışığı
Tripot (Üç ayaklı sehpa): Fotoğraf çekiminde ortaya
çıkabilecek sarsıntıları önlemek için kullanılan araç.
CCD: Dijjtal fotoğraf makinelerinde görüntü yazımlamayı
destekleyen teknoloji. Bu makinelerde, pozometrelerde kullanılan ve ışığa
karşı çok hızlı tepki veren silikon hücrelerinin milyonlarcasının biraraya
gelmesiyle oluşan CCD (Charged – Coupled – Device) teknolojisi
kullanılmaktadır. Bu teknoloji ile görüntüler artık film gibi bir elemana
değil, doğrudan sayısal ortamlara yazımlanmaktadır.
LCD (Liguid-Cyrstal-Display): Digital fotoğraf
makinalarının renk hassasiyetini gösteren ön izleme ekranıdır. Bununla
görüntüler çekilirken izlenebilir ve gereken değişiklikler
yapılabilir.
Digital Fotografçılık:
Görüntüleri film yerine doğrudan digital (sayısal) ortamlara kaydeden
teknolojilerin genel adı.
Yarı digital
fotoğrafçılık: Opak veya saydam görüntülerin scannerda taranarak
bilgisayar ortamına aktarılması ve yeniden düzenlenmesi işlemlerine
verilen ad.
Film: Fotoğraf çekilecek konunun
görüntüsünü saptamak için ışığa duyarlı madde ile kaplanmış saydam
taşıyıcı.
Maskeleme: Fotoğraf baskısı
sırasında görüntünün belirli bölgelerinin ışık almasını önleyerek tonların
istenilen biçimde elde edilmesini sağlayan yöntem.
Emülsiyon(Duyarkat): Fotoğraf film ve kağıtlarında,
görüntünün oluşturulabilmesi için kullanılan ve gümüş tuzlarından oluşan
ışığa karşı duyarlı katman.
Gamma ve
Gradasyon: Bir fotoğraf malzemesinin sertlik ve yumuşaklık
bakımından erişebileceği maksimum siyahlanma derecesine gradasyon denir.
Gamma ise gradasyon ölçü birimidir ve bir fotoğraf malzemesinin sertlik
veya yumuşaklık derecesini sayısal olarak ifade eder.
Negatif: Duyarkat üzerinde çekim ve geliştirme
işlemlerinden sonra oluşan fakat gerçekte parlak olan yerlerin siyah,
karanlık olan yerlerin ise açık çıkdığı ters görüntü.
Diapozitif: Renkli veya siyah-beyaz saydam resim. Pozitif
görüntü olarak perdeye yansıtılarak kullanılan film türü.
ASA, ISO ve DIN: Filmlerin ışığa karşı
duyarlılıklarını belirleyen ölçü birimi ASA, Amerikan standardını, DIN
Alman Standardını, ISO ise uluslararası fotoğraf film standardını ifade
eder.
Roll film: Bir tarafı ışığa karşı
duyarlı duyarkat ile kaplanmış ve diğer tarafı kıvrılmaya karşı işlem
görmüş plastik kaplı ince saydam film.
Opak:
Işık geçirmeyen ve saydam olmayan malzeme. Örneğin renkli veya siyahh
beyaz karta basılı fotoğraflar birer opaktır.
Agrandizör: Negatiflerin kendi orjinal boyutlarından daha
büyük boyutlarda basılabilmesini sağlayan optik araç.
Kontak Baskı: Filme çekilmiş görüntünün; başka bir film,
kart ya da kalıp üzerine konularak pozlandırılması.
Spiral: Fotoğraf filmlerinin banyosunda kullanılan ve
banyoların filmin bütün satıhlarına homojen (dengeli ) olarak temas
etmesini sağlayan metal ya da plastikten üretilmiş karanlık oda
ekipmanı.
Film Banyo Tankı: Çeşitli
boyutlardaki filmlerin banyo edilmeleri için, ışık geçirmeyen fakat
kimyasal eriyiklerin doldurulup boşaltılmasını olanaklı kılan ve böylece
filmlerin banyo edilmesi işlemlerinin ışık altında da yapılabilmesini
sağlayan, çelik ya da bakalit gibi maddelerden yapılmış
kaplardır.
Developer (Geliştirici): Işığa
karşı duyarlı malzemelerde ışık görmüş gümüş tuzlarını ayrıştırarak siyah
metalik gümüşe dönüşmesini sağlayan kimyasal bileşimlerdir. Film ve kart
banyosunda ilk uygulanan banyo geliştirici banyodur. Bu banyoda, kart
üzerine pozlanan gizli görüntü görülebilir hale gelir.
Fikser(Saptama Banyosu): Işığa duyarlı malzemelerde
poz görmeyen kısımlardaki emülsiyonun atılmasını sağlayan banyo işlemi.
Film artık ışıktan etkilenmez hale gelir.
Paspartu:
Bir resmin, çevresinde genişçe bir çerçeve oluşturacak biçimde
ortasına yerleştirildiği kalın karton veya mukavva üzerinde yapılan
sergiye hazırlık çalışmasına verilen isim. Paspartu üzerinde eserin
kendisinden başka, eser asahibini ve eserin adına ilişkin bilgiler yer
alır.
SLR (Single Lens Refleks): Tek
objektifli refleks makinalardır.Görüntüyü doğrudan doğruya objektiften
alarak bir ayna düzeneği yardımıyla vizöre iletirler. Bu nedenle makinanın
objektifi değiştirildiğinde ya da objektif önüne herhangi bir filtre
takıldığında ortaya çıkan etkiler vizörden izlenebilir.
TTL: Kendi bünyesinde ışık ölçümü yapan fotoğraf
makinesi özelliği .
Silicajel: Fotoğraf
makinalarının ve ekipmanlarının nemden zarar görmesini önlemek amacıyla
fotoğraf çantalarına ya da bu ekipmanların saklandığı dolaplara konulan,
nem emici özelliği bulunan bir madde.
Retüş: 1. Gerekli film düzeltmeleri, filmde istenmeyen
yerlerin abdekle kapatılması.
2. Bozuk, kırık fotoğraflar üzerinde
geleneksel yöntemle fırçalar, düzeltme kalemleri ve boyalarla veya
bilgisayar ortamında yapılan düzeltme işlemlerinin genel adı
Filtre: İçinden geçen ışığın özelliklerinde çeşitli
değişiklikler yaratan cam, jelatin ya da asetattan yapılmış çeşitli
renklerdeki araçlardır. Fotoğraf makinasının objektifine takılan düzeltme
ya da özel efekt amaçlı filtreler olabildiği gibi karanlık odada renkli
fotoğraf baskısı için kullanılan renk filtreleri ya da reprodüksiyon (renk
ayrım) filtrelerinden söz edilebilir.
Kontrast: Bir görüntünün en aydınlık ve en karanlık
kısımları arasındaki ton farklılığı. Kontrastı etkileyen faktörler;
konunun aydınlatma oranı, objektifin özellikleri, duyarlı malzemelerin
özellikleri, banyo edilme oranı, agrandizörün özellikleri ve yüzey
dokusu.
Dekupe: Bir bütünden belli
biçimlerde parçalar kesme ya da bir görüntünün etrafını boşaltma
işlemi.
Fotoflue: Fotoğraf filmlerinin
yıkanmasından sonra en son aşamada suya damlatılarak film üzerinde kireç
vb. lekelerin oluşmasını önleyen sıvı kimyasal madde.
Makro Fotografi (Close- Up / Yakın Plan) : Fotoğrafı
çekilen uzatma tüpü, yakınlaştırıcı mercek, körük gibi bazı özel
ekipmanlar kullanarak, konunun yakın plan görüntülerini sağlayan fotoğraf
tekniği.
Mikro Fotografi: Boyutları çok
küçük olan, çıplak gözle görülmeyen bir konunun mikroskop yardımıyla
defalarca büyütülerek ayrıntılı görüntülerinin elde edilmesine ilişkin
uygulamaların tümü. Mikrofotografi, daha çok fen bilimleri alanına (tıp,
ziraat, biyoloji, kimya vb) hizmet eder.
Alan
derinliği: Üzerinde odaklama yapılan cismin önünde ve arkasında
oluşan seçik alandır. Alan derinliği yüksek olan fotoğraflarda görüntünün
tamamı nettir. (Örneğin, manzara fotoğrafları) Alan derinliği düşük olan
fotoğraflarda ana konu net, ana konunun önünde ve arkasındaki boşluk
fludur.
Abdek: Örtücü özelliği olan bir boyadır. Filmde
istenmeyen yerlerin kapatılmasında kullanılır.
Agrandizör: Kameralara oranla daha çok büyütme
imkanına sahiptirler. Esas olarak amatör fotoğraf makinalarında çekilen
negatiflerden fotoğraf baskısı yapmakta kullanılır. Matbaalarda agrandizör
şeffaf negatif veya dia pozitiflerden çekim yapmak için
kullanılır.
Ajitasyon: Filmin duyarlı yüzeye
sürekli olarak bozulmamış banyonun temasını sağlamak amacıyla film
tankının belirli aralıklarla sallanması işlemi.
Aktivitoller: Banyo içindeki kimyasal aktiviteyi
hızlandıran maddeler.
Asetat: Emülsiyon
taşıyıcı film taban.
Asetik Asit: Sirke
asidi de denir. Keskin kokulu renksiz bir sıvıdır. Filmlerin
temizlenmesinde kullanılır.
Bilgisayarlarda Veri
Transferi: Bilgisayardaki verileri ara elemanlar (zip,disket,SCSI
vb.) yardımıyla başka bilgisayarlara taşıma yöntemidir. Disketlerin en
önemli özellikleri taşınabilir olmalarıdır; bilgileri bir diskete
kopyaladıktan sonra istediğiniz yere götürebilirsiniz. Ancak diskete fazla
bilgi konamaz, başka bir deyişle kapasiteleri sınırlıdır. Ayrıca
disketteki bilgilere ulaşım da pek hızlı değildir. Yine de taşınabilir ve
ucuz olmaları kolaylık sağlar. DD, (Double Density) çift yoğunluklu, HD
(High Density) yüksek yoğunluklu, ED (Extended-density) geliştirilmiş
yoğunluklu anlamına gelir./ Sabit diskler(hard disk), tek parçadır.
Bilginin saklandığı disk şeklindeki magnetik yüzey, elektro mekanik kısma
sıkıca yerleştirilmiştir; çıkarılıp takılamaz. Disklerin sığası,
disketlere göre çok fazladır; giga byte. / CD ve sürücüleri, diğer bir
yardımcı bellek birimidirler. Üzerine yazma yapılamayan ve ROM gibi
davranan CD’ler kısaca CD-ROM olarak anılır. Kapasiteleri, 600 Mbyte’dan
az değildir. Bir kez yazma yapabilen ve sonra yanlızca okunabilen CD’ler
WORM (Write Only Read Multiply) olarak adlandırılır. Bilgi kaydetmek için
kullanılan boş CD’lere CD-R (CD Recordable) denir. Bazı CD’ler hem
okunabilir hem de yazılabilir türdendir. Bu tür CD’lere CD-RW (CD-Read
Writable) Okunabilir-Yazılabilir CD)denir. Bilgisayar ağları, bilgisayar
haberleşmesinin bir alt konusudur. İki bilgisayar herhangi bir yolla
doğrudan birbirine bağlanarak iletişimde bulunabilir. Günümüzde ajans ve
matbaalardan film çıkış merkezlerine (servis bürolara) bilgisayar ağları
yoluyla işlerin transef yolları aranmaktadır. Şimdilik ağların
kapasiteleri yüksek çözünürlüklü dokümanları aktarmaya yetmemekle birlikte
önümüzdeki yıllarda bu uygulama aktif olarak basım sektöründe
görülücektir. / Digital fotoğraf makineleri, görüntüleri fotoğraf filmi
yerine hafızasına kaydeder. Üzerindeki LCD ekran sayesinde çekildiği anda
fotoğrafı görebilme imkanı sunar ve böylece hata ihtimalini en aza
indirir. Bu görüntüleri istediğiniz zaman silebilir ve istediğiniz sürece
koruyabilirsiniz. Çektiğiniz fotoğrafları ek bir donanım gerektirmeden,
kendi bağlantı kablosu ve programı aracılığıyla bir bilgisayara
aktarabilirsiniz. Film çıkış öncesinde tasarımı yapılmış basılacak
materyallere resimleri bu ortamlardan transfer edebilirsiniz. / DVD
Teknolojisi ( Digital Versatile Disk ), CD-ROM’ların yerini alması
planlanan yeni bir optik disk teknolojisi olup 17 gigabyte’lık video, ses
ve diğer tipte veri saklama alanına sahiptir. Bu da 133 dakikalık bir
filmin tek bir diskte tutulabilmesi anlamına geliyor. DVD’lerden de baskı
öncesi MÜY ortamına resim transferi mümkün. / SCSI (Small Computer System
İnterface), küçük bilgisayar sistem arabirimi. "Skazi" diye okunur. Çevre
birimlerini bilgisayara bağlamak için kullanılan bir paralel arabirim
standardı olup, ajans ve matbaalardan servis bürolara yüksek kapasiteli
verilerin trasferinin gerçekleştirilmesinde kullanılan bir aygıt. Diğer
bir ifadeyle taşınabilir sabit disk. / ZIP, PC’lerde yaygın olarak
kullanılan bir veri sıkıştırma biçimi. PSZIP ve PKUNZIP isimli iki
yardımcı program, verileri sıkıştırmak ve tekrar açmak için kullanılır.
PSZIP kullanılarak sıkıştırılan dosyalar, uzantısı ZIP olan tek bir dosya
altında toplanır. Sıkıştırılmış dosya istenirse kendi kendine açılacak bir
biçimde oluşturulabilir. Böyle bir durumda sıkıştırılmış dosyaları
otomatik olarak açar. Windows altında çalışan Winzip yazılımı da aynı
şekilde dosyaları sıkıştırmak ve açmakta kullanılır. Ayrıca disket
şeklinde olan ZIP’ler de normal disketlerin yetmiş katı kapasiteye
sahiptirler. Veri transferinde yüksek kapasiteli işlerde ZIP’ler tercih
edilir. / FULL MOTİON CAPTURE Yazılımı , TV-Vide vb. ortamlardan, MÜY
ortamına veri transferini sağlar. TV kartının Soft ware’inde bulunan bir
yazılımdır. Yakalama anlamına gelir. TV açıkken görüntü üzerinde mausun
sağ tuşuna tıklanır. Bilgisayarda TV ekranı üzerine gelen seçenek
kutusundan FULL MATİON CAPTURE seçeneği işaretlenir.
CAPTURE MENÜSÜ: Capture video:
Tüm ayarlar yukarıdaki menüler vasıtasıyla yapıldıktan sonra görüntüyü
bilgisayarın harddiskine veya istenilen ortama aktarmak için
kullanılır.
Blusensitif fimler: Işığın mavi
rengine hassas olan filmlerdir. Mavi ve tonlarına karşı duyarlıdır. Ara
kopyalarda ve siyah-beyaz işlerde kullanılır. Naturel bir emülsiyona sahip
oldukları için simgesi "N" ile gösterilir. Karanlık odadaki emniyet ışığı
turuncudur.
Capstan Sistem: Tarayıcılarda
pozlandırıcı kafanın sabit olduğu sistem.
Copix: Renk ayrımı yapılmış bir filmi tekrak tarayıp
CPT (Computer the Plate = Bilgisayardan kalıba sistemi) ortamına atma
imkanı veren bir sistemdir.
Cromalin ve
Gevaproof: Renk prova sistemleridir.
Densitometre: Orjinal, film ve baskı malzemelerinde
koyuluğun derecesini bize sayısal değerlerle veren cihazlardır. İki
türlüdür; Bunlar, Transmision densitometreler (Işık geçirgenliği olan
malzemelerin ölçümlerinde) ve Reflexıon densitometreler (Işığı geçirmeyen
opak malzemelerin ölçümlerinde) dir.
Developman: Işığa karşı hassas malzemeye poz
verdikten sonra kullanılan kimyevi banyo işlemidir.
Dijital Orjinaller: Bilgisayar ekranındaki tüm
dosyalardır. Örneğin, tarandıktan sonra tiff, eps, jpeg v.b. Dosyalar, Cd
resimleri, piksel veya vektörel esaslı görüntüler v.b.
Elektronik Renk Ayrım Makinası (Tarayıcı-scanner):
Reprodüksiyon atölyelerinde özellikle renk ayrımı yapmak için
kullanılan scanner denilen tamamen elektronik olarak çalışan cihazlardır.
Tarayıcılar temel olarak fotoğraf, çizim ve saydamların
sayısallaştırılmasında kullanılır.İki tür görüntü tarama yöntemi vardır.
Siyah ve beyazla birlikte grinin birçok türünü içeren sürekli tonda
görüntüler ve yalnız siyah-beyazdan oluşan çizgisel görüntüler
şeklindedir. Tarayıcılar donanım olarak hem MAC hemde PC makinalarla
çalışabilir.
Drum (Silindir Yüzeyli-Tamburlu)
Tarayıcılar: Bu tarayıcılarda orjinal hareketli okuyucu göz
sabittir. Orjinal silindire sabitleştirilir ve silindir 600-1600 devir
arasında dönmeye başlar. Bu tip orjinallerle dia, fazla kalınlığı olmayan
opak ve transparan orjinaller kaliteli bir şekilde taranır.Tamburlu
tarayıcılar ışığı algılamak için bir CCD yerine genellikle PMT olarak
adlandırılan bir foto çoğaltıcı tüp kullanılır. PMT teknolojisinde taranan
görüntü bir tambur etrafında dönerken sabit bir kaynak ışığı, foto
çoğaltıcı tüpler kullanarak aktarır. Dönen tamburun gelişmiş foto
algılayıcıları ve ileri seviye optik donanımı, tamburlu tarayıcıyı parlak
ve koyu bölgelere karşı çoğu CCD tarayıcıdan çok daha duyarlı
kılar.
Servis büroya gelen orjinal dia ise küçük silindire, opak
ise büyük silindire takılıp orjinalin ebatı ve istenilen ölçüsü makinaya
tanıtılır. Orjinalin renk ve ton durumu göz önünde bulundurularak en açık
yerinden beyaz ve en koyu yerinden de siyah makinaya bildirilir. Makina
böylelikle aratonları ve renkleri kendisi otomatik olarak ayarlar. Şayet
operatör tatmin olmamış ise kendi renk bilgisi dahilinde renklere müdahele
edip orjinalin en iyi şekilde süzümünün gerçekleşmesini
sağlar.
Flatbed (Düz Yüzeyli) Tarayıcılar:
Orjinal hareketsiz, okuyucu göz hareketli ve orjinalin yerleştiği
yer düz bir satıh olan yatay scannerlerdır. Bu tarayıcılar belirli bir
kalınlığa kadar orjinalleri yüksek çözünürlükte tarayabilirler.Transparan
orjinalleri tarama özellikleri de mevcuttur.
Flatbed bir tarayıcı
bir çok bakımdan bir fotokopi makinasına benzer. Çizim veya fotograf
tarayıcının kapağı altına yerleştirilir ve sayısal üretim süreci başlar.
Flatbed tarayıcılarda CCD teknolojisi kullanılır. CCD, tarayıcının
kafasında yer alan ve taranan nesneye binlerce ışın gönderen bir cihaz
olan charged coupled device’in kısaltmasıdır. Kafa üzerindeki foto
elektrik hücreler, ışığın CCD’ye geri yansıyan kırmızı, yeşil ve mavi
(RGB) bileşenlerini algılar. Yansıtılan bu bilgiler görüntünün parlaklık
ve koyuluğuna bağlı olarak algılanır ve bilgisayara kayıt edilebilecek
biçimde sayısallaştırılır. Fladbed tarayıcılar daha çok herhangi bir opak
(siyah-beyaz veya renkli) orjinalin bilgisayar ortamına aktarıp düzeltme
işleminde kullandığımız çözünürlük seviyesi, tamburlu ve saydam
tarayıcılara göre düşük olan masa üstü scannerleridir.
Emniyet Işığı: Karanlık odada kullanılan film ve kartları
etkilemeyen kırmızı, koyu yeşil ve turuncu çalışma ışığıdır.
Emülsiyonlu Yüz: Film veya baskı kalıbının ışığa karşı
hassaslaştırılmış yüzeyi.
Filtre:
Kameralarla yapılan renk ayrımında kullanılan yeşil, kırmızı ve mavi
renkteki özel camlardır.
Fixer (Hipo Banyo):
Poz dışı kalan alanlardaki emülsiyonun atılmasını sağlayan banyo
sistemi.
Flaş: Filmin çekiminde, kontak
şasesinde ve fotoğrafçılıkta kullanılan, bir anda çok kuvvetli ışık verip
sönen bir nevi lamba.
FM (Diamond Screen)
Tram: Bu tram türünde filmde nokta değerleri klasik tramlardan
farklıdır. Sistemi püskürtülmüş noktalardan oluşur. Mürekkep püskürtme
sistemi gibi çalışır. Türkiyede teknolojik alt yapısının olmamasından
ötürü kullanımı yoktur. Çok kaliteli bir tram türüdür.
Gradasyon: Filmin sertlik ve yumuşaklık bakımından
erişebileceği maksimum siyahlanma derecesidir.
Gamma: Gradasyon ölçü birimidir.
Gri Kontak Tram: Yanlız siyah-beyaz, hemde renkli
orjinallerden veya yarıton negatiflerden pozitif tramlama
yapabilir.
Harmoni Screen: Standart tram
açısı, tram değeri gibi unsurların yer aldığı bilinen standart
tramlama.
Hesap Diski: Ebat ve yüzde
oranlarının pratik olarak hesaplanmasında kullanılan araç.
ICC (İnternational Color Control): Dünya renk
standartlarına uygunluk.
Kağıt Filmler:
Taşıyıcıları selüloz cinsi maddelerden yapılan filmlerdir.
Siyah-beyaz kaba işlerde kullanılırlar.
Kalibrasyon: Filmdeki nokta değerlerinin bilgisayar
ekranındaki nokta değerleriyle aynı olmasıdır. Kalibrasyon filmin ışığa
duyarlılık derecesine, pozlama süresine, filmin banyo makinasından geçiş
hızına, banyo eczalarının hazırlanışına ve banyonun ısısına göre
değişiklik gösterir. Kaliprasyon ayarları "RIP" yazılımı üzerinde
yapılır.
Reprodüksiyon Kameraları: Eni boyu
olan fakat derinliği olmayan orjinallerden film veya resim çeken
cihazlardır. Fotoğraf makinalarında çekilen resimler, reprodüksiyon
kameralar izin orjinal olarak kullanılır. En dikkat çeken farkları repro
kameralarının daha büyük olmalarıdır. Repro kameralarını diğer bir farkı
çift boyutlu derinliği olmayan orjinallerden resim çekmeleridir. Repro
kameraları ile derinlik netliği sağlanamadığı için bir portre veya bir
nesne fotoğrafı çekilemez.
Kontrast: Bir
görüntünün en aydınlık ve en karanlık noktaları arasındaki ton
farklılığı.
LCH Sistem: Bir yandan tarama
yaparken, diğer yandan taranmış görüntüler üzerinde düzenleme yapabilme
imkanı veren bir program türüdür.
Line Film:
Tire ve kontak çalışmalarda kullanılan sert film.
Litho Film: Gri tonları olmayan tire (lith) film, grafik
film ve çok sert tramlama filmi olarak bilinir.
Lup: Film incelemeye ve baskıda ayar yapmaya yarayan
büyüteç.
Magenta Kontak Tram: Yalnız
siyah-beyaz orjinallerden veya yarıton negatiflerden pozitif tramlama
yapabilir.
Muare: Aynı açıyla basılmış 2
tramın oluşturduğu desenleme. Baskıda istenmeyen bir
durumdur.
Negatif Film: Orjinalin tersi olan
film, yani orjinaldeki siyah yerler negatifte şeffaftır. Orjinaldeki beyaz
yerler ise filmde siyahtır, ışık geçirmez.
Opak
Orjinaller: Işığı geçirmeyen orjinallerdir. Örneğin daha önce
basılmış orijinaller, fotoğraflar, kağıt üzerine çizilmiş
resimler.
Ortokromatik Filmler: Gri tonları
olmayan tire filmdir. Simgesi "O" dur. Kırmızı ışığa karşı duyarsızdır.
Karanlık oda ışığı kırmızıdır. Tire ve tramlı işlerde
kullanılır.
Otomatik Banyo Makinesi:
Pozlandırılmış fotografik film ya da kağıtları kuru olarak alırlar,
sıra ile banyo, tespit banyosu, ve su tanklarından geçirirler ve kurutarak
dışarı çıkarırlar. Bu makinalar tire(lith), yarıton, kontak fotodizgi
filmleri için ayrı ayrı özelliklere sahiptir. Günümüz reprodüksiyonunda
otomatik banyo makineleri yaygın olarak kullanılmaktadır. Banyo
işlemlerinde hep aynı kalitede sonuç vermesi, hızlı ve ekonomik olması
temel özellikleridir.
Modern bir repro banyo makinesinde aranan
nitelikler:
- Banyo süresinin tam ve doğru olarak
ayarlanması,
- Banyo sıcaklığının sabit tutulması,
- Banyo
hareketinin (ajitasyon) uygunluğu,
- Banyo kuvvetinin (tazeliğinin)
uzun süre sağlanması şeklindedir.
Pankromatik
filmler: Işığın her rengine hassastırlar. Gri tonları olan yarıton
filmlerdir. Simgesi "P" dir. Karanlık oda ışığı koyu yeşildir. Ama hiç
kullanılmaması daha uygundur.
Postscript:
Adobe Firması’nın geliştirmiş olduğu bir yazılım türüdür.
Pozitif film: Orjinaldeki açık yerleri açık, koyu yerleri
koyu veren filmdir.
Pozlandırma: Film, kart
veya kalıpların üzerine görüntü aktarılması için belirli bir süre
ışıklandırılması.
Film Pozlandırıcılar:
Bilgisayar ortamından film çıkış makinesine pozlandırma yapan sistemler.
Günümüzde bir film pozlandırıcıdan beklenen kalite, randıman, uygun
ebattır. Film pozlandırıcıların flatbed, iç tambur ve dış tambur
sistemleri ile çalışan çeşitleri vardır. Piyasada en fazla kullanılanı iç
tambur sistemidir. Bu sistemde, tamburun içinde sabit fotografik malzeme
üzerine pozlandırma prensibiyle, en yüksek pozisyonlama ve tekrarlama
hassasiyeti sağlanmakta, böylece keskin ve her zaman aynı yoğunlukta tram
noktaları elde edilmektedir. Söz konusu pozlardırma prensibi basit olduğu
kadar son derece etkilidir. Lazer tarafından gönderilen ışını saptırmak
için sadece döner bir ayna kullanılmaktadır. Bu ayna lazer ışını her yerde
aynı mesafede ve aynı açıda tambur üzerinne monte edilmiş foto malzemeye
dikey yönlendirmektedir. Pozlandırma sırasında ölçü hassasiyetini
bozabilecek ne malzeme hareketi ne de lazer ışının modülasyonu
gerçekleşmektedir.
Reprodüksiyon: Baskı
yoluyla çoğaltılması istenen orjinallerden kalıp hazırlamaya uyumlu
filmlerin hazırlanması işlemidir.
Rapid-Access:
Özellikle tire repro işlemlerinde hızla çalışan film ve banyo
sistemlerine verilen ad.
Regenratör: Filmin
oksitlenmesini ve yıpranmasını önlemek amacıyla banyoya katılan banyo
tazeleyici maddedir.
Retüş: Gerekli film
düzeltmeleri. Filmde istenmeyen yerlerin abdek ile kapatılması
işlemi.
RIP (Raster Image Prosesing): Film
banyo makinası ile film pozlama makinasının masaüstü yayıncılık
cihazlarını tanımasını sağlayan bir yazılım türüdür. Film makinalarının
tram noktalarını oluşturabilmesi için ajanslardan gelen postscript
dökümanları gerekli olan "Bitmap (noktasal görünüm)" moduna
çevirir.
Saydam Tarayıcılar: Saydamların
daha geniş bir dinamik aralıkları vardır; bu yüzden taramadan elde edilen
görüntü opak bir nesneden daha iyi olur ve büyütülmeye daha fazla olanak
sağlar. Çoğu saydam tarayıcısında CCD sabittir ve ışık foto
algılalıyıcıları bir dizi ayna ve mercek kombinasyonu aracılığı ile
yönlendirilir. Saydam tarayıcıların optik sistemi genellikle flatbed
tarayıcılardan daha iyi olur.
Scanner Film:
Elektronik renk ayrım makinalarında kullanılan yüksek hassasiyette film
türü.
Servis Büro: Matbaalarda basılacak
orjinalin kalıbının pozlandırılması için gerekli olan renk ayrım filmini
oluşturan hizmet sektörüne verilen ad. Ayrıca grafik tasarım için gerekli
olan resimlerin kaliteli orjinal taramaları da servis bürolarda
tarayıcılar tarafından yapılır.
Termometre:
Özellikle banyo işlemlerinde sıcaklıkların belirlenmesinde kullanılan bir
cihazdır.
Tire (Lith): Siyah ve beyaz gibi
iki tondan oluşma, yani ar tonlarının bulunmaması durumudur.
Tram Çizgi Sayısı: 1cm’lik çizgi üzerindeki tram
noktalarının sayısıdır.
Tram: 1 cm çizgi
üzerindeki nokta sayısıdır. Orjinaldeki koyuluk farklarını, koyulukların
oranına göre, büyüklü küçüklü nokta zeminlerine böler. Zemin veya ara
tonlarının noktalara dönüştürülmesi için yararlanılan cam veya filmden
yapılmış bir reprodüksiyon aracıdır. Diğer adı da kontak tramdır. Renk
olarak Gri Kontak Tram ve Magenta Kontak Tram. olmak üzere iki
çeşittir.
Transparan Orjinaller: Işığı
geçiren orjinallerdir. Örneğin, diapozitifler, negatif fotoğraf filmleri,
transparan malzeme üzerine çizilmiş resimler...
Yarıton Orjinal: Siyah ve koyu bir renkten beyaza kadar
çok çeşitli renk ve gri tonların yer aldığı orjinalere yarıton orjinal
denir.
Yedirme: Kimyevi maddelerin yardımı
ile reprodüksiyon filmindeki tram noktalarının küçültülmesi
Amonyak : Ozalit çekimlerinde görüntünün
oluşturulması için kullanılan keskin kokulu ve bazik özellikte olan bir
tür kimyasal madde.
Astrolon (Montaj
folyesi=asetat) : Trase üzerine yerleştirilerek, üstüne montaj
yapılan şeffaf folye film. Kimyasal özellikleri bakımından farklılıkları
vardır. En çok kullanılan polyester esaslı folyeler boyutlarını en az
değiştiren folyelerdir.
Etek-Makas Revolta :
İkinci çeşit çevirme şeklidir. Kağıdın 1. yüzü basıldıktan sonra makas
tarafı eteğe, etek tarafı makasa getirilerek yapılan baskı türüdür. Ön ve
arka baskıda poza aynıdır. Etek-makas revolta kıvırılarak öne doğru
çevirmek suretiyle yapılır.
Forma Klavuzu :
Mücellithanede ciltleme işini kolaylaştırmak için her tabakanın
(formanın) birinci sayfasına monte edilir.
Forma
sayı klavuzu : Formanın sırt tarafına merdiven şeklinde monte
edilir. Ciltleme esnasında kitabın bütün formalarının yerinde veya çift
olup olmadığı kontrol edilir.
Kağıt makas payı :
Ofset baskı makinasının kağıdı tutma payıdır. Tabladan gelen kağıdı
salıngaç makasları, baskı silindiri üzerindeki makasa verir. Baskı
silindiri ile kauçuk silindiri arasından preslenerek geçen kağıda baskı
yapılmış olur. Bırakılan bu paya baskı yapılmaz. Silme işlerde bu pay
mutlaka bırakılmalıdır.
Kalıp Makas Payı :
Kalıp plakasının kalıp kazanına bağlanması için ayrılan
paydır.Baskı yapmayan kısımdır.
Kros (Rehber)
: Baskıda renklerin yerine oturmasını sağlayan kılavuz
işaretlerdir. Montajın en az her iki yanına konur. Genellikle kağıt ortası
yerleştirilir. Kalıp çekimi, baskı ve kırım bu kroslara göre
yapılır.
Milimetrik kağıt : Üzerinde
milimetrik kareler basılı olan kağıt.
Montaj
Şablonu : Baskıda görünmesini istemediğimiz alanların örtücü
kırmızı bant ve örtücü kırmızı kağıt veya örtücü siyah kağıt ile
kapatılması yoluyla elde edilen ve her renk için hazırlanan
şablondur.
Montaj : Işığı geçiren bir zemin
folye (Astrolan) üzerine, baskısı yapılacak filmleri traseye göre
yapıştırma işidir. Resim ve yazı filmlerini, her baskı rengi için ayrı
ayrı olmak üzere toplayıp belli bir plana göre boyutlarını değiştirmeyen
tam saydam folye üzerine, ayarlı olarak yapıştırılma işlemine montaj
denir.
Montajcı : Elle veya bilgisayar
destekli olarak montaj yapan kişidir.
Montajda
sayfa dağılışı : Bir broşürün, bir kataloğun, bir mecmuanın veya
bir kitabın montajında sayfaların tek tek basılıp kırıldıktan sonra sayfa
numaralarının doğru olarak serpilmesine denir.
Negatif montaj : Negatif filmlerle yapılan montaj
türüdür. Negatif montaj pozitif montaja göre daha zordur. Negatif montajda
eski teknolojiye göre pozitif film elde etmek için önce negatif film almak
gerektiği için film sarfiyatı daha azdı. Bu yüzden pozitif veya negatif
montaja karar vermeden önce bu çalışmaların ekonomik yönü tartışılırdı.
Günümüzde bazı gazeteler hala eski teknolojiyi kullandıklarından film
sarfiyatını azaltmak için negatif montaj sistemini
seçmişlerdir.
Ozalit : Montajda yapılan
hataları görmek için baskıya geçmeden önce yapılan prova.
Ozalit Kağıdı : Ozalit çekiminde kullanılan bir tür
kağıt.
Pozitif montaj : Pozitif filmlerle
yapılan montajlardır. Ofsette montajlar, gazete montajı hariç hemen hemen
daima pozitif olarak yapılır. İşine göre negatif de yapılabilir. Burada
kullanılan filmlere mat yüzeylerinden bakıldığından yazı ve resimler ters
olmak zorundadır. Pozitif montajda renklerin hassas olarak üst üste
oturması, negatif montaja göre daha kolaydır. Buna bağlı olarak montajın
kontrolü de kolay olur. Bir adet renkli negatif montaj yapılıncaya kadar
üç adet renkli pozitif montaj yapılabilir.
Revolta
: Baskısı yapılan kağıdın arka yüzüne aynı kalıpla baskı yapılarak
iki aynı forma elde edilen baskı şeklidir. İki çeşit revolta vardır.Bunlar
; Yanı üzerine çevirmeli revolta ve Etek-Makas revoltadır.
Yanı Üzerine Çevirmeli Revolta : Çok sık kullanılan bir
çevirme şeklidir. Küçük ebatlı basacağımız işin ön ve arka sayfaları
kağıdın bir yüzündedir. Yani kalıpta ön ve arka sayfalar bir aradadır.
Kağıdın her iki tarafıda basılacağından, bir tabaka ortadan kesilerek iki
aynı forma elde etmiş oluruz. Kağıdın 1. yüzü basıldıktan sonra yanı
üzerine çevirilerek aynı kalıpla 2. yüzüne baskı yapılır. 1. ve 2. yüz
baskılarda makas aynıdır, değişmemiştir.
Trase
(Baskı taksimat kartonu-Montaj planı) : Basılacak işin filmlerinin
montajı için gerekli olan çizimlerin yapıldığı karton veya kağıt.
Milimetrik kağıda çizilir.
Traş Payı (Kesim
Çizgisi) : Trase çizildikten sonra ara kesim ve kırıldıktan sonraki
kesim yerlerini belirtmek için kullanılan yardımcı işarettir.
Montajda Yardımcı Gereçler :
Antistatik bez : Astrolonların bu bezle silinerek
tozlardan arındırılması sağlanır. Antıstatik bezle kullanımda aşırıya
kaçılırsa, filimlerin soloteyple yapıştırılması zorlaşır.
Antistatikum : Astrolonlarda elektriklenmeyi gidermek
için kullanılan bir madde. Montajdan önce astrolan antistatikum ile iyece
temizlenir. Böylece tozlanma ortadan kalkar. Temizlenen astrolona ilk renk
monte edilir.
Cetvel veya Gönye : Trase
çiziminde kullanılan ölçü aletleridir.
Gretuar
: Film montajı ve kağıt kesiminde kullanılan özel bıçak. Montaj
yapılırken ışıklı masadan bant alıp filmi folyeye yapıştırmada
kullanılır.
Lup : Montajda renklerin ve
krosların üst üste oturup oturmadığını kontrol etmek için kullanılan bir
tür büyüteç.
Makas : Montajda film kesmede
kullanılır. Astrolon üzerine yapıştırılan filmleri kaldırmadan (sökmeden)
kesebilen özel makaslar geliştirilmiştir.
Maket
bıçağı : Montaj yaparken kullanılan özel ucu kırılabilen özel
bıçaktır. Kağıt, bant, filim ve kaket kesimlerinde
kullanılır.
Montaj masası : Üst bölümünde
ışık kutusu, içi floresan tipi soğuk ışık veren lambalar vardır. Alt
kısmında, kolay çekilip itilebilen çekmeceleri vardır. Çekmecelere
traseler, montajlar, milimetrikler ve astrolonlar konur.
Rapido : Trase çiziminde kullanılan bir kalem türüdür.
Genelde 0.2 ve 0.3 numaraları kullanılır.
Soloteypler : Filmleri montajda astrolona yapıştırmada
kullanılır. Şeffaf ve örtücü kırmızı bantlar vardır. Şeffaf soloteyplerin
ayrıca iki yüzü yapışkanlı olanlarıda vardır. Bu iki yüzü yapışkanlı
bantlar montajda bant yapıştırılacak kadar film kenarlarında yer yoksa
kullanılır. İki yüzü yapışkanlı bantların tercih edilmesinin nedeni
astrolonda temizliğinin kolay olması, iz bırakmamasıdır.
Bilgisayarda Montaj
Forma Montaj
Programlarında Montaj : Bu programlar sadece montaj değil baskı ve
baskı sonrası aşamalarada müdahele edebilme imkanı vermektedir. İşinizin
Net ebadı, montajın yapılacağı sayfa ebadı, revolta baskının olup
olmayacağı, cilt şekli (tel veya iplik dikiş), traş payları, kroslar,
kırım ve kesim çizgileri, baskı kontrol şeritleri, diğer klavuz çizgileri
(filmin rengi, formanın sırtına konulan belirleyici işaretler) v.s.
bilgileri program üzerinde ilgili yerlere girildikten sonra iş film
pozlandırıcıya gönderilerek her renk için film çıkış alınır. Alınan bu
çıkış tek parça olabileceği gibi (baskı makinasının ebadına göre) daha
küçük parçalar halinde de alınabilir. Forma montaj programı olarak
piyasada "Imposition", Ultimate Technographics firması tarafından üretilen
"Impostrip" ve Heidelberg firmasının üretmiş olduğu "Signastation"
programları kullanılmaktadır.
M.Ü.Y. Programlarında
Montaj : Sayfa mizanpaj programlarından QuarkXPress, Design Studio
ve Indesign programları kullanılırken, çizim programlarından FreeHand ve
CorelDraw montaj için kullanılmaktadır.
Kalıp: Montajı tamamlanmış filmlerin
görüntülerinin, ışık yoluyla aktarıldığı ve bazı kimyasal işlemlerle
baskıya hazır hale getirilen yüzeyi ışığa duyarlı metal
plakalardır.
Kalıphane: İçinde kalıpyarı
yıkama ve açma küvetleri, turnet, kopya şasesi, laklama masaları, kalıp
rotüş masaları bulunan bölümdür.
Ecza muhafaza
dolapları: Kalıp eczalarını saklamak ve muhafaza etmek için
kullanılan dolaplardır.
Montaj dolapları:
Çekilecek ve çekilen montajları muhafaza etmekte
kullanılır.
Laklama masaları: Kalıba lak
sürmede kullanılır.
Higrometre: Nem ölçme
aleti. Kalıphanenin nemini ölçmede kullanılır.
Açma
ve yıkama küvetleri: Pozlanan kalıbın açılması ve yıkanması için
kullanılan yerdir. Tabanda ızgara bulunur. Ayrıca açma küvetleri üzerinde;
kalıp açarken oluşan gazların ve buharın tahliyesi için aspiratörlü
davlumbazların olması gereklidir.
Tek metalli
kalıplar: Çinko veya alüminyum metallerinden oluşmuş ofset
kalıplarıdır.
Çinko Kalıplar: Tek metalli
kalıplardır. Tire işler için uygundur. Greni kaba olduğu için ince tramlı
hassasişler için elverişli değildir. Yüzeyi donuk ve koyu renktedir.
Asitten hemen etkilenir. Çabuk okside olur. Basılan kalıp, üzerindeki iş
silindikten sonra gren yapılarak yeniden kullanılabilir.
Aliminyum Kalıplar: Tek metalli kalıplardır. Greni ince
olduğu için ince tramlı hassas kopyalar için elverişlidir. Yüzeyi gümüş
beyazı rengindedir. Asitten hemen etkilenmez. Çabuk okside olmaz. İnce
grenli olduğu için az emaye ve az hazne suyuna ihtiyaç gösterdiği için
avantıjlıdır. Bu kalıplarda da basılan kalıp üzerindeki iş silinip gren
yapılarak yeniden kullanılabilir.
Pozitif tif
kalıp: Pozitif montajdan kalıp çekilir. Emayesi turnette
döküldükten sonra montaj pozlandırılır. Poz gören kısımlar sertleşip kalıp
üzerinde kalır. Poz görmeyen kısımlar açma banyosunda kalıpta çözülüp
kalkar. Kalkan kısımlar asit çözeltisi ile derin yedirilir. Böylece 1-2
mikronluk derinliğe inen yerlere daha sonra sürülen lak yerleşir. Asıl
boyayı alıp baskı yapan kısımlar bunlardır.
Negatif
tif kalıp: Negatif montajdan kalıp çekilir. Kalıbın poz gören
kısımları sertleşir. Poz görmeyen yerler ise banyo esnasında çözülür. İşin
ekonomik yönü hesaplandıktan sonra negatif montaj gerektiriyorsa; işin
negatif filmleri çekilip, negatif montaj yapılır ve negatif kalıp çekilir.
Sonuçta baskı orjinalin benzeri olur.
Ozasol
banyo: (Ozasol açma) Pozlandırılmış ozasol plakanın mukntazam
açılmasını sağlar. Tram noktalarını tahrip etmez. Plaka kenarlarındaki geç
açılmayı ortadan kaldırır. Pozlandırmadan sonra plaka üzerine kafi
miktarda dökülür. İş olmayan kısımlar beyaz (plakanın rengi) oluncaya
kadar banyo edilir. Piyasada konsantre şekilde satılır. Yaz sulandırılma
ve kışın değişik oranlarda sulandırılır. Her firmanın değişik şekilde
miktarı ticari etiketlerde yazılıdır.
Tif
emaye: Ofset tif klişelerinin hazırlanmasında hassas ve ince tramlı
işler için asit tipi developmanlı hazır çinko ve alüminyum hassaslaştırma
solüsyonu.
Tif açma: Emaye ile
hassaslaştırılmış ve pozlandırılmış kalıpların developman solisyonudur.
Kalıbın muntazam açılmasını sağlar. Pozlandırmadan sonra kalıp üzerine
dökülür. İş olan kısımlara tampon ile yayılır. Kalıp üzerinde dairevi
hareketlerle iş olan kısımlarında beyaz köpük bırakıncaya kadar açılmasına
devam edilir. Banyo artıkları rakle ile temizlenir.
Tif İndirme: Tif lakının yerleşebilmesi için gerekli
derinliği sağlayan ve kalıbın tirajında çok öneli olan bir malzemedir.
İstenilen indirmeyi (derinliği) çabuk sağlar. Açılan yazı veya tram
noktalarını hiç bir değişikliğe uğratmaz. Açma banyosundan sonra kalıp
üzerine (öncelikle iş olan kısımlara) tampon ile tatbik edilir. Rakle ile
banyo artıkları temizlenir, ispirto veya su ile iyice
temizlenir.
Tif Lak: Tram çukurlarına iyice
nüfuz eder. İnce tabaka teşkil eder. Kalıp ispirto veya su ile temizlenip
kurulandıktan sonra lak pamukla sürülür, inceltilir ve
kurutulur.
Tif Karartma: Laklanan imajın
daha iyi kontrol edilmesini sağlamak vs. maksatlar için koruyucu amaçlı
bir developmandır. İstenilen siyah örtücülüğü verir. Kalıbın makinede
hemen alışmasını sağlar. Sürülen lak kuruduktan sonra üzerine pamukla tif
karatma sürülür ve pudralanır.
Koruyucu
Zamk: Kalıpları bekleme esnasında oksidasyondan koruyan koruyucu
maddeler ihtiva eden uzun ömürlü bir karışımdır. Kalıbın uzun süre
muhafaza edilmesini sağlar. Kalıp çekiminden sonra ve makine durmalarında
kullanılır.
Ozasol Baskı Plakaları: Yüzeyi
elektrolitik ile kaplanan hazır emayeli plakalardır. Pozitif veya negatif
çalışırlar. Su vermede üstün gelişmeler sağlar. Yüksek baskı tirajına
dayanıklıdır. Pozitif ve negatif plakalar olmak üzere iki türü
vardır.
Pozitif Ozasol Plakalar: Pozitif
montajlar çekilir. Poz gören kısımlar banyoda çözülür gider. Poz görmeyen
kısımlar baskı yapar. Yaklaşık baskı tirajı 50.000’dir.
Negatif Ozasol Plakalar: Negatif montaj çekilir. Bunda
poz gören kısımlar sertleşir. Diğer kısımlar banyoda çözülür. Dayanma
süresi pozitif kalıplara göre daha azdır.
Ozasol
Fikser: Plakanın karartmayı çabuk almasını sağlar. Plakanın ton
yapmasına mani olur. Su-Mürekkep dengesini süratle temin edir. Banyodan
sonra plaka su ile yıkanır ve ozasol fikserle fikserlenir.
Ozasol Karartma: İyi koruyucu vazifesi görür. Plaka
üzerinde kuruma yapmaz. Plaka fikserli iken pamuk tamponla iş olan yerlere
sürülür.
Ozasol Banyo: Ozasol kalıplarda
kullanılan konsantre bir banyodur. 1+9 oranında sulandırılarak
kullanılır.
Çok Metalli Kalıplar: İki veya
üç değişik metal tabakanın birleşmiş şeklidir. Bu metal tabakaların, su ve
boyaya olan reaksiyonları birbirleri ile zıttır. Boyayı kabul etmesi
gereken yerlerde lak yerine, bakır bulunur. Suyu tutması gereken yerler
ise çelik, krom-çelik alaşımı ile kaplıdır. Yüksek baskı tirajlı işlerin
temiz ve yoyaya doygun olarak basılabilmesine imkan verirler. Ortalama
baskı sayısı 100.000’dir. Dezavantajı: Teçhizat ve kalıp olarak pahalı
olmaları, bir defa kulanılabilmeleri ve tashih imkanlarının çok sınırlı
olmasıdır.
Bi-metal kalıp: Bakır-krom veya
bakır-nikel gibi çift tabakalı metal ofset kalıbı. Bakır veya pirinç
taşıyıcı tabaka ve onun üzerinde bir krom tabakasından oluşur. Krom
tabakası suyu kabul eder, boya almaz. Oksidasyonu önlemek için zamklamaya
gerek yoktur. Kalınlığı 0.5 mm’dir. Ortalama baskı sayısı:
100.000’dir.
Tri-metal kalıp: Üç metalli
plakalar. (Krom, bakır, alüminyum) veya (Krom, bakır, çelik) gibi. Bu
kalıplarda çelik veya alüminyum taşıyıcı tabaka üzerinde bakır tabaka
bunun üzerinde de krom tabaka bulunur. Kalınlığı 0.5 mm.dir. Ortalama
baskı sayısı 1.000.000 dur.
Quatro metal
kalıplar: Dört metalli plakalardır. Taşıyıcı alüminyumdur, üzerine
bakır onun üzerine özel bakır, onun üzerine de krom gelir. Özel bakırın
faydası baskıda mürekkep akıcılığını artırmaktır. Ortalama baskı sayısı
1.000.000 dur.
Grenaj: Baskısı yapılan
plakanın tekrar kullanılır hale gelmesi için yapılan temizleme işlemidir.
Çinko ve alüminyum kalıplar kopyadan önce grenlendiği gibi basılan
kalıpları tekrar kullanmak için silme işidir. Grenlenen kalıbın yüzeyi
matlaşır. Bu yüzeyde çok küçük çukurlar oluşur. Bu çukurlar hazne suyunun
tutunabilmesini sağlar. Kalıp grenlenmemiş olsa hazne suyu kalıp üzerinde
kalmaz. Kalıp ton tutar. Çok metalli kalıplar grenlenmez.
Gren makinesi: Çinko ve alüminyum kalıpların üzerindeki
işi silmede kullanılır. Kalıp gren makinesinin tablasına yerleştirildikten
sonra, kalıbın üzerini kaplayacak şekilde porselen bilyeler dökülür. Belli
aralıklarla ince özel kum ve su dökerek titreşim yardımıyla kalıbın
üzerindeki işler silinir, küçücük çukurcuklar oluşur.
Mekanik Grenleme: Kalıbın kum tanecikleri ile bombardıman
edilmesi, fırça yardımıyla matlaştırılması veya bilyalarla kalıp üzerine
küçük çukurlar açılmasına denir.
Elektrokimyasal
Grenleme: Bu yöntemde plakanın yüzeyi iletken bir banyoda
elektronların alüminyumoksidi çok ince bir tabaka halinde ayrıştırmasıyla
gözenekli hale getirir. Mekanik yolla matlaştırılmış plakadan greni çok
daha incedir.
Hamlama asidi: Grenaj
sonrasında kalıbı temizlemek için % 3 oranında kullanılır. Kalıp
fırçalandıktan sonra suyla yıkanır. Grenli kalıp üzerindeki toz ve yabancı
maddeleri temizler. Emayenin kalıba daha iyi tutunmasını
sağlar.
Hamlama: Plaka üzerindeki yağların
ve kirlerin asitli su ile temizlenmesi.
Rakle: Banyo işlemleri sırasında kalıp üzerindeki banyo
artıklarının sıyırılarak atılmasını sağlayan özel lastikli sıyırgaç.
Bunlara ilaveten ayrıca; mezür, pamuk, fırça, huni, filtre ve ispirto gibi
sarf malzemeleri de gereklidir.
Emaye: Işığa
karşı hasas kimyasal malzeme.
Turnet: Ofset
kalıpları hazırlanmasında çinko plakaların emaye ile aynı zamanda
kurumasına yarayan alet. Çeşitli büyüklükte yuvarlak bir dolap halindedir.
Ortada bir motorla dönen kollar vardır. Bunun üzerine çinko kalıp
bağlanır, döndürülerek tam ortadan emaye dökülür, kapak kapatılır; tur
adedi tayin edilir,ısıtma anahtarı açılmıştır. Kısa bir müddet sonra kalıp
hazır olur. Fabrikasına göre çeşitli modelleri, dik ve yatık olanları
vardır. Isıtma ve kurutma tertibatı, devir sayacı, termometre, kalıp
yıkamak için telefon duş tertibatı vardır.
Kopya
Şasesi: Montajı hassas plaka yüzeyine geçirmeye yarayan özel ışıklı
cihazlardır. Kalıp pozlandırmada kullanılır. Montajın emayeli kalıp ile
vakum altında pozlanmasını sağlamaktır. Yeni çıkan şaseler; bir ışık
kaynağı, çift vakum çerçevesi ile kaliteli kalıplar süratle baskıya hazır
lale getirilir. Güçlü mor ışık en modern metal halogen ampülü iyi izole
edilmiş, lamba ile çerçeve arasında ideal mesafe ayarlanmıştır. Cihazın
bir çerçevesinde kalıp pozlanırken diğer tarafında da kalıp
değiştirilebilir. Gerek ışık kaynağı gerekse çift taraflı kullanımı
dolayasıyla %80 oranında zaman ve enerji tasarrufu sağlar. Ön tarafında
elektronik kontrol ve kumanda sisteminde; otomatik ayanlanan poz süresi,
vakum göstergesi, lamba saat göstergesi mevcuttur.
Açma tamponu: Kalıp kopya, banyo işleminde kullanılan
özel fırça.
Kalıp rötüş masaları:
Kalıplardaki film ve bant izlerini rötüş yapmak ve zamklamada
kullanılır.
Retüş: Kalıp-kopya işlemi
sırasında, istenmeyen yerlerin atılması işlemi.
Korrektör: Kopya işlemi tamamlanmış plaka üzerinde,
istenmeyen yerlerin çıkarılmasını sağlayan kimyasal solüsyon.
Difüzyon Pozu: Kalıp üzerindeki bant, film, astrolon,
pislik vb. izlerini pozlama yoluyla yok etmek için difüzyon perdesi ile
verilen pozlamaya denir.
Hazne Suyu
Konsantresi: Düz ofset baskı makinaları için asidik bir hazne suyu
konsantresidir. Konvansiyonel nemlendirme sistemleri için hazırlanmış olup
kalıpları oksidasyona karşı korur. Kalıbı temiz tutar, renk canlılığını ve
parlaklığını temin eder. % 3 – 4 oranında 4.5 pH değerine ayarlanarak
kullanılır.
Kalıp Temizleyici: Ofset baskı
kalıplarındaki kuru ve taze boyaları kağıt ve toz lifleri ile diğer
birikintileri ve toplamayı süratli ve güçlü bir şekilde temizleyen
mükemmel bir kalıp temizleme sütüdür. İhtiyaca göre su ile çoğaltılarak da
kullanılabilir.
Lak Sökücü: Plaka üzerinde
lakın giderilmesiyle grenaj zamanından tasarruf edilir. Kalıpta yapılacak
düzeltmelerde eski lakı sökerek yenisi için lak yerlerini hassaslaştırır.
Pamuğu emdirilmiş lak sökücü ile iyice ovulur. Suyla
temizlenir.
Mizantren: Basan kısımların daha
iyi çıkması için ve basılacak işten daha iyi netice alabilmek için kalıp
arkasında veya kazan kağıdında yapılan işleme denir.
Ton Giderici: Ofset plakalarında tam bir temizlik
yaparak, kurumuş mürekkep, yüzeydeki oksidasyon, tonlama ve diğer kirleri
temizleyen ve güçlü temizlik özelliği ile imaj sahalarının mürekkep tutma
özelliğini arttıran bir karışımdır. Çinko ve alüminyum kalıplarda, baskı
öncesi, baskı anı ve baskı sonrası meydana gelen oksitlenmeyi giderir.
Kalıpların tekrar kullanılmasında koruyucu olarak uzun süre saklanmasını
sağlar. Ton yapan kısımlar pamuk ve süngerle iyice ovulur. Bol su ile
temizlenir.
Tram: Gerek tipo baskıda klişe,
gerek ofset ve tifdruk baskılarda kalıp yoluyla resim basmaya yarayan
noktacıklardır. Baskı çeşidi ve baskı malzemesine göre göre cm2’ye düşen
nokta sayısı değişir.
Termal Kalıp:
Bilgisayardan kalıba sisteminde kullanılan lazer yöntemiyle üzerine
görüntü aktarılan ısıya duyarlı kalıplardır. Bu kalıpların üzerine görüntü
aktarılırken direkt bilgisayardan verilen komutla lazerli pozlama yapılır.
Son teknolojik ofset makinalarında (Speedmaster vb.) kullanılabilindiği
gibi klasik ofset makinalarında da kullanılabilir.
Polyester Kalıp: Film gibi pozlandırılıp yeniden kalıp
çekmeye gerek olmadan baskı makinasına bağlanabilen kalıptır. Her türlü
ofset makinalarında kullanılabilir.
Alkol: Baskıda kaliteyi arttırmak için
kullanılan uçucu sıvı madde.
Asansör: Baskı
makinası aparatlarından biri.Baskıya girecek olan baskı materyalinin
istiflendiği baskı tablasıdır.Buraya baskı materyali düzgün bir şekilde
bırakılmalıdır.
Bağlayıcı: Mürekkep
pigmentlerini birleştiren sıvı madde.
Blanket:
Basılacak görüntünün baskı materyaline aktarılmasını sağlamak için
blanket kazanına takılan materyaldir.
Boya
Ünitesi: Boya ünitesi; boya haznesi, taşıyıcı, verici, ezici ve
dağıtıcı merdanelerden oluşur. Merdanelerin görevi, hazneden boyayı alıp
incelterek, kalıba eşit incelikte ve düzgün olarak aktarmaktır. Kalıba
boya veren merdaneler kauçuk kaplıdır.Diğer merdaneler ise çelik veya
bakır kaplamadır.
Büro teksir makineleri:
Küçük tabaka kağıtlara baskı yapan küçük baskı makineleridir. Takriben
25x35 cm. ebadındadır. Kalıpları genellikle karton veya ozasol
alüminyumdur.
Çok renkli makineler: Birden
fazla ünitenin yan yana gelmesiyle oluşturulan makinelerdir. Ünite sayısı
kadar renk basma imkanı vardır.
Emniyet
tertibatı: Emici kafa ile makaslar arasında, makinaların tiplerine
göre değişen güvenlik tertibatları bulunur. Bunlar çift kağıt akımını,
kağıdın geçip geçmediğini, kağıdın eğri veya kırışık olma durumlarını
kontrol ederler.Gerektiğinde baskıyı, kağıt akışını boya ve su akımını
durdurup makinanın süratini rolantiye alır. Bu kontrol, siviçler
yardımıyla veya mekanik dokunma şeklinde ya da fotesel yöntemiyle
gerçekleştirilir.
Hazne Suyu: Baskıda
mürekkebin dengeli bir şekilde baskı materyaline aktarılması için
kullanılan suya denir.
Kauçuk – kauçuk sistemi: (Ön
– arka baskı sistemi) Bu sistemde tabaka kağıt, aynı baskı
ünitesinde hem ön, hem de arka yüzüne baskı alır ve üniteyi terk eder.
Burada kauçuk kazanlar arasından geçen kağıt, gerekli baskı basıncını her
iki yüzündeki kauçuk kazanlardan alır. Rulo (WEB mi?)set makineleri böyle
çalışır.
Kazan devri: Kağıt akımında
makinenenin baskılı-baskısız erişebileceği dönme sayısıdır.
Küçük ofset makineleri: Büro teksir makineleri de küçük
ofset makineler sınıfına girer. Küçük ofset makinesi sınıfına 46x64 cm
makinalar dahil olmak üzer, bu ebadın altında baskı yapan makineler
girer.
Makaslar: Ön ve yan pozası ayarlanan
kağıt, makaslar tarafından sıkıca tutulur ve döner haldeki baskı kazanına
iletilir. Basılan kağıt istife giderken makaslar geri döner ve yeni kağıdı
baskı kazanına götürür.
Merdane: Boyayı veya
suyu homojen olarak baskı makinesindeki kalıp kazanına gönderen silindirik
yapıdaki parçaya denir.
Merdane Kılıfı:
Merdanenin üzerine takılıp, kenarları dikilerek merdaneye
tutturulan suyun homojen olarak dağılmasını sağlayan beze
denir.
Mizatren: Ofsette; basması gerektiği
halde baskısı çıkmayan bölgelerin, baskı yapacak duruma getirilmesi için
kauçuk altından yapılan besleme işidir.
Mürekkep:
Pigment, vernik ve bağlayıcıların karışımından oluşan materyale
renk veren maddedir.
Nemlendirme Ünitesi: Su
haznesi, vargel ve su veren merdanelerden oluşur. Kalıba su veren
merdaneler kauçuk, diğerleri çeliktir. Kalıba, hazne suyunun eşit
incelikte ve düzgün dağılmasını sağlar.
Numaratör:
Baskı makinesi üzerinde bulunan ve baskı sayarak kaç adet baskı
yapıldığını belirten elektronik cihaz.
Orta ve
büyükboy ofset makineleri: Bu gruba 50 cm x 70 cm’den 110 cm x 160
cm ebadındaki kağıtlara baskı yapabilen makineler girer.
Paralel dizi sistemi: Tek renkli makinelerdeki kalıp,
kauçuk, baskı kazan takımları birbiri ardına birbirlerine paralel
dizilmişlerdir. Her ünite, yani kazan takımı ayrı baskı kazanına sahiptir.
Üniteler arasında bulunan nakil kazanı, kağıdın taşınmasını sağlar. Renk
sayısına göre üniteler altıya kadar çıkar.
Pigment: Boyanın özünü teşkil eder. Onun asıl rengini
verir. Çeşitli vernik ve dolgu maddeleri ile birleştirilerek boya imalinde
kullanılır.
Poza: Baskı sırasında kağıdın
makinada düzgün bir şekilde baskı kazanına iletilmesini sağlayan, ileri
geri hareket ettirilebilen parçadır.
Roland
sistemi: (5 kazalı sistem) Burada iki kalıp ve kauçuk kazanı
arasına bir baskı kazanı yerleştirilmiştir. Kazanlar dikey biçimde ve
hafif kavisli olarak dizilmiştir. İki renk baskısı yapılan kağıt, zincirli
taşıma sistemi tarafından alınır ve diğer çift renk ünitesine
gönderilir.
Saatlik üretim: Sürekli baskıda
ulaşılabilen baskılı tabakaların sayısıdır.
Segatif: Boyanın çabuk kurumasına yarayan bir nevi sıvı
kurutucu.
Siper: Kağıdın asansörden
alındıktan sonra tırnaklara gidene kadar düzgün durmasını sağlayan
parçalardır.
Sparagum: Kauçuğun ezikliğini
gidermek için kullanılan kimyasal maddeye denir.
Spatula: Mürekkebin ezilmesi ve karıştırılmasında
kullanılan geniş ağızlı alet.
Tabaka ofset:
Kesilmiş (tabaka halindeki) kağıtlara baskı yapan
makinelerdir.
Tek renkli makineler: Bu
makineler üç silindir sistemi ile çalışır. Kalıp, kauçuk ve baskı
kazanları normal olarak aynı büyüklüktedir. Bazı makinelerin baskı
kazanları kauçuk ve kalıp kazanlarına oranla daha küçüktür.
Transparan mürekkep: Şeffaf renksiz
mürekkep.
Transparan: Işığı geçiren,
şeffaf.
Trikromi: Üç renkli seri boyalarla
(Cyan+Magenta+Yellow) basılan tram açıları değişik olan baskı çeşididir.
+Black.
Üstübu: Baskı öncesi ve sonrasında
temizlikte kullanılan temizlik materyali.
V –
sistemi: Ofset baskı makine sistemlerinden biridir. Yan yana
dizilen 2 kalıp ve 2 kauçuk kazanın altında bir baskı kazanı bulunur. Çift
renk baskı yapan bir V şekli oluşturur. Çift renk baskı yapılan kağıt,
aktarma kazanı vasıtasıyla diğer üniteye geçerek diğer 2 renk
basılır.
Web ofset makineleri: Ofset baskı
sisteminin gelişmiş şeklidir. Bobin kağıtlara baskı yapar. Tabaka
kağıtlara baskı yapan makinelerden pek farklı değildir. Katlama, kesme,
harmanlama, paketleme, kurutma yapabilecek cihazlar eklenerek muayyen bir
iş görmek için (gazete, dergi, mecmua vs.) imal edilmişlerdir.
| DİĞER BASKI TERİMLERİNE İLİŞKİN
TERİMLER |
Yüksek baskı: Tipo baskı sistemidir. Basan yani
boya alan kısımlar yüksekte olduğu için bu ismi almıştır.
Hurufat: Matbaacılıkta sıcak dizgide kullanılan büyük
küçük bütün harfler, rakamlar ve şekillere denir.
Harf kasası: Dökülmüş harfleri düzenli bölmelerde
saklayan veya hizmete koyan özel yapılı kutulardır.
İşaret kertiği: Harfin kalın yüzeyindeki
oyuk.
Düz baskı: Litografi adı verilmiş olan
taş baskıdır.
Tire: Siyah ve beyaz gibi iki
tondan oluşma yani ara tonların bulunmaması durumu.
Orjinal: Klişesi yapılmak üzere hazırlanmış olan bir
fotoğraf, bir resim çizgi ile yapılmış bir şekil ve bir harta
örneğidir.
Klişe: Matbaada harflerin ve
resimlerin basılması için hazırlanan metal kalıplardır.Yada tipo baskı
kalıbı.
Dycril ve printight: (Daykıl) Bir
nevi naylon klişe. Fotopolimer tabaka.
Tire
klişe: Siyah-beyaz olarak hazırlanmış bir orijinalin noktasız
(tramsız) ton farkı olmadan hazırlanan baskı kalıbı.
Ototipi klişe: Yarımton resim ve fotoğrafların tram
kullanmak suretiyle yapılan baskı kalıbı.
Altlık: Klişe baskıda, klişe kalıbının altına konulan
metal yükseklik.
Anterlin: Dizilen
satırların birbirine karışıp bozulmaması için satır aralarına konulan
umumiyetle iki punto genişliğindeki metal boş satır.
Garnitür: Çember içindeki sayfaların düzenlenmesi için
kullanılan büyük boş malzeme.
Boş takım:
Dizgide kelime ve harf aralarını doldurmak için kullanılan hurufat
metalinden yapılan yarım puntodan bir kadrata kadar olan dizgi
malzemesidir.
Gale: Dizilen kalıpların
bağlanmak ve taşınmak üzere yerleştirildiği tabla.
Çember: Tipo baskı için hazırlanan dizgi kalıpları ve
klişelerinin düzenli olarak bağlanmasını sağlayan, her baskı makinesinin
kendi ölçüsüne göre ezel boyutlarda hazırlanmış olan dörtgen demir
çerçeve.
Vizo: Kalıp sıkıştırmada kullanılan
vidalı kilit tertibatı.
Takatuka: Kalıpta
hurufatı veya basılacak kalıbı bir düzeye getirmek için vurularak
kullanılan tahtadan alet.
Mizantren: Tipo
baskıda kullanılan kalıbın her bölümünün aynı kalitede baskı yapması için
kalıp altından veya kazan kağıdında yapılan işleme denir. Veya basılacak
bir yazı veya resim formasının bazı yerleri hafif ve bazı yerleri kuvvetli
basarki bu kusurları düzeltmek için yapılacak işe mizantren
denir.
Çift: El dizgide harfleri düzeltmek
veyadeğiştirmek için kullanılan cımbız şeklinde alet.
Dubleks: Tram açıları farklı aynı iki klişe ile veya yine
aynı kliye ile yarım tram kaydırılarak iki renk basılan baskıya verilen
ad.
Espas: Harflerin yanyana getirilmesiyle
meydana gelen kelimelerin aralarına konulan harflerden daha kısa olan
metal parçalara ara boşu yada espas denir.
Dublton
boya: Tek renk basıldıktan sonra iki renk gibi gözüken
boya.
Galvano plasti: Kaplama
kalıp.
Soğuk baskı: Ciltler ve kağıtlar
üzerine yapılan kabartma boyasız baskı. (Gofre)
Gofre: Kağıdı baskıda kabartma işlemi.
Karışık kalıp: El dizgi kalıbı içinde, makine dizgi ve
klişe olursa bu kalıba karışık kalıp denir.
Matris: Sıcak dizgide döküm için kullanılan dişi
harfler.
Matris kağıdı: Stereotipide döküm
için kullanılan dişi mukavva kalıp.
Papye
kağıdı: İçinde herhangi bir dolgu maddesi olmayan emici yumuşak
kağıt.
Ara kağıdı: Yeni basılmış olan işteki
boyanın, kendisinden sonra gelen kağıdın arkasını kirletmemesi için araya
konulan emici veya bir tarafı parlak kağıt.
Perforaj: Baskı makineleri ile kağıdın kopması için
yapılan noktaları veya çizgileri delme işlemi veya metal
çizgi.
Pliyaj: Konik; cilt işlerinde,
katlanmayı kolaylaştırmak için, karton veya mukavva üstünde oluk
açmak.
Plunger: Makine numaratörünün
rakamlarını döndüren yazı kısmı.
Pedallar:
Tipo baskı makinesidir. Bu tip makinelerin ilk modelleri ayakla
çalıştırıldığı için bu ismi almışlardır. Yüksek baskı sistemi içinde
pedallar, el tezgahları dediğimiz baskı preslerinin geliştirilmiş
şeklidir. Bu makinalarda baskı kazanları düzdür. Diğer makinelerde ise
baskı kazanı silindiriktir.
Flekso Baskı : Doğrudan yüksek baskı sisteminin
bir dalıdır. Baskı kalıbının yüzeyinde yüksekte kalan işli alanlardaki
mürekkep almış görüntülerin basınç etkisiyle baskı malzemesinin üzerine
geçirilmesi esasına dayanan bir baskı yöntemidir. Kalıbı lastik olan baskı
tekniğidir.Flekso baskı yönteminde kullanılan baskı kalıplarının baskı
kalıplarının baskı yapan kısımları yüksektedir. Baskı kalıplarının
basmayan kısımları ise derindir. Flekso baskı makineleri rotatif oluf
bobin kağıt veya plastik folyeler üzerine baskı yapar. Flekso baskı
sistemi çoğunlukla ambalaj, etiket ve gazete baskısında
kullanılmaktadır.
Anilin boya: Taş kömürü
eterinden elde edilen organik boyadır. Flekso baskıda
kullanılır.
Anilox merdane: Tramlı merdane.
Görevi hazne merdanesinden aldığı mürekkebi baskı silindirine aktarmak
olan anilox merdane krom veya seramikle kaplı metalden yapılmış olup
üzerinde lazerle oyulmuş olup eşit derinlikte gözenekler
bulunmaktadır.
Hazne merdane: Mürekkep
püskürtme merdanesi
Rakle: Mürekkep sıyırma
bıçağı.
Polietilen: Etilen gazının yüksek
basınç ve temperatör altındaki polimerizasyondan meydana gelen
termoplastik (yani ısı ile yumuşayıp yapışabilen bir filmdir. Ambalaj ve
baskı sektöründe kullanılan ucuz ve transparan film.
Polivenil klorür (PVC) : Vinil asetat ve vinil klorür
monomerlerinin polimerizasyondan elde edilen PVC film kokusuz, transparan,
elastik, ve termoplastik bir yapıya sahiptir.
Polipropilen: Dökme PP film aynen PE gibi baz reçinenin
çeşitli katkı maddeleri ile takviye edilmesinden sonra meydana
gelir.
Selofan: Odundan elde edilen selüloz
daha sonra kimyasallarla reaksiyona sokularak viskoz ve daha sonra da
selülozhidrat haline getirilerek film şeklinde preslenir.Bu preslenen
filme selofan denir.
Poliamid film: Isı
yapışmadığı için genellikle PE ile lamine(birleşik)
kullanılır.
Poliester: Poliester filmler
(Pet)
Film: Ambalaj dalında film lifsiz
organik bir maddenin ince ve elastik bir tabakasıdır.
Metalize film: Metalizasyon bir filmin düşük basınç
altında rezistans ile ısıtılan seramik çubuklar üzerinde oluşan alüminyum
buharları ile kaplanmasıdır. Bu metod kaplama, ambalaj sektörü için en
ekonomik olduğundan dolayı çok kullanılır.
Alüminyum folyo: Su buharı ve gazlara karşı en iyi
bariyer malzemelerden birisidir.Alüminyum folyonun kullanıldığı
laminasyonlar sırasında karışıklıklar daha sonra folyonun yırtılmasına
neden olur.Tamamen zehirsizdir. Dünyada gıda maddeleri ile direkt temas
etmesine izin verilen malzemedir.
Laminasyon:
Genel manada iki veya daha fazla materyalin birleştirilerek tek ve
dayanıklı bir malzeme haline getirilmesi işlemi.
Solvent: Tiner, neft, terebentin, vernik gibi eriyiklerin
(sıvı akışkan) genel adı.
UVC pozu: Flekso
baskıda kalıp pozlama için kullanılan ve dalga boyu en düşük olan ışık
kaynağı. UVC-pozu plaka yüzeyindeki yapışkanlığı ortadan kaldırır.UVC
ışığı insan gözüne son derece zararlı olduğundan çıplak gözle bu ışığa
direkt olarak bakılmamalıdır.
Nyflex
kalıpları: Bu plakalar oldukça yumuşaktır. Oluklu mukavva
baskılarında tercihen kullanılır. Sertlikler 34-42 shore arasında
değişmektedir.
Fotopolimer: Plastik klişe
ana maddesi.
Fotopolimer kalıpları: Polimer
(plastik) malzemeden fotomekanik usullerle üretilen kalıplara fotopolimer
kalıp denir. Bu kalıplar genellikle bükülebilir şekilde
yapılmaktadır.
Flekso baskı kalıpları:
Flekso baskıda hazırlanma yöntemine göre ayrılan iki ana kalıp türü
vardır. Bunları lastik ve kauçuk kalıplarıdır.
Çinko klişe: Çinko klişenin hazırlanması fotomekanik
yedirme yöntemi ile yapılmaktadır. Bu yöntem 2 şekilde yapılmaktadır.
a- Manuel olarak hassaslaştırma b- Fabrikasyon olarak
hassaslaştırma
Shore: Flekso baskıda
kullanılan klişelerin sertlik derecesi.
Rölyef: Kabartma etkisi
Densite: Filmin yoğunluk değeri. Ya da kağıt üzerindeki
renk yoğunluğu.
Forsa: İki kazan arası
basınç ayarı.
Şap banyosu: Asit banyosu.
Çinko kalıbın yıkanması için yapılır.
Emülsiyon: Kalıba dökülen hassas madde. (Işığa karşı
duyarlı madde)
Hidrometre: Asit
ölçer.
Tifdruk Baskı: (Almanca tif=derin, druck=baskı)
Oyulmuş bakır kalıplarından baskı yapılan sistemdir. Mürekkep haznesi
içinde baskı motifini belirleyen değişik derinlikteki çukurlarla kaplı bir
silindir dinmekte, bir ragle sıyırıcı basmayacak bölümlerden fazla
mürekkebi sıyırmakta, kauçuk kaplı bir merdane ise kağıdı silindir üzerine
presleyerek baskıyı gerçekleştirmektedir.
Çukur
baskı makinesi: Baskı yapan kısımlar çukur, yapmayan kısımlar ise
yüksek olduğu kalıplardan baskı yapan makinelerdir. Baskı kalıptan kağıda
direkt olarak yapılır. Bu makinelerin diğer yaygın adı tifdruk baskı
makineleridir. Almanca "tief" (derin), "druck" (baskı) kelimelerinden
üretilmiştir.
Transfer makinesi: Çok renkli
işlerde pigment kağıdının silindire geçirilmesinde kullanılan
makinadır.
Pigment kağıdı: Çukur baskı
kalıplarının hazırlanmasında kullanılan yüzeyi ışığa hassas kağıt. Üzeri
boyalı jelatinle kaplı 120 – 150 gr/m2 lik kartondur. Bu karton odunsu ve
selülozdan yapılmış ve tutkallanmıştır. Ph derecesi 7 dir. Kimyevi
reaksiyona girmez. Tutkallı olmasının nedeni boyutlarını değiştirmemesini
sağlamak içindir. Pigment kağıdının üzerindeki jelatinin görevi, resmi
taşımak, silindire aktarmak ve kabarma oranına göre asitin silindire
değişik oranlarda işlemesini sağlamaktadır.
Polyester film: (Auto film) Pigment kağıdı yerine
kullanılır. Uygulama aynıdır. Pigment kağıdı 150 g/m. lik kartondan
yapıldığı için ve üstelik de ıslak çalışıldığı için boyutlarını
değiştirebilmektedir. Polyester filmlerde pigment kağıdındaki jelatin
tabakasına sahiptir. Yalnız kağıt yerine taşıyıcı olarak polyester film
kullanılmaktadır.
Strip: Polyester filmde,
polyester ile jelatin arasında bulunan bağlayıcı bir tabakadır. Bu tabaka,
film silindire sarıldığı zaman jelatin tabakasının silindire kolaş
göçmesine yardımcı olur.
Gümüş halojen film:
Silindir kopya filmidir. Pigment kağıdı veya polyester filminin yerine
kullanılır.
Direkt silindir kopyası: Pigment
kağıdı, polyester film veya gümüş halojen filmlerini pozlandırıp banyo
etmek yerine hassas emülsiyonu doğrudan doğruya silindir yüzeyine sıvanır.
Pozitif montaj silindir üzerine pozlandırılır. Tashih yapılır. Sonra
asitle yedirme işlemi yapılır. Bu sistemin avantajı; resim boyutlarının
değişme sorununu ortadan kaldırır. Modern tifdruk silindir hazırlamada
direkt kopya sistemi uygulanmaktadır.
Elektronik
gravür: Elektronik silindir hazırlama sistemidir. Baskı
görüntüsünün pozitif filmden doğrudan doğruya bakır silindir üzerine
transfer edilerek yapılmasıdır.
Sodyum
bikarbonat: Pigment kağıdının ışığa duyarlı hale getirilmesine
yarayan kimyevi bir maddedir. Pigment kağıdı potasyum bikarbonat eriyiği
içinde banyo edilerek, ışığa duyarlılık kazandırılır. Potasyum
bikarbonat(K2Cr2O7) yerine amonyum bikarbonat ((NH4)2Cr2O7)
kullanılabilir.
Tifdruk tramı: Siyah kareler
halinde veya tuğla biçimindedir. Kalıp silindiri üzerinde boya
çukurlarının ve çukur çevrelerinin oluşmasını sağlar.
Boya sıyırıcı
raklenin temas ettiği kısımlar tramda şeffaftır. Şeffaf kısımların, siyah
kısımları oranı normal olarak 1/3, 1/4, 1/5 oranında olanları vardır.
Tifdruk tramını, ofset ve tipoda kullanılan tramlardan tamamen ayırmak
gerekir. Çünkü tifdruk tramı, yarımtonları noktalara çevirmek için
kullanılmaz. Yalnızca raklenin boyayı sıyırması için zemin teşkiline
yarar.
Klasik sistem tramlama: Burada,
tramlar, yüzey itibari ile aynı büyüklükte, ancak resim tonlarını değişik
derinlikteki noktaların aldığı boya miktarları ile
sağlanıyor.
Ototipi tramlama: Bu da
tifdrukta tramlama sisteminden birisidir. Nokta büyüklükleri, tipo ve
ofsette olduğu gibi, değişiktir. Bu noktaların çapları, resim tonlarını
verir. Noktaların derinlikleri aynıdır. Noktaların çevrelerinde, raklenin
boyayı sıyırması için gerekli olan çizgiler bulunur. Bu çizgiler tramlı
poziitf lith filmdeki şeffaf biçimdedir. Ototifi tifdruktaki noktalırın
hiçbiri birbiri ile temas halında değildir. Her nokta bağımsız olarak
bulunur. Bu tifdruk ototipi tramını, ofset ve tipo için kullanılan
tramlarlardan ayıran bir özelliktir.
Rakle:
Kalıp silindirinden boyayı sıyıran mekanizmadır. Boya sıyırıcı raklenin
temas ettiği kısımlar tramda şeffaf olan kısımlardır.
Soğuk ışık: Pigment kağıdın kopyasında poz aracıdır.
Isınmadığı için pigment kağıdı fazla etkilenmez, genleşmez. Eğer pozda
kağıt ısınırsa pigment kağıt genleşir, uzar bu da ayarsızlığa neden
olur.
Galvano sistem: Çelik silindir üzerine
bakır kaplanmasıdır. Bakır kaplanması galvano sistem ile
yapılmaktadır.
Ballard bakır kaplama:
Silindire bakır kaplama sisteminden biridir. Yaklaşık 0.5 mm
kalınlığındadır. Bu tabaka parlatılır. Kopyadan sonra, asitle yedirilerek
baskı yapacak çukurlar oluşturulur. Baskı işi bittiken sonra silindir
üzerinden sökülüp, elektroliz yolu ile yeniden kaplama işlerinde
kullanılır. Bu sistem bir defa kullanılır.
Temel
bakır kaplama: Bu da silindire bakır kaplama sistemidir. Bu tabaka
daha kalındır. Yaklaşık 3 mm’dir. Baskıdan sonra çukurlar kayboluncaya
kadar üstten sıyrılıp, sonra üzeri yeni kopya yapılır. Bunun dezavantajı
her sıyırmada temel bakır tabakası incelir. Dolayısıyla silindirin çapı da
daralmış olur. Bu dezavantajdan dolayı bu sistem tercih
edilmemektedir.
Asfalt lakı: Bakır silindire
yedirme işlemine başlamadan önce, silindir jelatinsiz yani basmayacak
bölgeleri veya hatalı kısımları, kapatmaya yarayan maddedir.
Yedirme: Bakır silindirin "Demir III Klorür" FeCl3 ile
derinlik (çukurlaştırma) yapma işidir. Yedirme işleminden sonra silindir
baskıya verilir.
Arttırma tashihi: Silindir
çukurlarının daha çok derinleştirilmesi ve resim tonunun daha
yükseltilmesi demektir. Arttırma tashihi için önce silindir yüzeyi
temizlenir. Merdane dayanaklı boya verilir, yedirilmek istenen çukurluklar
çıplak kalır. Korunmak istenen çukurlar boya ile doldurulur. Sonra yedirme
yapılır. İstenen derinliğe ulaşınca yedirme tamamlanmış olur.
Eksiltme tashihi: Silindir çukurlarındaki derinliğin
azaltılarak resim zayıflatımasına denir.
| SERİGRAFİ BASKI
TERİMLERİ |
Serigrafi Baskı: Bir çerçeveye gerilen ince
dokulu kumaş (ipek) ya da metal örgü üzerinde; basılacak şekilin içine
rastlayan delikler açık bırakılır. Dış kısım delikler ise, özel maddelerle
kapatılır. Böylece oluşturulan herhangi bir yüzey üzerine konulup, özel
bir lastikle içine mürekkep yayılarak, toplanınca açık deliklerden aşagı
sızan boya şeklin yüzey üzerine çıkmasını sağlar.
Serigrafi: Elek gibi gerilmiş ince özel ipek dokumaya
dizilmiş yada yazılmış yüzeylerden geçirilen boya ile baskı yapılan
sisteme denir.
Gaze (ipek): Çerçeveye
gerilen ve üzerinde görüntüyü taşıyan dokumalardır.
Elek: Kalıp ipeği.
Foto Şablon:
Elek üzerinde ışığa duyarlı fotografik emülisyonlar kullanmak
suretiyle yapılan çalışmaya denir.
Lak: İpek
üzerinde film yada emülisyonla örtülmeyen kısımlardaki yüzeyleri kapatmaya
yarıyan sıvı maddelerdir.
Stensil: Şablon,
serigrafi kalıbı.
Tiner: Eritgen, mürekkebi
incelten sıvı.
Rakle: Eleğe konan mürekkebi
aşağı geçiren, ahşap ya da alüminyum tutacağı ve buna takılıp
değiştirilebilir özel bir lastik bölümü bulunan baskı
aracıdır.
Akrelik boya: Su ile
inciltilebilen temizlene bilen hertürlü akrilik ve plastik esaslı
boyalardır.
İnceltici: Yapısında mürekkebin
bağlayıcısındaki reçineyi çözen, mürekkebi incilten istenilen kıvama
getiren kimyasal maddedir.
Geciktirici:
Mürekkebin kurumasını hem şablonda hemde sonraki kurutma
tertibatında yavaşlatmayı sağlayan kimyasal maddedir.
Köpük kırıcı: Mürekkeplerin karıştırma ve ragle ile baskı
yapma anında mürekkepler köpürebilir bunu engellemek için kullanılan
kimyasaldır.
Kalıp açıcı: Baskı sırasında
ipekteki tıkanmaları engelliyen kimyasal maddedir.
Pistole: Rakle kullanmadan mürekkebi basınçlı havayla
kalıbın içine püskürten tabanca görünümlü bir baskı aracıdır.
Rulo: Lastik bir silindir ve tutma sapından oluşur.
Mürekkep ezmeye ve kalıp hazırlamaya yarayan aygıt.
Spatula: Kalıba mürekkep koymaya, kalıptan mürekkep
sıyırmaya ve mürekkebi ezmeye yarayan ağaç saplı, çelik yada plastikten
yapılma araç.
Rölyef (Kabartma): Basılan
işe, kabartma tozu serpilip, tozun fazlalığı döküldükten sonra, elektrik
ocağı üstünde ısıtılarak baskının kabartılmasıdır.
Tampon baskı: Kılişe üzerine verilen boya bir
rakle ile sıyırıldığında yalnızca dış kısımlarda kalır. Silikon ve yağ
karışımından oluşan tampon ise bu dişi kısımda kalan boyayı alarak
basılması istenilen cismin üzerine bırakılır. Bu tamponun in büyük
özelliği boyayı kolay kabul etmesi ve kusursuz aktarmasıdır.
Fotopolimer Klişe: Plastik kalıp
Klişe: Pozitif film görüntüsünü taşıyan
kalıp.
Rakle: Fazla boyayı sıyıran
bıçak.
Slikon Tampon : Klişeden görüntüyü
alıp baskı materyali üzerine aktaran silikon ve yağ karışımından oluşan
tampon.
Morlock Gf: Tampon baskı makinesi
türüdür. Mürekkebin çevre ile ilişkisi kesilidir. Bu sebeple hiç
sulandırmadan iki üç gün kullanılabilir.
Morlock
Mtr1: Tampon baskı makinesi türüdür. Yapışkan bir bant vardır ve bu
yapışkan bant programlandırılan baskı sayısına gelindiğinde tampon altına
hareket eder.Tampon bu yapışkan banda basınca üzerindeki boya artıklarını
bırakır.
Morlock Mds500: Tampon baskı
makinesi türüdür. Büyük ve üç boyutlu parçalar üzerine dört renge kadar
baskı yapabilirler.
Hazne: Baskıda
kullanılacak boyanın konulduğu ve boyayı koruyan metal kap.
Koruyucu Bant: Klişenin üzerinde bulunan ve onu ışığa
karşı koruyan bant.
Tesbit Banyosu:
Pozlandırılan klişenin açılmasını sağlayan banyo.
Kapatma Lakı: Klişe tespit banyosundan çıkartılıp el
değmeden suda yıkanır ve kurutulur.Kurutulduktan sonra hatalı yerlerin
kapatılmasında kurutma lakı kullanılır.
Demirklorür
Dolu Küvet: Tespit banyosuyla açılan kısımların açılmasında
kullanılan ve içinde Demirklorür bulunan küvetlerdir.
Digital Baskı: Geleneksel ofset baskı tekniğinde
kullanılan, film ve klasik anlamdaki kalıp gibi iki vazgeçilmez unsurun
ortadan kaldırılmasıyla, herhangi bir fotoğraf, diapozitif, negatif ve
basılmış görüntünün, tarayıcılarla yada doğrudan dijital kameralar yoluyla
bilgisayara aktarılarak, üzerinde çalışılıp değişiklikler yapılmasına;
bilgisayarda metin, grafik, çizim v.b. birleştirilerek bir grafik
dökümanın bir dijital baskı makinası yardımıyla doğrudan baskı materyaline
basılmasına olanak tanıyan sistemin geneline verilen addır.
DİGİTAL BASKI TEKNİKLERİ: NİP (non –
impact printing) yani (dokunmasız baskı) türleri
1- Elektrofotoğrafik ve elektrografik sistemler: Büro
fotokopi cihazlarının çoğunluğu ve lazer yazıcıların temel tekniği bu
gruba girer.
2- Elektrosensitif sistem:
cereyan akım vasıtasıyla bazı maddeler değişime uğramaktadır. Daha çok
küçük baskı sahası olan cihazlarda tatbik edilir. Örneğin, printerli masa
hesap makinası.
3- Manyetografi sistemleri:
Elektrostatik sistmelerde olduğu gibi görüntü tonerle elde
edilir.
4- İnkjet sistemler: Mürekkep damla
damla püskürtülür ve görüntü bu sayede olur.
5-
Termografi sistemleri: Görüntü ısı yoluyla sağlanır. Bunun için
renkli hassaslaştırılmış bantlar ıswanmış veya sıvanmış malzeme
kullanılır. Uygulama sahası yavaş renkli yazıcılar ve dijital renkli
fotokopi cihazlarıdır.
DİGİTAL İMAGE: Bir
görüntünün bilgisayar ortamına taşınarak orada çeşitli görsel malzemelerle
desteklenip işlendikten sonra bir digital baskı makinasından çıkış
alınmasına denir.
RIP(Raster İmage
Prosesor): Bilgisayarda hazırlanan (postscript dili ile) metin ,
grafik ve resimleri bir yazıcının ve pozlandırıcının anlayabileceği dile
çeviren yüksek performanslı, prosesor(hesaplayıcı) dır.
DIŞ MEKAN BASKI: Dış mekanda kullanılan reklam ve tanıtım
amaçlı broşür, afiş, bilboard,araba üstüne yapıştırılan stickerler v.b.
gibi malzemelerin hazırlanmasında kullanılan baskı
çeşitleridir.
Digital baskı yöntemiyle dış mekan
baskı:
1- Branda Baskı: Binalar üzerine
yapılan reklam çalışmaları bu gruba girer.
2- Saç
tabela üzerine vinyl baskı: Saç tabela üzerine yapıştırılan reklam
afişleridir.
3- Araç üzerine uygulama:
Folyoya dijital baskı yapılır. Parça parça basılan iş araç üzerine ısıyla
geçirilir. Isıyla işin araç üzerine iyice kavranması
sağlanır.
4- Yol kenarları reklamları: Kuşe
yada 1. Hamur kağıda dijital baskıyla basılır.
5-
Üç boyutlu reklam panoları: Grafik solvent bazlı mürekkeple vinyl
yada folyo üzerine basılır.
6- Yer grafikleri:
Sürtünmeye dayanıklı solvent bazlı mürekkep kullanılarak baskı
yapılır. Laminasyon malzemesiyle sürtünmeye karşı laminasyon
yapılır.
7- Mega light orta refuj ışıklı reklam
panoları: Grafik ters olarak durantransdeninel yarı opak bir
malzemeye basılır.
8- Creative cephe kaplama
baskılar: Vinyl ile hazırlanan grafik solvent bazlı mürekkeple
basılır. Mağaza ve alışveriş merkezlerine dış kısmına bu baskı türü ile
reklam asılır.
9- Mağaza cephe uygulamaları:
istenilen büyüklükte iş hazırlandıktan sonra makina ebadına göre parça
parça basılır. Laminasyonla birleştirilir.
10-
Bilboardlar: Çeşitli gramajlarda 1. Hamur kağıtlara istenen grafik
basılır.
11- Posterler: Kuşe kağıda,
muşambaya, kumaşa veya vinyl üzerine solvent bazlı mürekkeple baskı
yapılır.
12- Bez afişler: Grafik kumaş
üzerine istenilen ebatta basılır.
İÇ
MEKAN(İN DOOR) BASKI:
1- Vitrin içi
uygulamalar: Vitrin içine yapıştırılan uygulamalardır.
2- Sanatsal baskılar: Tuval üzerine çalışılmış bir resim
gibi sonuç veren baskılardır.
3- Stand sistemi
oluşturma: Basılan iş stand şekline göre parçalar ayrılarak işi
standa yapıştırılır.
4- Cam grafikleri: Cam
yüzeyleri için üretilmiş delikli bir materyal üzerine baskı yapılır. Bu
baskıya içtende baksan dıştanda baksan aynı gözükür.
5- Market, iş merkezi ve bunun gibi yerler için reklam panoları
uygulamaları: Dış havaya mağruz kalmayacağı için laminasyona gerek
yoktur.
6- Dekorasyon uygulamaları ve ışıklı
baskılar: Hazırlanan grafik duratrans denilen yarı transparan bir
malzemeye basılır.
7- Muşamba üzeri uygulamalar:
Baskı materyali muşambadır. Baskısı bittikten sonra elastik bir
yapıya sahip olduğundan istenilen her yere monte edilebilir.
Hologram: Doğru ışıklandırma altında, nesnelerin
gerçekte olduğu gibi, farklı açılardan görülebildiği üç boyutlu
görüntülerdir. Bu üç boyutlu görsel verilerin kaydedilmesi, depolanması ve
tekrar görülebilmesini sağlayan işlemler dizisine de "Holografi"
denir.
Hologram; ışıklandırma şartları altında bakıldığında,
cisimlerin gerçek dünyada olduğu gibi değişik açılardan görülebildiği, üç
boyutlu görüntülerden ibarettir. Holografi ise üç boyutlu görsel bilginin
kaydedilebilmesi, depolanması ve tekrar gözlenebilmesini sağlayan
işlemleri dizisidir.
Hologramın kullanım alanları geniştir. Her
türlü termoplastik işleme dayanıklı düz satıhlarda uygulanır. Tatbik
edilen ürünü daha fazla değerlendirir ve tüketici üzerinde ürünün
"kaliteli, lüks, değerli" olduğu imajı yaratır. Grafik tipografik ve
holografik eleman kombinasyonu baskılarda (kitap-dergi kapağı, dosya,
ambalaj kutuları, etiket, tebrik kartları, reklam broşürleri ve panolar,
hediyelik eşyalar vs.) çok göz alıcı ve etkili olur. Hologramın en önemli
hedef grupları arasında kozmetik ve ilaç sanayii, kitap dergi ve tebrik
yayınevleri, elektronik ve fotoğraf firmaları, bankalar ve sigorta
şirketleri, otomobil ve makine üretimi, tekstil sanayii, yüksek kaliteli
ticari ürünler ve gıda sanayii bulunmaktadır.
Beyaz
(normal) Işıklı Hologram: Bu Hologram yöntemi; üçüncü boyutu bir
eksene indiren ve sanki objeyi bir yatay yırtmaçtan seyrediyormuş imajını
yaratan Hologram yöntemidir.
Referans
Dalgası: Işık yayılması bir dalgalanma olarak tarif edilebilir. Bir
objeden yayılan ışık dalgası, mesela bir fotoğraf malzemesi vasıtasıyla
doğrudan kaydedilemez. Objenin ışık dalgasını tamamen kaydedebilmek için,
üzerine referans dalga olarak bilinen ikinci bir dalga bindirilir. Bu
olaya "Işık Enterferansı (Girişim)" denir. Enterferans neticesinde mekan
itibarıyla dağılan ışığı fotoğraf malzemesine kaydetmek
mümkündür.
Master Kalıp (Shim): Geliştirilen
hologramın çok sayıda kapsamının üretilebilmesi için kağıt, ince plastik
film veya metal folyo üzerine, holografik görüntüyü oluşturan karmaşık,
mikroskobik şekillerin basılabildiği kalıplardır. Holografik ürünler;
kredi ve kimlik kartları, pasaport, hisse senedi gibi kıymetli evrak,
marka etiketleri, logolar gibi marka koruyucu malzeme üzerinde geniş çapta
kullanılır.
Master kalıp, fotoresit master plakadan elektroplating
yöntemi ile üretilir. Bunlar özel holografi labaratuvarlarında hazırlanır.
Bu kayıt olayına uluslar arası dilde "Mastering" denir.
Hologram Baskısı: Master kalıp üzerindeki holografik
görüntü, özel baskı makinesinde basınç ve sıcaklık altında üretim
malzemesine aktarılır. Bütün bu işlemler sırasında kullanılan kimyasal
maddelerin saflığı ve temizliği, çevre şartları, son ürünün kalitesi
yönünden çok önemlidir.
Hologram
çeşitleri:
3D (3 boyutlu): Orjinal
objeler veya küçültülmüş/büyütülmüş modeller içerir. Gerçek cisimle
benzeri görüntü verir.
2D/3D: 3D gibi
derinliğe sahip olan ve bakış açısı değiştiğinde tayf renkleri değişen
hologram tipi. Bunlarda düş bir grafik motif (çizim, logo, şekil) ön
plandadır.
2D: Çeşitli resim bölümlerinde
renk değişimi vardır fakat derinlik yoktur. Özellikle dekorlar, yazılar ve
basit grafiklerde kullanılan hologram tipidir.
Saçılım Ağı (Diffraction Grafings) Hologramları: Bu tür
hologramlar, gerçek görüntü vermezler. Ancak çok ilgi çekici prizmatik
şekiller yaratırlar. Değişik açılardan gökkuşağı etkileri
oluştururlar.
Stereogramlar (Multiplex): Çok
boyutlu etki oluşturmak için holografik proses uygulanan, hareket içeren
hologramlardır. Hareketli cisimler, özel efektler ve bilgisayar grafikleri
stereogramlar oluşturmak için kullanılabilir.
İnteraktif Hologram: Çift pozlandırma yoluyla üretilen
hologramlarda bakış açısı yatay değişikliğe uğradığında farklılık meydana
gelmektedir. Aynı objede farklı (içerde/dışarda, açık/kapalı) hareketler
görülmektedir.
Entegral Hologram: Motifler
normal ışıklandırmada bir film kamerası ile çekilir ve bölümler halinde
yüzlerce bireysel resim parça parça laser tekniği ile bir master hologram
oluşturulur.
Empülsiyon Hologramlar:
Hareketli objelerin veya canlıların çekimi ançak katı rubin laserle
yapılabiliyor. Çünkü ancak bu laserlerin flaş süresi 1/1 000 000 saniye
(hatta 1/1 000 000 000 saniye) olmaktadır. Bu tip hologramlar ancak özel
ihtisaslaşmış labaratuvarlarda gerçekleştirilebir.
Kinegram: Sadece emniyet sahalarında kullanılan özel
mikrostrüktürlü hologram tipidir.
| BANKNOT (PARA) BASIM
TEKNOLOJİSİ |
Gravür Tekniği: Bir banknotun sahteciliğe karşı
ana emniyet unsurudur. Bir çeşit oyma tekniğidir. Gravür sanatçıları bile
kendi yaptıkları bir çalışmanın aynısını ikinci bir kez
yapamazlar.
Giyoş: Resim, peyzaj, portre
dışında banknotun fonunda görülen elle yapılması mümkün olmayan çok ince,
yer yer inceli kalınlı, yer yer birbirine paralel, birbirini kesen ve
tamamlayan negatif ve pozitif çizgilerin meydana getirdiği simetrik veya
asimetrik şekil ve motiflerdir.
Banknot Tekniği:
Şu aşamalardan oluşur. Ilk olarak bir banknotun ön ve arka yüzüne
basılacak olan resim, portre, tarihi yer manzara vb. unsurların seçimi
gelmektedir. Daha sonra seçilen unsurların grafik tasarımlarının,
gravürlerinin yapılması, giyoş çizimlerinin ayarlanması, baskı makinesi
için şablonların hazırlanması, kağıt ve mürekkebin hazırlanması, baskı
servisinde kuru ofset, çukur baskı ve numaratör baskılarının yapılması,
kurutulması, kalite kontrolünün yapılması, kesim ve paketlenmesi
gelmektedir.
Baskı Makinaları: Banknot
basımında kullanılan makinalar aşağıdadır. Bu makinalar sırayla baskı
yaparlar, bir makina bastıktan sonra belli bir zaman bekletilen
(kurutulan) kağıtlar diğer makinada işleme tabi tutulur.
1-Simultan
(Kuru ofset) baskı makinası 2-İntağlio (Çukur) baskı makinası (arka
baskı) 3-İntağlio (Çukur) baskı makinası (ön baskı) 4-Numaratör
baskı makinası
Kağıt: Banknot basımında
emniyetli olması ve baskı kalitesinin iyiliği yönünden pamuktan veya
pamuk-keten karışımından imal edilmiş kağıtlar kullanılır. Banknotun
dayanıklılık ve emniyet özellikleri düşünülerek en kaliteli pamuk ve
ketenler seçilir. Önce hammaddeler temizlenir ve yabancı maddelerden
arındırılır. Istenilen rengin elde edilmesi için (çeşitli kimyasal
maddelerle) ağartma işlemi uygulanır. Daha sonra pişirme, bunu takiben bol
artezyen su ile yıkanır. Tekrar su ilavesi ile hamur haline getirilir. Bu
safhada istenen fiziksel dayanıklılığı sağlamak için gerekli ilaveler
yapılır ve bu %99.5 su, %0.5 elyaftır. Bu karışım elekten geçirilerek
kağıt elde edilir. Eğer arzu edilirse renkli elyaflar kağıdın hamuruna
katılır. Emniyet şeridi ve filigran ise kağıdın imalatından sonra ve
kurutulurken yapılırlar. Kağıt üretimi ülkemizde olmadığından dolayı;
dışardan ihraç etmekteyiz.
Nyloprint Kalıp:
Kuru ofset makinasında kullanılır. Fotomekanik atölyelerinde
montajı yapılmış yada bilgisayardan elde edilmiş filmler, düz baskı kalıp
atölyesinde kalıp şekline dönüştürülür. Her rengin montajı ve kalıpları
ayrı ayrı yapılır.
| BASKI SONRASI İŞLEMLERE İLİŞKİN
TERİMLER |
Cilt: Baskılı formaların çeşitli teknikler
uygulanarak kitap haline getirilmesi işlemi.
Ciltci
: Kitap ciltleme işini yapan kimse (mücellit).
Ciltcilik : Bir yapıtın sayfalarını çeşitli işlemlerde
bir araya getirip ona son biçimini vererek süslü ve koruyucu sert ya da
yumuşak bir kapakla donatmaya yönelik etkinlik.
Cilt makineleri: Cilt işleri için kullanılan, kağıt
kesme, makas ve giyotinleri kırma-katlama makineleri, harman makineleri,
tel ve iplik dikiş makineleri, tutkal, kambura, kapak takma, zımba ve
pilyaj makineleri…
Giyotin (Bıçak): Kağıt
tabakalarının küçük ebatlara bölünmesinde ya da ciltlenmiş formaların
ağızlarından traş alınmasında kullanılan; günümüzde çoğu elektronik
kumanda sistemli kesim makinaları.
Mukavva Bıçağı :
Mukavvayı kesmek ve yarmak için kullanılır. Özel olarak bu işi için
imal edilir. Sap kısmı kuvvetli, ağız kısmı ise istenilen ölçüye göre
ayarlanabilen ve iki ağız keskin bir bıçaktır.
Amerikan cilt: Tutkallı cilttir. Bu yöntemle formalar
dört kenarından kesilir ve plastik tutkalla sırtlarından birbirlerine
yapıştırılır. Sırt yüzeyini tülbent ya da tel ile daha da sağlamlaştırmak
mümkündür.Uzun süre kullanılması gerekli kitaplar ya da ajanda gibi yılın
her günü kullanılması zorunlu olan ürünler dışında karton kapaklı ciltleme
sistemleri geliştirilmiştir. Bu sistem ülkemizde Amerikan Cilt türü olarak
tanımlanmaktadır. Amerikan cilt makinesinde, harmanı çekilmiş formaların
sırt kısmı özel tırtıllı bıçaklarla traşlanır, bu bölüme tutkal sürülüp
kapak takılarak preslenir. Günümüzde yüksek tirajlı (roman, öykü, ders
kitabı vb) ürünlerde ekonomik ve hızlı olması nedeniyle tercih edilir.
Kuşe kağıtların ciltlenmesinde tercih edilmemelidir.
Mekanik Ciltleme : Bu yöntemde; kapak ve iç sayfalar
biraraya getirildikten sonra metal ya da plastikten yapılmış spiral, vida
ve perçinlerle birbirine tutturulur.
Telle Dikiş
: Formaların ya da tabaka halindeki kağıtların tel zımba ile
birbirine tutturulması işlemidir.Sırttan ve üsten telle dikiş olmak üzere
iki şekilde yapılır. Sırttan Telle Dikiş : Dergi, broşür, bülten ve
katalogların ciltlenmesinde, maliyeti düşük ve uygulaması en kolay olan
sıttan telle dikiştir. Sayfaların tamamen açılarak kolay ve rahat bir
okuma sağlaması bu yöntemin en büyük avantajıdır.
Üstten Telle Dikiş : Sırttan tutturulmayacak kadar kalın
kitap, dergi, makbuz, bloknot, fatura ve bilet koçanlarının biraraya
getirilmesinde üstten telle dikiş yöntemi kullanılır. Tek dezavantajı
sayfaların tamamen açılmasına olanak vermemesidir. Tel, zamanla paslanıp
sayfayı yırtabilir. Bu nedenle telle dikiş yöntemi, sözlük, ansiklopedi
gibi başvuru niteliği taşıyan ve uzun ömürlü olması gereken yayınlarda
tercih edilmemelidir.
İplikle Dikiş : Bu
yöntemle formalar sırtlarından delindikten sonra; ipek, pamuk ya da
naylondan yapılmış ipliklerle dikilirler. İpliklerle dikiş yöntemi
günümüzde artık makineleşmiştir. Bu makineler basılan bütün formaları
ardarda ve birbirine bağlı olarak diker. Dikilen formalar daha sonra,
kitabın içeriğini oluşturan gruplar halinde kesilerek birbirinden ayrılır.
İplikle dikiş pahalı ama en uzun ömürlü ciltleme yöntemidir.
Üç ağızlı giyotin: Ciltcilikte kullanılan ve kitapların
üç tarafınıda el değmeden arka arkaya, otomatik kesen giyotin
bıçak.
Kambura: Ciltte kitap sırtlarının
yuvarlatılması işlemi. Çok sayfalı ve sert kapaklı kitap ajanda vb.
materyallerin dayanıklılığını arttırmak ve estetik görünmesini sağlamak
amacıyla iplik dikiş ve tutkallamanın ardından el ile (çekiç ile sırta
vurarak) veya makine ile yapılan bir işlemdir.
Forma: Matbaacılıkta kullanılan temel hesaplama
birimlerinden birisi olup, sekiz ön, sekiz arka olmak üzere 16 sayfadan
oluşan kitap bölümüdür. Tabaka kağıdın saat yönünde üç kez katlanması ile
elde edilir. Baskı hesabı, 4, 8, 16 ve 32 ...sayfa şeklinde 4'ün katları
olarak planlanır. 4 sayfalık planlama çeyrek forma, 8 sayfalık planlama
yarım forma ve 16 sayfalık planlama tam forma olarak ifade
edilir.
Kırım: Tabaka halindeki basılı
materyalin elle ya da makine ile katlanarak forma haline getirilmesi
işlemi.Dört temel kırım tekniğinden söz edilebilir. Yatay, dikey, akardeon
ve bohça kırım. Bu dört kırımdan 64 çeşit kırım üretilebilir.
Harman: Formaların cilt öncesi kitap birimi haline
getirilmek üzere sırayla yan yana veya iç içe dizilmesi. Bazı durumlarda
tabaka harmanı yapılması da gerekebilir. Tabaka harmanı için yatay ve kule
tipi harman makineleri üretilmiştir.
Perferaj
: Fatura, irsaliye, vezne alındıları, uçak vb. araçların
biletlerinde kopyalarının kolay kopması için baş ve sırta yakın kısma
boydan boya açılan deliklere denir.
Pilyaj :
Dosya, broşür, dergi vs. gibi basılmış materyallerin kırım yerlerine
denir.
Gofre (Kabartma) : Davetiye, tebrik,
karvizit vb. gibi materyallerin üzerine kabartma tozu serpilerek ve bu
kısmın üst tarafta kalacak şekilde fırınlanması işlemine denir. Gofraj
işlemi, bir dişi ve bir erkek kalıp yardımıyla tipo baskı makinelerinde de
yapılabilir.
Yaldız Baskısı : Metal klişe
veya kurşundan hazırlanmış tipo baskı kalıbının ısıtılarak, cilt bezi ya
da benzeri bir materyal üzerine konulmuş yaldız kağıdına (elle veya
mekanik) yoluyla elde edilen transfer baskı.
Yaldız
Boyama (Bronzlama): Toz halindeki varak, gümüş vb. yaldızların
transparan baskı yapılmış baskı altı malzemesine serpilmesi yoluyla
yapılan boyama işlemi. Dini kitap baskılarında, tarihi mozaik baskılarında
ve ambalaj sanayindeki lüks ve pahalı kutu, kağıt baskılarına uygulanan
altın, gümüş, bakır ve bronz rengindeki tozların sürülmesini
kolaylaştırır.
Şiring (Paketleme) : Teslime
hazır hale getirilmiş dergi, kitap, broşür, katalog gibi basılı
materyallerin tek tek ya da ikili, üçlü olarak postaya verilmesi için
plastik ambalaj malzemesinin (folyo) ürünlere sarılıp, ısı yardımıyla
kenarlarının yapıştırılması işlemine denir.Ürünlerin taşınma ve depolanma
sırasında nemden zarar görmesini ve dağılmasını önler.
Ebru : Ebruculuk, ciltleme tekniğinde kağıtta desen
oluşturmak için el becerisiyle yapılan işlere denir.
Şömiz : Sıvama kapakların dışına sarılan gömlek. Şömizler
kitap kapağı gibi tasarlanıp basılaraksert kapaklara takılır.
Lama : Giyotinin kesici çelik ağzı.
Cilt Tezgahı : Ciltlenecek kitapların elde dikildiği
tahta aygıt.
Cilt Ana Kapağı (Yan kağıdı) :
Ciltlenmiş bir kitapta, dış kapakların iç yüzlerini cilde bağlayan,
dış kapakla ara kapak arasındaki yaprak (Bu kapağın ön ve arka yüzü
yazısızdır.) Osmanlı ciltciliğinde bu kapaklar çoğunlukla
ebruludur.
Broşlamak : Basımevinde basılan
yaprakların ya da dikilmiş formaların sırtına karton ya da kağıt
yapıştırarak bir cilt oluşturmak.
Kılavuzlu Cilt
: Kitabın niteliğine ve önemine göre, kapakların, tek, çift ya da
üçlü kılavuzla bezendiği cilt.
Kordonlu Cilt
: Forma kırnaplarının kitabın sırtında küçük çıkıntılar oluşturduğu
cilt.
Yarıklı Cilt : Forma kırnaplarını
geçirmek için yaprakların sırttan yarıldığı cilt.
Kalamazo: İçine hareketli föy (yaprak) takılan ve bir
anahtar düzeneği ile föy arasına göre ayarlanabilen bir tür klasördür.
Kalamazolar, bilgisayarların olmadığı dönemlerde bankalarda, vergi
dairelerinde ve pek çok işletmede muhasebe hesaplarının tutulmasında
yardımcı defter olarak kullanılırlardı.
| BASKI YÜZEY KORUMA
İŞLEMLERİ |
Baskı Yüzey Koruma : Cilt işi bittikten sonra
kitap, dergi, broşür, dosya vb. gibi materyallerin üzerine güzel bir
görüntü vermek ve dış etkenlerden korumak için yapılan bir işlemdir.
Bunlar selefon, laklama ve verniktir.
Selefon
(Laminasyon): Basılı broşür, dosya, kitap kapağı gibi çok
kullanılan basılı materyallerin dış etkenlerden korunması (güneş, nem,yağ
vb.) için baskı yüzeyine sıvama yoluyla kaplanan ince bir jelatindir.
Matlık veya parlaklık etkisi yaratabilir.
Lak: Broşür, kitap kapağı, katalog, dosya, davetiye gibi
işlerde baskıyı dış etkenlere karşı korumak ve ürüne parlaklık kazandırmak
için baskı yüzeyine mürekkep gibi uygulanan bir madde. Kanserojen etkisi
nedeniyle gelişmiş ülkelerde kullanımı giderek azalmaktadır.
Vernik : Baskı yüzeyine uygulanan koruma işlemlerinden
biri olup dayanıklılık ve parlaklığı lak kadar olmasa da yüzeye
uygulanması kolay bir madde.
| CİLTCİLİKTE KULLANILAN EL
ALETLERİ |
Demir Gönye ve Demir Cetvel : Ölçüm işlerinde
dayanıklı olması açısından metal ölçü aletleri tercih
edilmelidir.
Çekiç : Özellikle elle kambura
açma işi için gerekir.
Pergel : Değişik cilt
işlerinde kullanılır.
Deri Bıçağı : Deri
kenarlarını inceltmeye yarar.
İp Kıskacı :
Deri ciltlerde sırtın ip kabarcıklarını düzenlemeye yarar.
İp Dağıtmak İçin Teneke : Bu alet cilt iplerinin uçlarını
dağıtmak için kullanılır. Çinko parçasından yapılır.
Biz : Bu alet pek çok işin yanısıra, daire şeklinde
mukavva parçaları keserken de işe yarar.
Istaka: Cilt işlerinde kullanılan kağıt katlamaya yarayan
kemik yada tahtadan yapılmış yassı bir el alet.
İskarpela : 15 mm genişliğinde keskin ağızlı bir alettir.
Ciltbentlerde şerit geçecek yarıkları açmak için kullanılır.
Testere : Küçük bir el testeresi ve kıl testere
bulundurulacak olursa oyma kalıp motifleri ve küçük yuvarlak kutu
mukavvaları kesilebilir. Forma sırtlarını işaretli yerlerden kesmeye
yarar.
Tahtalar : Kapağı takılmış kitap ve
mukavvaları sert ağaçtan tahtaları arasında baskıya konur. Değişik
büyüklükte tahtalara ihtiyaç vardır.
Yaldız Baskısı
İçin Kumpas : Bu alet masa üzerine yatırılabilecek ve elle rahatça
sıkılabilecek şekilde yapılmıştır. Bununla kitapların yaldızlama işi
yapılır.
Deri Taşı : Üzerinde deri traş
edilecek olan bu taş tahminen 30x40 cm büyüklüğünde bir litografya
taşıdır.
Deri Ütüsü : Bu alet deriyi
düzeltme de kullanılır.
Cilt İğneleri :
Bunlar kitap dikmek ve şiraze örmek için kullanılan yorgan
iğneleridir. Genelde büyük boylu ve ince olanları tercih
edilir.
Zımpara kağıdından eğeler : Bunlar
üzerine zımpara kağıdı yapıştırılmış mukavva veya tahta parçalarıdır.
Büyükleri bir elle kolayca kavranabilecek kadar olmalıdır. Bu aletle
mukavva kenarları yuvarlatılır. Bundan başka mukavvanın üzerinde veya
kesik yerlerindeki pürüzleri düzeltir.
Boya çanakları, fırçalar,
boya serpmek için teller ve sert fırçalar : Bunlar kitap kenarlarını
boyamak, ayrıca renkli kağıtlar yapmak için kullanılır.
Dikiş tezgahı : El ile dikilecek kitap, defter gibi
işlerin dikilmesi için kullanılan alete denir. Alt kısmı yeterli
büyüklükte bir tabla ile, üstte gergi ipi veya şeritlerin gerileceği bir
çerçeveden ibarettir. Tahtadan yapılmıştır.
| CİLTCİLİKTE KULLANILAN
MALZEMELER |
Krome Kartonlar : Bir yüzleri satine edilmiş
olup çoğunlukla ilaç kutuları ve diğer küçük ambalaj işlerinde
kullanılır.
Krome Lüks Kartonlar : Bir
yüzleri çok iyi satine edilmiş olup lüks kapak, davetiye, kartvizit,
reklam işlerinde tercih edilir.
Bristol Kartonlar
: Çok iyi cins kartonlar olup kapak işlerinde
kullanılır.
Dosyalık Kartonlar : Bristol
cinsinden olup genellikle dosya ve karteks işlerinde kullanılır.
Gri Mukavva : El işlerinde ve makinelerde
kullanılmak üzere 2 çeşit imal edilir. Uzun elyaflıdır. Kutu, ambalaj,
anakart ve benzeri işler makinelerde kullanılan, ciltlemede kapak olarak
kullanılanlarda elle yapılır. Kullanılmış eski kağıtlardan imal
edilirler.
Saman Mukavva : Yanlız el işleri
için imal edilirler. Kısa elyaflı olup gevrek bir yapıdadır. Çabuk
kırılır. Ana maddesi buharlaştırılmış samandır. Paket olarak hesaplanır.
Ucuz olduğundan kalitesiz cilt işlerinde kapak olarak
kullanılır.
Holzpappe (Odun hamurundan) : Bu
mukavvaların öz maddesi kısa lifli odunlardır. El işleri için yapılanları
paket usulü hesaplanır. Makinede kulllanılacak olanlar ise gr/m2 olarak
hesaplanır. Takvim ve çeşitli pano işlerinde kullanılır.
Astarlı Mukavva : Hem el işlerinde hemde makinede
kullanılacak şekilde imal edilir. Ana maddesi buharlaştırılmış odun
parçalarıdır. Astarlı olduğundan lüks kutu işlerinde ve ambalaj yapımında
iyi netice verir.
Preslenmiş Mukavva :
Hadern denilen bir maddeden yapılır. Sert bir taşla zımparalanıp
cilalanır. Çok sert olduğundan klasör, kartaj işlerinde kullanıldığı gibi
cereyan geçirmediğinden izolasyon işlerinde de kullanılır.
Sert Mukavva : İsminden de anlaşıldığı gibi çok serttir.
Bükülebilir. Fakat kırılmaz. Çanta imalinde, fihrist ve kartaj işlerinde
kullanılır.
Sırt Mukavvası : Yumuşaktır,
kitap sırtlarında kullanılır. 80-100'lük paketler halinde satılır,
hesabıda paket üzerinden yapılır.
Kaliko Cilt Bezi : Kalikolar pamuk ipliğinden
yapılan cilt bezleridir. Dayanıklı cilt yapımında kullanılır. İlk olarak
1825 de yapılmıştır. Suya karşı hassastır. Islaklık leke bırakır. Sudan
etkilenmeyeni de yapılmıştır. İki yüzü de örülmüştür. Fakat örgü dışarıdan
belli olmaz.
Vinleks Cilt Bezi : Ana maddesi
PVC (POLY VİNLY CLORUR) dır. Yıkanabilir, dayanıklıdır. Çeşitli kalınlıkta
yapılabilir.
Üzeri Yazıyabilir Bezler : Özel
olarak ehliyet, nüfus cüzdanı, kimlik kartları için imal
edilir.
Alkor : Taşıyıcıları iplik değil
kağıttır. Ambalaj kağıtları üzerine PVC kaplanarak yapılır.
Suni Deri : Dosya, klasör, kitap cildi sümen işlerinde
kullanılır. Ana maddesi PVC' dir,
Diğer Bezler
: Cilt kapağı olarak kullanılmayan tülbent, Paprolin bezlerde
vardır. Bunlar daha çok harita onarımında şerit yerine forma sırtlarında
kullanılır.
Deri Çeşitleri : Maroken,
Sahtiyan, Domuz, Keçi, Koyun derileri cilt işlerinde en çok kullanılandır.
Sayılanların ilk üçü en iyi ve dayanıklı olanıdır. Bunlar kimyasal
işlemden sonra ciltlemede kullanılır. Koyun derisi ucuz, dayanıklı ve
parlak olduğundan renklendirilerek kullanılır. Renklendirme de analin ve
örtücü boya kullanılır. Örtücü boya derideki hataları giderir.
Tül (Gaze): Ciltcilikte sırta konan ve
formaların kendisine dikildiği veya zamklandığı seyrek elyaflı, fakat
sağlam pamuklu bez.
Şiraze : Kitapların
kafaya bağlandıkları yerin iki ucunda ibrişimden örülen ince
şerit.
Kırnap : Ciltlemede kullanılan
belirli uzunluktaki iplik.
Kola : Soğuk ve
sıcak olarak iki şekilde yapılır. Hammaddesi nişastadır.
Jelatin : Kemikten imal edilen
yapıştırıcıdır.
Çırış : Bitkisel bir
yapıştırıcıdır.
Dekstrın : Mısırın 200
derecede kaynatılmasıyla elde edilen zarf ve pul arkalarında kullanılan
çabuk kuruyan bir yapıştırıcıdır.
Selüloz :
Duvar kağıtlarıyla afişlerin yapıştırılmasında
kullanılır.
Plastik tutkal : Cilt işlerinde
kullanılan 30 kg'lık bidonlar içerisinde satılan bir yapıştırıcıdır.
Yapılacak işe göre az miktarda su katılır.
Cilt
boyaları : keten, deri, pandizot kumaş ve benzeri cilt kapağı
malzemeleri üzerine baskı yapmak için kullanılan, ışığa dayanıkla örtücü
boyalardır.
Sıcak tutkal : Boncuk ve tabaka
halinde satılır. Suda eritilerek kullanılır. Kitap kabını ve sırtını
yapıştırmada kullanılır.
Sentetik Yapıştırıcılar
: Ana maddeleri PVC'dir. Su ile yapılanları olduğu gibi aseton ve
benzinden yapılanları da vardır. Bu yapıştırıcılar bir kere sürülünce bir
daha su veya benzinle dahi çıkmaz.
Gummi Arabikum :
Buna bizde "arap zamkı" denir. Az yapraklı defter, kitap işlerinde
kullanılır.
| BASKI ALTI MALZEMELERE İLİŞKİN
TERİMLER |
Baskı taşıyıcı malzemeler: Boyayı kabul eden ve
onu üzerinde taşıyabilen, cisimlere "baskı taşıyıcı malzemeler" denir. Bu
malzemeler genellikle kağıt, karton, mukavva olabileceği gibi, plastik
folye, cam, seramik, metal, kumaş gibi çeşitli materyaller
olabilir.
Kağıt: Hammaddesi odun, saman,
paçavra gibi bitkisel maddeler olan, üzerine baskı yapılmaya elverişli
tabakaya kağıt denir.
Kağıdın gramajı: 1
m2’nin gram olarak ağırlığı.
Kağıdın hamuru:
Kağıdın yapılmadan evvelki son durumu.
Kağıdın
suyu: Kağıdın makinada dokunuş istikameti.
Rule kağıt: Bobin halinde sarılmış sonsuz
kağıt
Birinci hamur kağıt: Selülozu çok,
odunu azdır.
İkinci hamur kağıt: Odun
miktarı ile selüloz miktarı birbirene yaklaşıktır.
Üçüncü hamur kağıt: Odun miktarı çok, selüloz miktarı
azdır.
Kuşe kağıt: Yüzeyleri dolgu maddeleri
ile kaplanıp perdahlanarak kaliteleri yükseltilen bu kağıtların her iki
yüzü parlak olanlarına kuşe kağıdı denir.
Tabii
kuşe: Tabii kuşede dolgu maddeleri, kağıt hamurunun içine
karıştırıldığı için, yüzeysel dolgu maddeli kuşe kağıtlara oranla bunların
beyazlıkları daha azdır.
Kromelüks (krome)
kağıt: Bir yüzü dolgu maddeleri ile kaplanıp perdahlanarak kalitesi
yükseltilen bu kağıtlara krome kağıt veya kromelüks adı verilir. Bu
kağıtların bir yüzü parlak diğer yüzü mattır.
Bristol karton: Çok beyaz ve iyi kalite bir karton
cinsidir. 1., 2., 3., kalitede cinsleri vardır. Bir yüzü yarı parlak diğer
bir yüzü beyaz mattır.
Pelur kağıt: Çok
hafif, çok ince kağıttır. Düz ve soğan pelur cinsleri
mevcuttur.
Otokopi kağıtları: Diğer adı
mikrokapsül sıvamalı kağıt olan otokopy kağıtları, kendinden kopyalı
kağıtlar olarak bilinir. Kağıdın bir yüzüne gözle göremediğimiz, içi
mürekkeple dolu mikro kapsüller sıvanır. Kağıdın diğer yüzüne sert bir
cisimle bastırıldığında (kalem gibi) mikrokapsül patlar ve bir alttaki
kağıt yüzeyine aynı görüntü geçer. Fatura, irsaliye gibi çok kopyalı
işlerde kullanılır. CB, CFB, CF cinsleri mevcuttur.
Ozalit kağıtları: Kağıt veya aydınger orjinallerden resim
ve proje çoğaltmaya yarayan yüzeyi ışığa karşı duyarlı madde ile kaplı
kağıttır. Matbaalarda amonyak developerli olanları kullanılır. Yapılan
montajların baskıdan önce müşteriye onay için ozalit maketleri kullanılır
ve direk montajda kullanılır.
Aydınger kağıtları:
Daha çok mimarların kullandığı kaygan yüzeyli, saydam özel bir
kağıt cinsidir. Matbaalarda düşük tirajlı tire işlerin baskısında film
yerine kullanılır. Dizgilerin ters emülsiyonlu olarak laser printerlarda
çıkış alınması yoluyla elde edilen aydınger çıktılar, doğrudan montajda
kullanılır.
Papye kağıdı: İçinde herhangi
bir dolgu maddesi olmayan emici yumuşak kağıt.
Kalender: Kağıt fabrikalarında kağıt ütüleme ve parlatma
ünitesi veya makinası.
Higrometre: Nem ölçü
aleti.
Karton: Bitkisel selülozun mekanik
veya kimyasal yollarla istiflendirilmesi veya atık kartonların yeniden
liflendirilmesiyle elde edilen hamurlardan üretilen sert, dayanıklı ve
kalın kağıt malzeme olarak tanımlanabilir.
Stifnis: Kartonun eğilmeye karşı gösterdiği direnç olarak
tanımlanan stifnis kutu üretiminde kullanılacak kartonun en önemli
özelliğidir.
Metal: Daha çok ambalaj
sanayinde kullanılan ve dayanıklıkları uzun ömürlü olan sac, teneke vb.
metaryellerdir. Tabaka halinde basılırlar. Daha sonra şekillendirilirler.
Üzerlerine renkli baskı yapılması için öncelikle beyaz emaye ile
kaplanırlar, daha sonra baskıya alınırlar. Kola kutuları, konserve
kutuları, diğer teneke (yağ, peynir, zeytin, pasta vb. ambalajlanmasında
kullanılır.
Cam: Transfer baskı (labaratuvar
aletleri vb), tampon baskı ve serigrafi baskı da kullanılan baskıaltı
malzemesidir. Ambalajlamada cam kavanoz ya da şişe olarak karşımıza çıkıp,
etiketli olarak kullanılabilirler.
Plastik:
Enjeksiyon kalıplama yöntemiyle endüsteriden gelen erimiş plastik
yüksek basınçla kapalı ve soğutulan bir kalıp içine püskürtülür ve orada
sertleştirilir. Arzu edilen şekli aldıktan sonra çıkartılır.
Plastik Filmler: Polietilen (PE), polipropilen (pp),
polivenül klorür (PVC), poliamid., poliester gibi türleri olan plastik
filmler ambalaj sanayiinde; kimlik, kredi kartı vb. üretiminde yaygın
olarak kullanılırlar. Vakumlu gıda sanayi, pet şişe sanayi, laminasyon
teknolojisine dayalı kimlik kartı üreten sektörler plastik filmlerden
yararlanılar.
Alüminyum folyo: Su buharı ve
gazlara karşı en iyi bariyer malzemelerden birisidir.Tamamen zehirsizdir.
Dünyada gıda maddeleri ile direkt temas etmesine izin verilen malzemedir.
Alüminyum folyonun her iki tarafına baskı yapılabilir. Işığı iyi yansıtır.
Bir tarafı mat ve diğer tarafı düzgün ve parlak olarak üretilir. Göz alıcı
dizaynlar yaratabilmek için ters baskılı bir filme lamine
edilebilir.
Ahşap: Serigrafi baskı ve tampon
baskı tekniğinde baskı altı malzemesi olarak kullanılabilir.
Kumaş: Serigrafi baskının yaygın kullandığı baskı altı
malzemelerden birisidir.
| MATBAA MÜREKKEP TERİMLERİ |
Mürekkep: Herhangi bir motifi, resmi, yazı ve
şekli baskı materyallerine aktarılmasını sağlayan bir
maddedir.
Yağ bazlı mürekkepler: Tipo ve
ofset baskı sistemlerinde kullanılan mürekkeplerdir.
Bağlayıcı: Mürekkep içindekipiğment zerreciklerinikağıda,
daha doğrusu baskı altı malzemesine yapışmalarını sağlayan oksidasyon
kurumalı vernik.
Pasta: Mürekkebin
kalitesini etkiler, imalat esnasında ilave edilir. Kayliteli bir
mürekkepte sürtünmeye karşı mukavemet,boyanın haznede yatmaması veboyanın
kauçuğa yapışmamasını sağlar.
Matbaa
boyaları: Matbaa boyaları esas itibariyle ikiye ayrılır. Bunlardan
öz; renk veren, vernik de yağ kısmıdır.
Toprak
boyalar: Bunlar doğada doğal olarak bulunur. Kullanılmaya elverişli
bir hale getirmek için ayıklanır, temizlenir, yıkanır kurutulur, ögütülür
elenir ve nihayet karıştırılarak kullanılır.
Kimyevi madeni boyalar: Toz boyalar gibi hemen doğrudan
doğruya temizlenip öğütülmek suretiyle kullanılmazlar. Bunların birkaç
nev’i bir arada hususi kazanlarda kaynatılarak ve kimyevi muamelelere tabi
tutulmak suretiyle boya maddeleri elde edilir.
Uzvi
boyalar: Nebati ve hayvani maddelerden çıkarılan
boyalardır.
Beziryağı: Beziryağı keten
tohumundan elde edilir. Bunlar preslerde iyice ezilerek yağı
çıkarılır.
Sikatif: Kurumayı hızlandıran bir
maddedir. Havanın oksijen ile mürekkebin bağlayıcı bünyesinin reaksiyonunu
hızlandıran özel bazı karışımlardır.
Solvent bazlı
mürekkepler: Flekso, tifdruk ve serigrafi baskılarında kullanılan
mürekkeplerdir.
Pigmentler: Mürekkebe renk
veren maddelerdir. Basılan mürekkep filminin transparan veya örtücü
oluşunu, ışık ve kimyasal maddelere dayanıklılık derecesini tayin eder. Bu
nedenle mürekkebin en önemli bir parçasıdır.
Vernikler: Mürekkebin pigmentten sonra en önemli yapı
taşıdır. Mürekkepte pigmenti baskı yüzeyine taşımak ve orada tutunmasanı
sağlamaktır.
Kuruma: Mürekkebin baskı
yapıldıktan sonra akışkan halden katı geçmesi olayına denir.
Penetrasyon(Nüfuz etme): Mürekkebin sıvı fazının baskı
yüzeyi tarafından emilmesi yoluşla oluşan kuruma şeklidir.
Oksidasyon ve Polimerizasyon: Mürekkebin vernik ve
pigment kısmı havanın oksijeni ile birleşerek kimyasal reaksiyonlar sonucu
polimerleşip sertleşmektedir.
Polimerler:
Yapılarında düzenli bir şekilde tekrarlanan küçük moleküllü birimlerden
oluşmuş yüksek molekül ağırlıklı bileşiklerdir.
Buharlaşma (Evaporasyon): Mürekkep yapısında bulunan
uçucu solventlerin baskıdan hemen sonra buharlaşarak mürekkep filminden
uzaklaşmaları yoluyla oluşan kuruma şeklidir.
Radrasyon: Ultroviyole(UV) ve Infraruj (IR)ışık
enerjileri yardımıyla mürekkep filminin baskı yüzeyinde sertleşmesi,
polimerleşmesidir.
UV kuruma: Ultraviole
ışık enerjisi yardımışla meürekkep filminin baskı yüzeyinde sertleşmesi,
polimerleşmesidir.
IR kuruma: Infraruj ışık
enerjisi yardımıyla mürekkep filminin baskı yüzeyinde sertleşmesi,
polimerleşmesidir.
Renk sabitliği: Işık
haslığıda denir. Renklerin kaç gün süreyle solmadan kaldığını gösteren
birimdir. Renk sabitliğini etkileyen pigmentlerdir. Renk sabitliği 1 ela 8
değreleri arasında değişir. 1 rakamı rengin kısa zamanda solacağını
gösterir. 8 olan renk ise uzun süre rengin solmadan kaldığını gösterir
(1=Çok düşük, 2=Düşük, 3=Orta, 4=Oldukça iyi, 5=İyi, 6=Çok iyi, 7=Üstün,
8=Mükemmel).
Tigsotropi: Durgun haldeki
mürekkep çok katıdır ve kolay kolay akmaz, fakat biraz karıştırınca akmaya
başlar. Mürekkebin bu özelliğine "tigsotropi" denir.
Tack (Yapışkanlık): Mürekkebin ayrılmaya gösterdiği
dirençtir. Veb ofsetteyaş üstüne yaş baskılarda mürekkeplerin tacklarına
göre sıralanmaları büyük önem arzeder. Sonradan basılan rengin ilk
basılanı yolmaması (veya ilk basılan rengin üzerine tutunabilmesi) için,
skala mürekkeplerin tacklara göre sıralanması gerekmektedir.
Pantone mürekkepler: ÇBS Printaş pantone renkleri
"PANTONE" sistemi esas alınarak hazırlanmıştır. 10 ana renk ve transparan
beyazın belli yüzdelerde birbiri ile karışımları neticesinde 1000 ayrı
renk elde etme sistemidir.
Jobbing mürekkepler:
Emici özelliği olan materyallere yapılan genellikle tire işlerin
baskılarında kullanılan tipo mürekkepleridir.
Heat-Set mürekkepleri: Mürekebin ihtive ettiği
çözücülerin ısı yardımışla ortamdan uzaklaştırılması ile kuruyan veb ofset
baskı mürekkepleridir. Kısaca ısı ile kuruyan mürekkep
diyebiliriz.
Nüans: Ayrıntı, ton
farkı.
Aktüalite: Eski bir haberi
canlandırmak.
Amors: İç sayfaya dönen
(Devama giden) yazının birinci sayfadaki bölümü.
Asparagas Haber: Uydurulmuş haber. (Doğru olmayan, yalan
haber.)
Bülten: Haber ve yorumlardan kurulu
bir yazı türü.
Dekroşe: Yan sütunlara taşan
yazı, başlık ya da resim.
Demarkaj: Bir
haberi ve yazıyı yeniden yazmak.
Desinatör:
Gazete ve dergiler için, bir kazanın, bir olayın oluş biçimini temsili
olarak vermek gerektiğinde, sonuca bakarak ya da görgü tanıklarının
anlatımlarına dayanarak canlandırma yapan sanatçılardır.
Devam başlığı: Devam (mabat) sayfalarında kullanılan
başlıklardır. Önce verilen başlıkların daha küçük puntolu karakterleri ile
dizilir.
Diktraksiyon: Oyalayıcı,
eğlendirici, dinlendirici yazılar.
Fersude:
Baskıda herhangi bir nedenle kirlenen, bozulan, bu nedenle satışa
çıkarılamayan gazeteler.
Gabarit: Sayfa
maketi hazırlamak için basılmış kağıt, mizanpaj kağıdı, plan
kağıdı.
Gazete: Belirli boyutlu ve sınırlı
sayfalı olup, birbirini izleyen numaralarla yayınlanan, günlük olaylara
ilişkin çeşitli yazı, resim ve ilanları içeren, belirli bir eder
karşılığında satılan, genellikle günlük, süreli, basım
ürünüdür.
Gazeteci: Bir gazetenin haber,
yorum, fikir, resim gibi çeşitli konulardaki malzemesini toplayan, yazan,
çizen, çeken ve bu malzameyi, belli biçimler altında okuyucuları için
tertip ve tanzim eden kimse.
İkinci baskı:
Yeni bir olayı vermek için gazetenin aynı günde ikinci kez
basılması.
İktibas: Tıpkı basım, başka bir
kaynaktan elde edilen yazının gazetede aynen yayımlanması.
Kalibraj: Dizilmemiş bir yazının sayfa sütunundaki
boyunun hesaplanması.
Kolonaj: Dizgiye
gönderilecek yazının kaç sütun üzerinden gireceğini
göstermek.
Künye: Gazete sorumluları ile
büro çalışanlarının adlarının yer aldığı bölüm.
Küpur: Gazeteden kesilen yazı.
Lapider: Sayfa sonuna ya da paragraf aralarına konan
geometrik şekiller.
Lejant: Resim alt
yazısı.
Lezard: Bir sayfada sözcük
aralarındaki boşlukların alt alta gelmesiyle ortaya çıkan duvar çatlağı
gibi beyazlık.
Mabat: Devam sayfası, arka
sayfa.
Madalyon: Çerçeveli küçük yazı,
resmin bir köşesine konulan küçük resim.
Maketist:
Sayfa düzenlemesi, planı yapan kimse.
Manşet: 1. Sayfanın yukarısında gazetenin adının,
fiyatının, adres ve telefon numaralarının bulunduğu bölüm. Gazete
başlığının sağ ve sol yanındaki yerler, sağ ve sol
manşetlerdir.
Marj: Sayfanın basılmış
bölümünün dışında kalan boşluk.
Müvezzi:
Gazete satıcısı, dağıtıcısı.
Sansasyonel
haber: Tirajı artırmak için süreli olarak heyecanlı haber
vermek.
Sansasyonel gazete: Düşüncelerinden
çok duygularıyla harekete geçen orta sınıf insanlara seslenen, insanların
düşünce tembelliklerinden yararlanarak yayınını sürdüren gazete türü. Bu
tür gazeteler insanları zihinsel uğraşlardan çekip alıp, intihar, soygun,
dolandırıcılık, hırsızlık gibi eylemler, cinsellik çerçevesindeki olaylar
genel içeriklerini oluşturur.
Spot (Özel haber
kesiti): Haber metninden biraz daha büyük harfli puntolarla
dizilen, haber içindeki özellikleri vurgulamak, ana ayrıntıları başlık
kompozisyonu içerisinde sergilemek için kullanılan genellikle sıralamada
başlıktan sonra yer alan haber ayrıntısıdır.
Stop
press: En son gelen haber ve bu haber için, yani bu haberin
gelebileceği düşüncesi ile sayfada bırakılan boşluk.
Sürmanşet: Birinci sayfada büyük puntolarla gösterilen en
önemli haber.
Tabloid Gazete: Standart boy
gazetenin yazısı büyüklüğünde baskı alanı olan, magazin
gazetesi.
Takvim-i Vekayi: II. Mahmut'un
özel çabalarıyla çıkarılan, yazarları, düzeltmenleri müderrisler arasından
seçilen ilk Türkçe gazete. (Ekim 1831)
Tefrika:
Diziyazısı, roman düzmecesi, uzun bir yazının bölüm bölüm
verilmesi.
Teknik Sekreter: İyi bir genel
kültür sahibi olan, basın hukuku bilen, grafik tekniklerini, bilgisayar
kullanmayı ve arşivlemeyi iyi bilen sayfa düzenlemesinden (Mizanpaj)
sorumlu olan kişidir.
Tiraj: Baskı
sayısı.
Tirübün (Hangar): Gazeteciler
arasında genellikle, başlığın altında yer kalan bölgeye manşet adı
verilmekteysede buranın gerçek adı “tirübün”dür.
Üvertür: Tirübünde yer alan haberin başlığına “üvertür”
denir.
| KARTONAJ VE AMBALAJ
TERİMLERİ |
Ambalaj: Ambalaj ürünlerin korunması,
dayanıklılığının sağlanması, kolay taşınası ve tüketicinin dikkatini
çekmesi için kullanılan ağaç, cam, metal, kağıt-karton vb. materyallerden
yapılan ürün tamamlayıcı olan bir araçtır. Bu malzeme cinsleri arasında,
matbaacıyı en çok ilgilendiren kağıt ve özellikle karton
ürünlerdir.
Kartonaj: Kartonaj kelimesi
dillimize Fransızca’dan adapte edilmiş olup, Fransızca’da sözlük anlamı
olarak; karton kutu, kap geçirme, mukavvacılık ifadelerinin
karşılığıdır.
Günlük yaşantımızda her zaman ve her yerde
karşılaştığımız, kullanıp tükettiğimiz karton malzemeden üretilmiş basılı
matbaa ürünlerinin tasarımı ve üretimini anlatan bir
kavramdır.
Konstrüksiyon: Karton ambalajın
teknik tasarımı. Görsel tasarıma geçmeden önce ambalajın gerçek baskı
kartonundan bir prototipinin (maketinin) üretilmesi gerekir. Bu örnek
üzerinde ambalajın ürünü taşıyıp taşımayacağı, kilit sistemlerinin
uygunluğu, darlığı, genişliği kontrol edilir. Ayrıca fire durumu gözden
geçirilir.
Seperatör (Ayırıcı): Ambalaj ile
ürün arasına yerleştirilen karton, oluklu mukavva, strafor ya da hava
yastığına verilen ad. Ambalaja konulacak ürünlerin sert ve sivri
noktalarının ambalaja dokunan kısımları delici olabilir. Ya da çarpmalara,
düşmelere karşı ürünün daha fazla korumaya ihtiyacı olabilir. Bu ve
benzeri durumlarda ürün ile ambalaj arasına seperatör (ayırıcı)
yerleştirilir.
Tam Kesim: Kutu açınımını
karton tabakasından ayırmak amacıyla yapılan kesimdir.
Pilyaj : Katlama yerlerinin düzgün ve kolay katlanması
için yapılan ezme işlemidir. Kalın malzemelerin ezilmesinde veya 180
derece katlanacak olan yerlerde kalın ezme kullanılabilir. Ezme
bıçaklarının kalınlık değeri yaklaşık olarak kullanılan kartonun
2/3’üdür.
Perforaj: Kolay kopması istenilen
bölümlerin belirli aralıklarla kesilmesi işlemidir (Delik veya çentik
açılması).
Çoklu Basım: Yüksek tirajlı
işlerde büyük ebatlı bir tabaka üzerine çok sayıda ambalaj döşenir ve
baskıdan sonra herbir ambalaj kesilerek ayrılır, katlanır ve yapıştırılır.
Burada dikkat edilmesi gerekli husus, çoğaltılan filmler ile kesim
kalıplarının maliyetinin doğru saptanmasıdır.
Parçalı Konstüriksiyon: Belirlenen kutu tasarımının
yapısına göre bazen tabaka üzerinden gereğinden fazla fire meydana
gelebilir. Bu tür durumlarda, mevcut tasarımı iki ya da üçe bölerek
tabakaya döşemek, baskıdan sonra ayrı ayrı parçaları yapıştırma yoluyla
birleştirmek daha ekonomik olabilir. Zaman, işçilik ve tutkal gideri doğru
hesaplanmak kaydıyla parçalı konstürüksiyon bazı durumlarda yararlı bir
uygulamadır.
Kesim Kalıbı: Kutu açınımını
karton tabakasından ayırmak için kalıp tahtaları üzerine çeşitli
yöntemlerle bıçakları yerleştirerek hazırlanan kalıba kesim kalıbı
denir.
Kalıp Tahtaları: Üzerine kesim
şeritlerinin yerleştirildiği düzgün yüzeyli, sert ve dayanıklı tahta.
Kesim kalıplarında kullanılan tahtalar 8-12 kat arasında değişen, kayın
ağacı tahtasından 15-18 mm arasında kalınlıktadır. Kesim kalıbı tahtası
mümkün olduğu kadar homojen bir yapıya sahip olmalı ve herbir katının su
yönleri birbirine dik olmalıdır.
Bıçaklar
(Şeritler): Karton ambalaj üretiminde kullanılan kesim, perforaj ve
pilyaj işlemlerini gerçekleştirmek üzere üretilmiş metal
şeritler.
Dekupaj: Bıçakların
yerleştirileceği kanalların açılması işlemi.
Bıçak
Kesim Aracı: Kesim tahtasına kanallar açıldıktan sonra bıçaklar,
açılan kanala uygun uzunlukta bıçak kesim aracı ile kesilir.
Dentelaj: Tırtıklı ya da çeşitli eğimler içeren serbest
kesimler.
Köprü Açma: Kesim bıçağının
kontraplak üzerinde tutunabilmesi için bıçak üzerinde oluk açılması
işlemi. Kontraplakta bu oluğun denk geldiği yer doludur ve bıçak buraya
tam olarak oturur.
Raport: Bir desenin baskı
materyali üzerinde sürekli tekrarlanması.
Hava
Yastığı: Genellikle plastik malzemeden yapılmış ürünü dış
etkilerden koruyan içi hava ile doldurulmuş koruyucu. Daha çok elektronik
eşyalarda kullanılır.
Ürün Üniforma: Bir
kimsenin, tasarımı gördükten sonra hatırlamasını sağlayan, ambalajın en
anahtar grafikleridir. Bir ambalajın üzerindeki görsel tasarım unsurları.
Örneğin bir kolonya kutusu üzerinde baskı olmasa da o kolonya şişesini
taşır. Baskılı kısım ürünün üniformasıdır.
Marka
İmajı: Çekicilik oluşturması, üzerindeki renk ve yazılarla tanıtma
yapması, ambalajın satış arttırıcı imaj oluşturmasını sağlar.
Pencereli Kutu: Bazı ürünlerin (oyuncak, kalem, çakmak,
parfüm vb.) ambalaj açılmadan rafta veya vitrinde gözükmesi istenebilir.
Bu istek ambalaja açılacak bir oyuntudan yararlanılarak sağlanabilir.
Ancak ürünün düşmemesi içinde bu pencere jelatin vb. bir saydam malzeme
ile kapatılmalıdır.
Temel karton
özellikleri:
Su Yönü: Kartonu meydana
getiren elyaflar, üretim sırasında sahife içinde şaşırtılmalarına rağmen
üretim prosesi gereği yine de akış yönünde hizalanma eğilimindedirler. Bu
eğilim, kartonun su yolunu oluşturur.Diğer bir deyişle, karton yapım
aşamasındayken kağıt hamurunun suyu süzülüp, merdanelerden geçerken kağıt
lifleri bir tarafa doğru yatar. Liflerin yattığı yöne kağıdın su yönü
denir. Kağıdın su yönü baskı aşamasında makinenin kazan miline paralel
olmalıdır.
Karton ambalaj özellikle otomatik dolum makinelerinde
doluma girecekse karton su yönünün büyük fonksiyonu vardır. Karton su
yolunun yanlış olması durumunda ambalajın dış görünümünde yaylanmalar
ortaya çıkabilir, ambalajın yan yüzeylerinde dirençsizlik
oluşabilir.
Gramaj: Temel özellik olan
gramaj, kartonun 1 m2sinin ağırlığıdır. Gramaj sahası bir karton
makinesinin belirleyici özelliklerinden birisidir. Kartonun diğer bazı
önemli özellikleri gramaja bağlı olarak değişim gösterirler.
Baskı,
kutu yapımı, dolum ve kullanımda gramajın fonksiyonu yoktur.
Kalınlık: Kalınlık, bir karton üreticisi için en önemli
özelliktir. Çünkü kutuluk kartonun en önemli özelliği olan stifnis,
kalınlığın bir fonksiyonudur ve stifnis değerinin artması öncelikle
kalınlığın artmasına bağlıdır. Kalınlıktaki 1 misli artış, stifniste 5-8
misli bir artışa yol açabilmektedir.
Dolayısıyla kutuluk karton
üretiminde hedef, en düşük gramajda en yüksek kalınlığın alınmasıdır.
Kalınlık, basılabilirlik ve işlenebilirlik için önemli bir özelliktir.
Baskıda, pilyaj ve keskide sağlıklı bir çalışmanın olabilmesi için
kalınlığın hem aynı tabakada, hem de balya içinde ard arda gelen
tabakalarda homojen olması istenir.
Stifnis:
Kartonun eğilmeye karşı gösterdiği direnç olarak tanımlanan
stifnis, kutuluk kartonun en önemli özelliğidir. İşte bu özellik bütün
kutuluk karton üreticilerinin en iyisine ulaşmayı hedefledikleri bir
kalite kriteridir.
Rutubet: Kartonun 105 °C
sıcaklıkta kurutulmasıyla tespit edilir. Karton rutubeti, kartonun
basılabilirlik, işlenebilirlik ve hatta kullanılabilirlik özelliklerini
etkilemektedir.
Karton, hidrofil bir malzemedir ve rutubeti
kendisininkinden yüksek bir ortama girdiğinde rutubet almaya, tersi
durumda ise rutubet vermeye eğilimlidir. Dolayısıyla öncelikle karton
rutubeti, çevre rutubetiyle dengede olmalıdır. Eğer bu denge yoksa,
kartonla çevre arasında rutubet dengeleninceye kadar rutubet alışverişi
olmakta, bu da kartonda düz duruşu etkilemekte, onun basılabilirliğini ve
işlenebilirliğini engelleyen ondülasyon ve kıvrılma sorunlarına yol
açabilmektedir. Dolayısıyla kartonun depolanması, basılması ve
işlenmesinin klimatize edilmiş, yani rutubeti karton rutubetiyle dengede
bilinen mahallerde yapılması uygundur.
Karton, rutubeti düştükçe
gevşekleşir ve kırılganlığı artar. Bu da özellikle yüksek gramajlarda
işlenebilirlik özelliğinden olan pilyaj yapılabilirliği, olumsuz yönde
etkiler ve pilyajlardaki çatlama eğilimini arttırır.
Karton
rutubetinin fazla olması ise öncelikle stifnisi düşüreceği için, dolumda
sorunlar yaratabilir, transport ve rafta kutular bozulabilir,
kullanılabilirlik olumsuz yönde etkilenir. Diğer yandan, karton
rutubetinin fazla olması basılabilirlik özelliğini de etkileyebilmektedir.
Karton rutubetinin fazla olması, baskı mürekkebinin hem fiziksel, hem de
kimyasal kurumasını geciktirdiğinden baskıda kuruma sorunlarına yol
açabilir.
Yüzey pH değeri: Karton yüzeyinin pH değeri 4.5'in
üzerinde olmalıdır. Yüzey pH değeri kartonun basılabilirlik özelliğini
etkilemektedir. pH değerinin 4.5 altına düşmesi baskı mürekkebinin kuruma
süresini uzatır. Arka verme sorununu arttırır. Baskı plakasının çabuk
aşınmasına yol açar. pH değerinin çok yüksek olması, yeterli dayanıklılığı
olmayan baskı mürekkeplerini bozar. Oksidatif kuruyan keten yağı ve
benzerlerinin sabunlaşmasıyla Tack problemleri oluşur.
Cobb Değeri:
Karton yüzeyinin suya karşı gösterdiği direncin veya suyu kabulünün bir
ölçüsüdür. Veya diğer bir deyişle kartonun tutkallama derecesidir. Ve
kartonun basılabilirlik ve işlenebilirlik özelliklerini
inceler.
Ofset baskı tekniğinde ana ilke olarak baskı mürekkebi
yanında su kullanılır. Karton yüzeyinin mürekkep almayacak kısımlarına su
tatbik edilir. Kullanılan bu su, karton yüzeyi tarafından kontrollü olarak
alınmalıdır. Fazla alınması durumunda çeşitli baskı sorunlarına yo
açabilir.
Tozlaşma: Baskı sırasında, çapak
yaparak baskı kalitesinin bozulmasına, ayrıca kalıp ve kauçuğun yıkama
sıklıklarının artmasına ve dolayısıyla da duruş sürelerinin artmasına yol
açması sebebiyle kartondaki tozun mümkün olan en az miktarda olması
istenmektedir.
Perdah: Perdah olarak
isimlendirilen kartonun yüzey düzgünlüğü, kartonun basılabilirliğini
etkilemekte ve perdah iyileştikçe yeterli örtücülük için gerekli baskı
mürekkebi ihtiyacı azalmakta ve baskı kalitesi iyileşmekte, baskı
parlaklığı artmaktadır.
İşletme: Hizmet veya mal üretiminde bulunan ve
gereksinmelerin doyumuna doğrudan ya da dolaylı katılan her iktisadi
kuruluşa işletme denir. Günümüzde ülkemizdeki matbaa işletmelerinde net
bir uzmanlaşma olmamakla birlikte, gelişmiş ülkelerde baskı türlerine,
üretim çeşitlerine ya da büyüklüklerine göre uzmanlaşmıştır.
Özel İşletmeler: Mülkiyet bakımından bir şahsa veya
şahıslara ait olan işletmelere denir.
Devlet
İşletmeleri: Mülkiyeti devlete ait olan işletmelerdir. Doğrudan ya
da dolaylı olarak devlet tarafından yönetilirler.
Karma İşletmeler: Bunlar, sermayesi kısmen devlet
tarafından ve kısmen de gerçek kişiler veya kurumlar tarafından konmuş
işletmelerdir.
Kollektif Şirketler: Ticari
bir işletmeyi bir ticaret ünvanı altında işletmek amacıyla gerçek kişiler
arasında kurulan ve ortaklarından hiçbirisinin sorumluluğu ortak
alacaklılarına karşı sınırlanmamış olan ortaklığa denir.
Komandit Şirketler: Ticari bir işletmeyi bir ticaret
ünvanı altında işletmek amacıyla kurulan ortaklık alacaklılarına karşı
ortaklardan bir veya birkaçının sorumluluğu sınırlanmamış ve diğer ortak
veya ortakların sorumluluğu belirli bir sermaye ile sınırlanmış olan
ortaklığa denir.
Anonim Şirketler: Bir
ünvana sahip, esas sermayesi belirli paylara bölünmüş olan ve borçlarından
dolayı yalnız mamelekiyle sorumlu bulunan ortaklıktır. Ortakların
sorumluluğu yükümlendikleri sermaye payları ile sınırlıdır.
Kooperatif Şirketler: Ortakların ekonomik çıkarlarını ve
özellikle meslek veye geçimlerine ait ihtiyaçlarını karşılıklı yardım ve
kefalet sayesinde sağlayıp korumak amacıyla bir ticaret ünvanı altında
kurulan değişir sermayeli ortaklıktır. Şahıslar ortaklığıdır, an az 7
kişiyle kurulabilir.
Limited Şirket: İki
veya daha fazla kişi tarafından bir ticaret ünvanı altında kurulup,
ortaklarının sorumluluğu koymayı yüklendikleri sermaye ile sınırlı ve esas
sermayesi belirli olan ortaklıktır. Anonimdeki gibi hisse senedi
çıkarılmaz. Genellikle aile kuruluşlarıdır.
Holding
Şirketleri: Holding birden fazla yavru ortaklığa sahip olan,
gerektiğinde onların yönetimlerine karışan bir ana
ortaklıktır.
Üretim: Az bulunan şeylerin
özdeksel(mal) ya da hizmet olarak çoğaltılmasıdır. Birşeyin yararını ya da
niceliğini çoğaltmaktır.
Yarar: Bir eşyanın
ya da hizmetin bir gereksinmeyi karşılama özelliğine denir.
Planlama: Neyin nasıl, ne zaman, nerede, kim tarafından,
ne ile ve hangi dizgede yapılacağının saptanması ve
açıklanması.
Üretim Planlaması: Talep ile
tesislerin kapasite ve teknik olanakları arasında denge
kurulmasıdır.
Denetleme: Yapım evresindeki
çalışmaların ve bu çalışma sonuçlarının plan, program, buyruk, yönerge ve
diğer koşullara uygun olup olmadıklarını çeşitli metodlarla incelemek veya
soruşturmak.
Üretim Araçları: Devamlı ya da
geçici olarak mal ya da hizmet üretmek için üretim de bulunan bir
işletmenin yararlandığı her cins madde ve işçi emeklerine
denir.
Anamal (Sermaye) : Bir işletme
bünyesinde, işletmenin amacına ve üretim çalışmalarına uygun olarak
biraraya getirilmiş olan üretim araçlarının tümüne denir.
-Durağan
Anamal: Başka bir şekil almayıp olduğu gibi kalan ve yalnız bir üretim
devresinde değil, sürekli üretim devrelerine katılan anamal ögeleridir.
Makineler, binalar, toprak, taşıt araçları, çeşitli eşyalar ve tesisat
vb.
-Oynak Anamal: Bir üretim devresine katılan ve üretim sonunda
yapılmış hale gelen ya da yapılmışın içinde yer alan anamal ögeleridir.
Ham ve yarı üretilmiş maddeler, alacaklar, kasa mevcudu, kağıt, mürekkep
vb.
Hasılat: İşletmecilikte, yapılan giderlerle elde edilen
ürünlerin ve diğer bütün varlıkların getirdiği girdilere denir.
Maliyet: Üretim faktörlerinin ( Hammadde,
işgücü, sermaye) üretime katılmalarından dolayı ödenen katılım paylarının
parasal ifadeleridir. Diğer bir ifadeyle hammaddenin mamül hale
gelebilmesi için yapılan masrafların yekününe maliyet denir.
Maliyet Tahmini: Yapılacak bir işin maliyetini tahmin
edebilmek için o işe gidecek malzeme, dizgi, tasarım, tarama, film,
montaj, ozalit, kalıp, baskı, baskı koruma ve cilt işleri yönünden tahlil
edilmelidir. Bu tahlilleri yaparken baskı makinesinin ebadını, kağıdın
gramajını, cinsini, baskı şeklini ve buna benzer durumlar göz önünde
bulundurulmalıdır.
Ön Maliyet: Ön maliyet
siparişin üretiminden önceki tahmini maliyettir. Bununla belirli siparişin
kaça mal olacağı tespit edilir. Bu tespit daha sonra müşteriye yapılacak
teklife esas teşkil eder. Gerçek anlamda ve müşteriye karşı kesinlik
arzeden bir teklifin yapılabilmesi için maliyet fiyatlarına ( kalıp, film,
montaj, cilt, mücellit, kırım. ) ihtiyaç vardır. Ön maliyet çıkarmakla
görevli kişi teknolojik bilgi ve çalışma kapasitesini iyice tanımalıdır.
Ön maliyet bulunduğunda bunun üzerine işletmenin karıda eklenerek teklife
yazılacak fiyat bulunmuş olur.
Son Maliyet:
Son maliyet üretimden sonrasıyla ilgili bir hesaplama türüdür. Amaç
başarının ne olduğunu tespit etmek veya sonucu eleştirmektir. Başarı
siparişten alınan para ile son maliyetin karşılaştırılmaları sonucu ortaya
çıkar ve böylece bakiye siparişle ilgili kazanç veya kaybı belirlemiş
olur.
Sipariş Maliyet Sistemi: Aynı
özellikleri taşımayan mamullerden farklı zamanlarda belirli miktarlarda
üreten işletmelerde uygulanan maliyet sistemidir. Üretim tekniklerinin
özelliğinden dolayı matbaa işletmelerinde uygulanan maliyet sistemi
sipariş maliyet sistemidir.
Fiyat: Bir malın
para olarak değerine fiyat denir. Maliyeti çıkarılan ürünün üzerine
işletmenin karıda eklenerek o ürünün fiyatı bulunur.
Kar: Ticarette sağlanan kazanç ya da paradır. Kar oranı
işletmecinin öngörümü ve tutumuna ait bir olaydır. Çünkü piyasa
koşullarını, işin önemine, ivediliğine, çalışma tipine ve başka
işletmelere girişine, rekabete göre bu oran değişebilir.
Ücret: İşletmeler işgücüne, üretime katılım payı olarak
bir karşılık vermek zorundadırlar. Çok genel anlamıyla verilen bu para
ücret olarak nitelendirilir.
-Belli bir zaman süresi içinde ( gün,
hafta ) yapılan hizmet karşılığında elde edilen toplam kazanca ücret
denir. Devlet memurları kanununa bağlı olarak çalışanların aldıkları
karşılığa maaş, iş kanununa bağlı olarak çalışanların aldıkları karşılığa
ücret denir.
Ücret sistemi 3’e ayrılır. - Zaman Ücreti -
Parça Ücreti - Primli ücret
| Matbaalarda Kullanılan Bazı Matbu Evrak ve Kullanım
Amaçları |
Malzeme Sipariş Formu: Matbaa’ya alınan her iş
sıra numarasıyla kaydedilir. Böylece yıl sonunda ne kadar iş alındığı ve
bunların tutarının ne kadar olduğu bir anda anlaşılır. Maliyetin tam ve
doğru çıkarımı işletmeyi karagötürür. Yapılan işten zarar etmemek için
Malzeme Sipariş Formu kullanılır.
Ambar Stok Kartı:
Ambardaki malzemelerin kullanımından sonra ambarda o malzemelerden
ne kadar kaldığını belirlemek veya malzemenin fiyatını belirlemek için
kullanılır.
Günlük İş Kartı: Üretimin
planlanması için " Günlük İş Kartı " düzenlenir. Bu kartta hangi işin
hangi makinede ve ne kadar sürede yapılacağı ayrıntıları ile belirlenir.
Böylece hem matbaadaki işlerin düzenli bir şekilde çıkması sağlanır, hem
de personelin daha verimli çalışması sağlanır.
Maliyet Formu: Maliyet formunda işin yapılabilmesi için
yapılan tüm harcamalar yazılır. Bu suretle işin kaça mal olacağı bilinir.
Hazırlanan bu maliyet formu ile işin ebadı, kullanılacak kağıt cinsi,
baskı çeşidi hakkında, grafik, film, montaj ve kalıp miktarı, mücellit,
lak, selofan, baskı gibi giderlerin yanında nakliye maliyeti belirtilir.
Böylece eksiksiz bir fiyat çıkarılmış olur ve matbaanın zarar etmesi
önlenmiş olur.
İş Zarfı: Her işletme iş
zarfını kendi bünyesine ve iş türüne göre düzenler. İş zarfının temel
işlevi, üretim programına göre, işin uğrayacağı her serviste çalışanların
iş hakkında temel bilgileri alması ve işletmece belirtilen temel ölçütler
konusunda haberdar edilerek üretim standartlarının dışına çıkılmasını
önlemektir. Böylece hem çıkan bütün işlerin kalitesi standartlaşmış olur,
hem de matbaanın zarar etmesi önlenir.
Fason İş
Formu: Fason iş, matbaadan matbaaya gelen sipariş herhangi bir
matbaanın kendi üretimi içerisinde çözümleyemediği bir işin tamamının veya
bir kısmının başka bir matbaa işletmesine devredilmesi halidir. Fason iş
formu iki nüsha halinde düzenlenir. Birisi işi veren matbaada kalır,
diğeri ise iş ile birlikte işi alan matbaaya gider. Bu şekilde olmasının
nedeni ise bir hata meydana geldiği zaman, bu hatanın hangi matbaadan
kaynaklandığını bulmaktır.
Baskı Makineleri İş
Takip Formu: Bu form işin hangi makinede basıldığı ve ne zaman
başlayıp ne zaman bittiği hakkında bilgi verir.
Kalite: Bir ürün ya da hizmetin belirlenen veya olabilecek ihtiyaçları
karşılama kabiliyetine dayanan özelliklerin toplamıdır.
- Kalite,
bir mal ya da hizmetin tüketicinin isteklerine uygunluk
derecesidir.
- Kalite, bir mal ya da hizmetin belirli bir
gerekliliği karşılayabilme yeteneklerini ortaya koyan karakteristiklerinin
bütünüdür.
Kalite Güvencesi: Ürün ya da
hizmetin kalite için belirlenmiş gerekliliği karşılanmasında yeterli
güveni sağlayacak planlı ve sistematik çalışmaların
toplamıdır.
ISO 9000: İşletmenin koşullarına
uygun bir Kalite Güvence Sistemi ( KGS ) geliştirilmesinde ve bir başka
organizasyonun KGS’nin değerlendirilmesinde esas olarak kullanılabilecek
bir modeldir. Bu model uygulandığı işletmeye işlem maliyetlerinin
azaltılması, yönetim kontrolünün ve organizasyonun toplam etkinliğinin
iyileştirilmesi, daha iyi bir ürün tasarımı yapılması, yeniden işleme ve
müşteri şikayetlerinde azalma, verimlilikte iyileşme, işçi-işveren
ilişkilerinde darboğazların kaldırılması ve iş ortamındaki stresin
azaltılması sonucu iyileşmeler yapılması, şirketin kalite kültürünün
iyileştirilmesi ile çalışanlarda daha çok iş tatmini ve kalite bilincinin
yaratılması, müşterilere karşı işletmenin güveninin artırılması ve dış
satımda başarılı olmak için gerekli olan şirket imaj ve itibarını
iyileştirme fırsatını verir.
ISO 9001: Bir
işletmenin tasarım/geliştirme, imalat veya tesis kurma ile ilgili
gereklilikleri tanımlar. 9001 hizmet organizasyonları içinde uygulanabilir
özelliğe sahiptir. Standart, işletmenin büyüklüğüne değil, fonksiyonuna
bağlıdır.
IS0 9002: Özellikleri daha önceden
oluşturulmuş ve onaylanmış tasarımlar doğrultusunda imalat yapan
işletmeler için uygundur. Ürün geliştirme fonksiyonu olmayan herhangi bir
imalatçı ya da nakliye, ambalajlama, dağıtım ve taşıma gibi işler yapan
hizmet firmalarını eğer belgelendirmek istiyorlarsa bu standarda göre
geliştirilebilirler.
ISO 9003: Süreçlerin
çok basit olduğu ve ürün kalitesinin nihai ürün üzerinde yapılan muayene
ve testlerle belirlendiği işletmeler için uygulanabilir.
Kalite El Kitabı: Bir kalite sisteminin oluşturulması ve
uygulanmasında kullanılan temel dökümanlardan birisi de kalite el
kitabıdır. Kalite el kitabının ilk amacı sistemin uygulanması ve bunun
sürekliliğinde kalıcı bir referans olarak hizmet ederken kalite yönetim
sisteminin yeterli tanımının yapılmasını temin etmektedir. Kalite el
kitabı kapsamında değişiklikler, tadilatlar, revizyon veya ekler yapmak
için yöntemler geliştirilmelidir.
| Matbaa Basım Sektörü Meslek
Grupları |
İşletme Müdürü: Firmanın KGS’ ne göre her türlü
işlerinden Genel Müdüre ve Gnl. Mdr. Yrd. Bağlı olarak işletmede son karar
merciidir ( Müşterilerle ilişkileri düzenler, maliyet hesabı, malzeme
alımı kontrolü, uygun olmayan ürünle ilgili son kararı verir, üretim
programları yapar vb. )
Sekreterya: Firmanın
her türlü telefon haberleşmesini, yazışmalarını, belgelerini, kargolarını
ve diğer haberleşme ( faks, teleks, internet ) işlerini düzenlemekten
sorumludur. İşletme müdüründen görev ve yetki alır.
Muhasebe Müdürü: Firmanın mali işlerini ve muhasebe
kayıtlarını, yasalara ve gereksinimlere uygun tutmakla
görevlidir.
Muhasebeci: Firmanın muhasebe
kayıtlarını yasalara ve gereksinimlere uygun tutmakla görevlidir. Muhasebe
Müdüründen görev ve yetki alır.
Personel
Sorumlusu: Firmanın personel kayıtlarını yasalara ve gereksinimlere
uygun tutmakla görevlidir. Muhasebe Müdüründen görev ve yetki
alır.
Satın Alma Sorumlusu: Firmanın satın
alma faaliyetlerini işletmenin belirttiği ihtiyaçlara göre planlar,
uygular. Muhasebe Müdüründen görev ve yetki alır.
Kalite Güvence Sorumlusu: Firmanın KGS’nin işletmeye
uygun olarak kurulması çalışmalarını yapmakla görevlidir. İşletme
Müdüründen görev ve yetki alır.
Üretim Sorumlusu:
Firmanın üretim bölümlerini yönetir. İşletme müdürüne
bağlıdır.
Renk Süzüm Operatörü: Firmanın
renk süzüm işlerini yapmakla görevlidir. İşletme müdürü ve üretim
sorumlusundan görev ve yetki alır.
Film Çıkış
Operatörü: Firmanın film çıkış işlerini yapmakla görevlidir.
İşletme müdürü ve üretim
sorumlusundan görev ve yetki
alır.
Dizgi Operatörü: Firmanın dizgi
işlerini yapmakla görevlidir. İşletme müdürü ve üretim sorumlusundan görev
ve yetki alır.
Montaj Ustası: Firmanın
montaj işlerini yapmakla görevlidir. İşletme müdürü ve üretim
sorumlusundan görev ve yetki alır.
Baskı Baş
Ustası: Firmanın baskı bölümünü yönetmekle görevlidir. İşletme
müdürü ve üretim sorumlusundan görev ve yetki alır.
Kalıp Ustası: Firmanın montaj bölümünden verilen
malzemeyi kalıba çekmekle görevlidir. İşletme müdürü ve üretim
sorumlusundan görev ve yetki alır.
Mücellit Baş
Ustası: Firmanın mücellithane bölümünü yönetmekle görevlidir.
İşletme müdürü ve üretim sorumlusundan görev ve yetki alır.
Ofset Baskı Ustası: Firmanın ofset baskı işlerini
yapmakla görevlidir. İşletme müdürü ve Üretim sorumlusundan görev ve yetki
alır.
Makine Ustaları: Firmanın üretim
makinelerini çalıştırmakla görevlidir. İşletme müdürü, üretim sorumlusu ve
bağlı oldukları birimin başustasından görev ve yetki alırlar.
Şoför: Firmanın motorlu taşıt araçlarını kullanmakla
görevlidir. İşletme müdürü ve üretim sorumlusundan görev ve yetki
alır.
| Reklam Ajansı ve Reklam Ajansı Meslek
Grupları |
Reklam Ajansı: Bir ürün ya da hizmetin tanıtım
faaliyetini yürütecek bilgi ve yeteneğe sahip uzmanların oluşturduğu
topluluklardır. Ajanslar, boyut ve hizmet kapasitesi açısından büyük
farklılıklar gösterir.
Ajans Yöneticisi:
Ajans yönetimi tarafından belirlenen politikaları gerçekleştirmekle
yükümlüdür. Birimler arasındaki faaliyetleri koordine eder.
Müşteri Temsilcisi: Müşteri ile ajans arasındaki
bağlantıyı kurar. Ajansa karşı müşteriyi, müşteriye karşı ajansı temsil
edir.Yeni müşteriler bulur. Yaptığı iş bir tür satıcılıktır. Müşteri
temsilcisi müşterilerin faaliyetlerini yakından izlemek
durumundadır.
Pazar Araştırma Birimi:
Reklamın yöneleceği hedef kitlenin belirlemesine yönelik araştırmaları
yürütür. Ürün ya da hizmetin nasıl ve kim tarafından satın alınıp
kullanıldığını anket yöntemiyle saptar ve hazırlanacak kampanyanın
amaçlarını yakından belirler.
Yaratıcı Grup:
Yaratıcı yönetmen ve metin yazarı yaratıcı grubun çekirdeğini oluşturur.
Yaratıcı grup, tanıtım faaliyeti ya da kampanyanın ana temasını kavramsal
olarak belirler ve yazılı öneriler geliştirir. Yaratıcı yönetmenler
genellikle tasarım ya da sanat kökenlidir. Edebiyat, psikoloji ya da
sosyoloji gibi alanlarda bilgi ve deneyim kazanmış metin yazarları ise
reklamda kullanılacak başlık ve sloganları hazırlar. Geliştirilen öneriler
daha sonra müşterilerin onayına sunulur.
Sanat
Birimi: Sanat birimi, sanat yönetmeninin denetiminde çalışan,
tasarımcı, illüstratör, fotoğrafçı ve dizgi operatörlerinden
oluşur.
Sanat yönetmeni, ajansın yürüttüğü reklam çalışmalarında
tasarım ve sanata dayalı çözümlerin tek sorumlusudur. İşi alır, görev
bölümü yapar, sanat birimindeki koordinasyonu sağlar ve yapılan
çalışmaları denetler. Taslak yapar ve uygulamayı bizzat
gerçekleştirir.
Medya Sorumlusu: Reklam
ajansı ile iletişim araçları arasındaki koordinasyondan sorumludur. Basın
ve yayın organlarında yer ve süre kiralar. Basılı medyayı, yayın ve
program akışını izler ve reklamın yapılacağı en elverişli yer ve zaman
dilimini saptar.
Trafik Sorumlusu: Ajansa
gelen bütün işleri izler. Her işi numaralandırır, sıraya koyar, dosyalar
ve denetler. İşlerin hangi aşamada olduğu konusunda sanat yönetmenine
bilgi verir.
Üretim Sorumlusu: Üretim
teknolojisini iyi bilmek zorundadır. Trafik sorumlusu ile birlikte
çalışarak, iş akışını denetler. Basımevleri, çekim stüdyoları ve üretim
sırasında işbirliği yapılan yapım şirketleri ile ajans arasındaki
koordinasyonu sağlar.
Endüstri Tasarımcısı:
Üç boyutlu tanıtım malzemelerini hazırlar. Sergi, fuar, eğitim
programları ve ürün ambalajları için tasarımlar yapar. Malzeme ve üretim
teknolojisini iyi bilmeli, yaratıcı bir kişiliğe sahip
olmalıdır.
Personel Birimi: Bu birim, ajans
içinde hizmet içi eğitimi organize eder. İşe yeni başlayanlar için eğitim
programları
|